Sayı : 430   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Kimlik İnşası

Ramazan Kayan

Aktif ve Afif Kadın

  • 05 Nisan 2018
  • 369 Görüntülenme
  • 424. Sayı / 2018 Nİsan
Yazıyı Dinle
0:00
0:00
Yazarın Diğer Yazıları
Ramazan Kayan
Tüm Yazı Arşivi



Kimse bir başkasının mezarına girecek değildir… Mezar tek kişiliktir… O halde ne erkeğin “erkekçilik” ne de kadının “kadıncılık” yapmasının bir mantığı yoktur… Kadın-erkek arasında egemenlik savaşları vermek yerine, “Vahyin egemen olduğu bir toplumu nasıl inşa edebiliriz?” derdine düşmemiz gerekiyor… Bu hedefe yürürken kadın erkeğe, erkek kadına muhtaç… Ve herkes Allah’a muhtaç…

 

Aşırı korumacı bir mantıkla kadının elini kolunu bağlamak ne kadar yanlışsa, aşırı esnek ve “layt” bir anlayışla kadının kendini koyuvermesi de ciddi bir yanılgıdır… Kadınlarımız özgüven kazanacak ama bu güvenin onlarısosyal, siyasal, kültürel alandatanınmaz hale getirmemesi şartıyla… İslam’ın özünden hareketle özgürlük… Yoksa özgür kadın profili, şımarık, bencil, şaşkın, azgın bir çehreye dönüşmemeli…

 

Allah (cc) “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım.” (Bakara, 2/30) derken herhalde sadece erkekleri kastetmedi.

Kadın-erkek kulluk zemininde kardeş olmamızı istedi.

Allah (cc) kimsenin cinsiyetine bakarak değer vermez, kulluktaki ciddiyetine göre kişiye konum belirler…

Üstünlük ne kadın olmakta, ne de erkek olmaktadır… Üstünlük sadece takvadadır… İlahi ölçekte belirleyici kriter budur… Bunun dışındaki arayışlar beyhude girişimlerdir…

Allah (cc) ne kadına ne de erkeğe pozitif ayrımcılık yapacak değildir. Her yerde, her zaman O’nun adaleti ve rahmeti konuşur…

Allah (cc) kimsenin amelini zayii edecek değildir. “Erkek olsun, kadın olsun -hep birbirinizdensiniz- içinizden amel eden hiçbir kimsenin yaptığını boşa çıkarmayacağım…”(Al-i İmran, 3/195)

Allah (cc) toplumsal zemindeki statüye de bakmaz, sadece salih amellerin ilahi mizanda geçerliliği söz konusudur… Ne kadınlık ne de erkeklik bir imtiyaz değildir, hepimiz bir imtihandayız…

Kimse bir başkasının mezarına girecek değildir… Mezar tek kişiliktir… O halde ne erkeğin “erkekçilik” ne de kadının “kadıncılık” yapmasının bir mantığı yoktur… Kadın-erkek arasında egemenlik savaşları vermek yerine, “Vahyin egemen olduğu bir toplumu nasıl inşa edebiliriz?” derdine düşmemiz gerekiyor… Bu hedefe yürürken kadın erkeğe, erkek kadına muhtaç… Ve herkes Allah’a muhtaç…

İnancımızda kadın-erkek rekabeti değil; refakati ve velayeti esastır… Bizden istenen birr/iyilik ve takvada yardımlaşmaktır…“Mü’min erkeklerle mü’min kadınlar da birbirlerinin velileridir. Onlar iyiliği emreder, kötülükten alıkorlar…” (Tevbe, 9/71)

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

424. Sayı Nİsan 2018