Sayı : 430   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Fıkıh Köşesi

Saffet Köse

Referans Nedir? Hükmü Nedir? İltimas İle Farkı Nedir? Sorumlulukları Nasıldır?

  • 07 Şubat 2018
  • 516 Görüntülenme
  • 422. Sayı / 2018 Şubat
Yazıyı Dinle
0:00
0:00
Yazarın Diğer Yazıları
Saffet Köse
Tüm Yazı Arşivi



Ehliyet ve liyakat sahibi olmadığı halde birilerinin iltimasıyla işe yerleşenler sanal yollarla önüne geçtikleri insanların “kul hakkı”na girmişlerdir ve bu dünyada haksızlıkları yanlarına kalmış bile olsa ahiret yurdunda bundan kaçamayacaklardır. Haksızlık yaptıkları bu kişilerden helallik almanın yollarını aramalıdırlar.

 

Kuralın değil kişilerin iradesinin geçerli olduğu yerlerde adalet erdemi zedelenebilir. Sübjektif yargılar devreye girebilir. İlkeler ve kurallar hem şeffaflığı beraberinde getirir, hem de insanlara nasıl hareket edeceklerinin yolunu çizerek ihtilafları önler. Dolayısıyla bir işe talip olanın ya da bir yerde işi olanın “bana kim yardımcı olur yerine ne yapmam lazım” sorusunu sorması adaletin gereğidir.

 

İşe eleman alımında referans denildiğinde o şahsı tanıyan birisinin onu işverene tezkiye ederek güvenini belirtmesi anlaşır. Bu bağlamda söz konusu işe liyakat ve ehliyet ile iş ahlakı konusundaki bilgiler önem arz eder. Referansta bulunanın bu hususlarda dürüst olması ve sübjektif yargılarda bulunmaması gerekir. Bu hem işe girmek isteyene hem de işverene bir katkıdır ve olumludur. Birden fazla kişi için referansı istendiğinde aradaki mukayeseyi adalet ölçüleri içinde yaparak kul hakkına girmemelidir. Bu durumda işveren aldığı bilgileri bir sır olarak saklamalı ve referans olan kişi ile muhataplarının arasının açılmamasına özen göstermelidir.

Referans ile iltimas / torpil birbirinden farklıdır. İltimas, layık olmayan birisine haksız bir şekilde hak tanımaktır. Bu hiç hak etmeyen kişiye hak tanımak şeklinde olabileceği gibi, arka çıkarak, öncelik vererek, ayrıcalık göstererek diğerlerinin hakkını çiğnemek şeklinde de olabilir. İltimas kamu kurumları için geçerli bir kavramdır. Kamuda hiç kimse kanunun verdiği dışında kendisine ait bir ayrıcalığa sahip değildir. Devlet tüm vatandaşların ortak kurumudur ve orada herkes, kanunla belirlenmiş belli bir hakka sahiptir.Burada halk irfanındaki ifadesiyle “devlet kesesinden ağalık yapmak” ya da “yörük sürüsünden kurban kesmek” dini olarak günah, ahlaki olarak ayıp ve hukuki olarak da gayr-ı meşrudur.

Özel iş yerlerinde ise herhangi bir iş ya da eleman alımı ile ilgili işveren daha önce belli ilkeler belirlemiş ya da kurallar koyarak kendisini bağlamış ise ona riayet ederek kendisi ile çelişkiye düşmemesi gerekir. Burada kendi koyduğu kuralları çiğnemesi en azından ahlaki bir sorundur ve güveni zedeleyici bir durumdur. Burada işvereni etkileyerek hak eden birisinin önüne iltimas yoluyla birini geçirmek de tasvip edilemez.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

422. Sayı Şubat 2018