Sayı : 432   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Misafir Kalem

Prof. Dr. Mehmet Emin Ay

Bid'at ve Hurafelerin Çocuğun Din Eğitimine Olumsuz Yansımaları

  • 05 Nisan 2018
  • 393 Görüntülenme
  • 424. Sayı / 2018 Nİsan



İlk yıllarda alınan din eğitiminin çocuk üzerinde pek çok yönden olumlu etkiler bıraktığı bugün artık bilinen bir gerçektir. Ayrıca bu yaşlarda çocuğun dinî duyguları uyandığından; ona verilen eğitim biçimi daha sonraki yıllarda çocuğun inanç, tutum ve davranışlarını da etkilemektedir.

 

“Ey iman edenler! Kendinizi ve aile efradınızı cehennem ateşinden koruyunuz.” (Tahrim, 66/6)mealindeki ayetiyle, ailenin eğitiminden ve bununla birlikte aile kurumunda yaşayan fertlerin bakımı, korunması ve kollanmasından da aile reisleri sorumlu tutulmaktadır. Tabiatıyla bu görevin ifasında, aile reisi olan babanın en yakın yardımcısı anne olacaktır, olmalıdır.

 

 

İnsanın çocukluğunda aldığı telkinlerin, hayatı boyunca onda derin etkiler bıraktığı eskiden beri bilinmekte ve ifade edilmektedir. Bugün de çocuk psikolojisiyle ilgilenen uzmanlarca yapılan çeşitli araştırmalar, çocuğun kişiliğinin temel özelliklerinin ilk yıllarda oluştuğunu ortaya koymaktadır. Hayatın sonraki dönemlerinde etkisini bariz bir şekilde hissettiren bu özellikler, günümüzde eğitimcilerin ilgisini ilkokul öncesi döneme; bir diğer ifadeyle ailede verilen eğitime yöneltmiştir. Çünkü karakterin tohumları ilk çocukluk yıllarında atılmakta ve sonraki yıllarda gelişimini sürdürmektedir. Yine, bilindiği kadarıyla; karakterin 2/3'ü altı yaşına gelinceye kadar teşekkül etmektedir.

İlk yıllarda alınan din eğitiminin çocuk üzerinde pek çok yönden olumlu etkiler bıraktığı bugün artık bilinen bir gerçektir. Ayrıca bu yaşlarda çocuğun dinî duyguları uyandığından; ona verilen eğitim biçimi daha sonraki yıllarda çocuğun inanç, tutum ve davranışlarını da etkilemektedir. Çünkü bu yaşlar, ünlü filozof ve eğitimci J.J.Rousseau’nun ifadesiyle, “insan hayatının en tehlikeli zamanlarını”(J.Jacques Rousseau, Emil (çev.H.Z.Ülken, A.R.Ülgener, S.Güzey) 6. bs. İst.1966, s.54)ihtiva etmektedir. Çünkü çocuğun çocukluk dönemini geride bırakarak ergenlik çağıyla birlikte gençlik yıllarına adım attığında bütün dini inancını bir kenara bırakmasında ve ibadetlerini terk etmesindeçocukluk yıllarında aldığı eğitim tarzı büyük rol oynamaktadır.

Aşağıdaki satırlarda, önce ailede verilen din eğitiminin çocuk için ne denli önemli olduğuna değinecek, ardından hurafe ve batıl inanışların bu eğitime nasıl yansıyabileceğini değerlendirmeye çalışacağız.

 

OKULÖNCESİ DÖNEMDE AİLENİN ÖNEMİ

“İnsanın dünyaya geldiği esnada zayıf ve yardıma muhtaç bir varlık oluşundan” (Bkz.Rûm, 30/54)bahseden ayet, günümüzün pedagoji ve psikoloji disiplinlerince de kabul edilen (Feriha Baymur, Yeni Doğmuş Çocuk ve Süt Çağında Eğitim, Ank. 1952, s.14; Atalay Yörükoğlu, Çocuk Ruh Sağlığı, 7. bs. Ank.1984.), “insan yavrusunun bakılmaya ve korunmaya ihtiyacı oluşu”na asırlar öncesinden işaret etmektedir. Acaba ona bu zayıf halinde ilgiyi, şefkati ve yardımı kim ya da hangi müessese sunacaktır?

Evrendesayıları milyonları bulan varlıklar yaratan Yüce Yaratıcı; kimilerinedaha dünyaya gelir gelmez, kimilerine ise kısa sayılabilecek süreler sonrasında kendi kendilerine yetebilme kabiliyetini bahşetmişken;insan gibi en değerli varlığa, ancak uzun yıllar sonra kendi kendini idare edebilme yeteneği vermiştir. Hakikaten insan; diğer varlıkların aksine, kendisine ilgi gösteren birisinden yoksun kalması durumunda hayatını devam ettiremeyecek kadar acz ve za'f içindedir. İşte bu gerçekten hareketle, Allah Teala'nıninsan yavrusu içindünyaya gelmesinde vesile olan anne babaya ayrı bir şefkat ve merhamet lütfederek, onun bu aciz ve zayıf durumunu çocuk lehine döndürdüğünü söyleyebiliriz. Zira bilinen bir gerçektir ki, istenmeyen bebekler bile çok kısa bir süre içinde etrafındakileri cezb ederek kendisine bağlamakta ve sevdirmektedir. İşte bu noktada şunu ifade etmeliyiz ki; bu şartlar dahilinde dünyaya gelen çocuk içinona ilgiyi, bakımı ve şefkati en mükemmel şekilde sunacak olan ancak anne-babasıdır, bir diğer ifadeyle aile ocağıdır.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

424. Sayı Nİsan 2018