Model İnsanlar , Yrd. Doç. Dr. Mustafa Karabacak
Sayı : 428   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Misafir Kalem

Yrd. Doç. Dr. Mustafa Karabacak

Model İnsanlar

  • 07 Şubat 2018
  • 280 Görüntülenme
  • 422. Sayı / 2018 Şubat



Allah Teâlâ Kitab’ında geçmiş peygamber ve kavimlerden bahsederek aynı hataya Hz. Peygamber’in (sav) ve Müslümanların düşmemesini istemektedir. Allah Teâlâ, sıkıntılar karşısında Davud (Bkz.Sâd, 38/17) ve azim sahibi peygamberleri (Bkz.Ahkâf, 46/35) örnek almasını tavsiye ederken; “Balık sahibi (Yunus) gibi olma” (Kalem, 68/48) buyurarak da Peygamber’ini (sav) uyarmıştır. Müslümanlar da önceki kavimlerin peygamberlerine karşı yaptığı hataları yapmamaları konusunda uyarılmışlardır.

 

Hz. Davud (as), kendisine verilen peygamberlikle birlikte bir krallık verilmiş hatta adaleti tesis için davaları başkasına bırakmamış genellikle kendisi bakmış (Bkz.Enbiyâ, 21/78, 79; Sâd, 38/21-25), devlet imkânlarıyla geçinmek istememiş ve bir meslek sahibi olarak ailesinin geçimini sağlamıştır. Allah Teâlâ da kendisine demiri kullanışlı hale getirerek zırh yapımını öğretmiştir.

 

Allah Rasûlü’nün arkadaşları olan Sahabe, canlarını ve mallarını tereddüt etmeden İslâm için ortaya koymaları, Hz. Peygamber’e (sav) gönülden bağlanmaları, Kur’an ve sünneti yaşama ve yaşatmadaki gayretleri sebebiyle Allah Teâlâ tarafından insanlığa örnek gösterilmişlerdir.

 

İnsanoğlu, edindiği tecrübeleri sonra gelen nesle aktaran bir varlıktır. Diğer bir tabirle sonra gelen nesil öncekilerin tecrübelerinden ve davranışlarından istifade eder ve onlar gibi olmaya çalışırlar.

Bu anlamda sonra gelen nesil önceki neslin olumlu yanlarını örnek almalıdırlar. Bu durum insanlarda olduğu gibi peygamberlerde de böyledir. Allah Teâlâ Kitab’ında geçmiş peygamber ve kavimlerden bahsederek aynı hataya Hz. Peygamber’in (sav) ve Müslümanların düşmemesini istemektedir. Allah Teâlâ, sıkıntılar karşısında Davud (Bkz.Sâd, 38/17) ve azim sahibi peygamberleri (Bkz.Ahkâf, 46/35) örnek almasını tavsiye ederken; “Balık sahibi (Yunus) gibi olma” (Kalem, 68/48) buyurarak da Peygamber’ini (sav) uyarmıştır. Müslümanlar da önceki kavimlerin peygamberlerine karşı yaptığı hataları yapmamaları konusunda uyarılmışlardır. (Bkz.Bakara, 2/108; Ahzâb, 33/69)

Yaşayan Kur’an Efendimiz (sav)

Bu anlamda ilk modelimiz başta peygamberler ve O’nun güzide ashabıdır. Allah’ın Rasûlü, sıradan bir insan değildir. “Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah'ın Rasûlü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.” (Ahzâb, 33/40) Rabbimiz, Rasûlü’nün yüce bir ahlak üzere olduğunu haber vermektedir: “Ve sen (Ey Rasûlüm) elbette yüce bir ahlâk üzeresin.” (Kalem, 68/4) Yine Rabbimiz, elçisinin ahlakından övgüyle bahsetmektedir. “Andolsun ki, Rasûlüllah, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.” (Ahzâb, 33/21) ayeti nazil olunca sahabeden Sa’d b. Hişâm, Allah Rasûlü’nün güzel ahlakının nasıl olduğunu Hz. Aişe annemize sorunca “Sen Kur’an okuyorsun değil mi? O’nun ahlakı Kur’an’dı” (Müslim, “Salâtü’l-Misafirîn”, 139;Ebû Dâvûd, “Tatavvu”, 26) demiştir. Ayetlerde ve hadislerde sık sık örnekliğinden bahsedilen bir peygamber de Davud (as)’dır.

Bir Model İnsan Hz. Davud (as)

Hz. Davud (as), kendisine verilen peygamberlikle birlikte bir krallık verilmiş hatta adaleti tesis için davaları başkasına bırakmamış genellikle kendisi bakmış (Bkz.Enbiyâ, 21/78, 79; Sâd, 38/21-25), devlet imkânlarıyla geçinmek istememiş ve bir meslek sahibi olarak ailesinin geçimini sağlamıştır. Allah Teâlâ da kendisine demiri kullanışlı hale getirerek zırh yapımını öğretmiştir. “… Ona (Davud) demiri yumuşattık. Geniş zırhlar imal et, dokumasını ölçülü yap…” (Sebe, 34/10-11. Ayrıca bkz. Enbiyâ, 21/80).

Hz. Peygamber (sav) de Hz. Davud’un (as) bu hasletini takdir etmiş ve ashabına bizzat O’nun ismini de vererek örnek almalarını tavsiye etmiştir. "İnsanın yediğinin en güzeli kendi kazandığıdır. Allah'ın nebisi Davud kendi elinin emeğinden başkasını yemezdi." (Buhârî, “Buyu”, 15, “Enbiyâ”, 37)

Güzel sesiyle bol bol Allah’ı zikrederdi. Hz. Davud’a (as) güzel konuşma (Bkz.Sâd, 38/20) ve güzel bir ses verilmiştir. Hz. Peygamber (sav) bir gün Ebû Musa’l-Eşari’ye “Ey Ebû Musa! Sana Davud'un mizmarlarından bir mizmar verilmiştir." (Buhârî, Fedâilu’l-Kur’an, 31; Müslim, Misâfirîn, 235, 236) buyurdu. Davud (as) kendisine verilmiş bu güzel sesle yetinmez aynı zamanla çok hızlı Zebur’u okuduğu Ebû Hureyre’den rivayet edilen bir hadiste belirtilmiştir: "Davud'a kıraat kolaylaştırılmıştır. O bineğinin hazırlanmasını emreder ve daha bineği hazırlanmadan Zebur'u okurdu…" (Buhârî, “Enbiyâ”, 37)

Kur’an-ı Kerim’de Hz. Davud’un (as) hep Allah’a yöneldiği (Bkz.Sâd, 38/20) sabah akşam Allah’ı tesbih ettiği (Bkz.Sebe, 34/10; Sâd, 38/18) hadislerde ise insanların en çok ibadet edeni olduğu (Bkz.Müslim, Sıyâm, 182; Tirmizî, Deavât, 72) bildirilmiştir. Davud’un (as) bu özelliğini Hz. Peygamber (sav) ashabına da tavsiye etmiştir. Abdullah b. Amr, Rasûlüllah’ın kendisine şöyle tavsiye ettiğini bildirmektedir: “Allah'a en sevimli olan oruç, Davud Peygamber'in orucudur. Davud bir gün oruç tutar, bir gün tutmazdı. Allah'a en sevimli olan namaz da yine Davud Peygamber'in namazıdır, O gecenin yarısını uyur, üçte birinde namaz kılar, altıda birinde tekrar uyurdu.” (Buhârî, “Enbiyâ”, 37, “Teheccüd”, 7; Müslim, “Sıyâm”, 188)

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

422. Sayı Şubat 2018