Sayı : 427   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Hedef Noktası

Ramazan Kayacık

Bid'at ve Hurafeler Zayıf Akıllıların Dinidir

  • 05 Nisan 2018
  • 146 Görüntülenme
  • 424. Sayı / 2018 Nİsan



İslam’ı akıl dini olarak tanımlayıp, kendi akıllarına uymayan hususları hurafe sayandin karşıtı bazı çevreler, dinî inanç ve uygulamaların tamamını hurafe olarak niteleme eğilimindedirler. İslam’a böylesi yaklaşımlar ya art niyetten ya da cehalettendir.

 

Bidat ve hurafeler sadece Müslümanlarla ilgili bir olay değil, evrensel bir gerçekliktir. Hurafeler genelde yerel veya bölgesel bir yapıya sahipken günümüzde iletişim araçlarının gelişmesine paralel olarak artık evrensele dönüşmüş, tüm dünyada cirit atar hale gelmiştir.

 

Hurafelerin yaygınlaşmasının bir nedeni de İslam’ı bilmemektir. Cehaletten kaynaklanan bidat ve hurafeler birkaç nesil sonra değişmez dini kurallar olarak kabul görülmeye başlıyor. Dini hakikatlerle mitoslar, bidat ve hurafeler; tahterevalli gibidirler. Eğer din konusunda gerçek bilgiye daha çok ulaşılırsa bidat ve hurafeler azalır, din konusunda şuurlanma ve bilgilenme azalırsa bidat ve hurafeler yükselirler.

 

Bidat; sonradan ortaya çıkan, şer’i bir delile dayanmayan inanç, ibadet, fikir, tutum ve davranışlara, yanlış görüş ve uygulamalara verilen isimdir.

Hurafe; boş sözler, anlamsız uygulamalar, tutarsız düşünceler, demektir. Dinî ve mantıkî temeli olmayan ama dinî bir kıyafet giydirilmiş batıl uygulamalardır, bozulmalardır.İslâm; bidat ve hurafelerden uzak, Kur’an ve Sünnet merkezli evrensel bir dindir.

İlahi kaynaklara dayanmayan iman ve eylemler kişiyi yaratanına karşı sorumluluktan kurtaramaz. Kişinin Rabbine karşı sorumluluğu O’na iman etmekle başlar, salih amellerle devam eder. Toplumsal bozulmalar, dini alandaki bilgisizliğin artması; dinden uzak hayatların yaşanmasına, bidat ve hurafelerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ayet-i Kerime’de;

“İşte bu benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun, başka yollara uymayın. Yoksa o yollar sizi parça parça edip O’nun yolundan ayırır. İşte size bunları Allah sakınasınız diye emretti.” (Enam, 6/153) buyrulmuştur. Bidat ve hurafelerle baş başa kalmamak için Kur’an ve sünnetinin belirlediği yoldan ayrılmamak gerekiyor. Efendimiz(sav):

"Kim bizim dinimizde olmayan bir şey yaparsa o merduttur, makbul değildir." (Riyâzü’s Sâlihîn, C.1,No.168) buyurmuştur.İtikat ve ibadet konuları vahiy ürünü olup, eksiltip-artırmadan, değiştirmeden kabul edilip uygulanması gereken kurallardır.

Kültürel unsurlarla bidat ve hurafeleri birbirinden ayırmak gerekir. Sözgelimi Hz. Peygamberle ilgili yazılan şiirler, naatler, bunların müzik eşliğinde okunması birer kültürel değerdir. Ancak buradaki incelik; bu etkinlikleri dinî bir emir olarak görmemek ve zorunlu hale getirmemektir.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

424. Sayı Nİsan 2018