Allah, insanların niyetlerini, sırlarını ve sinelerinde saklı tuttuklarını da bilmektedir. Hiçbir şey O'na gizli değildir. O'nun için gizli denilen bir şey yoktur. Allah, dostlarını günah işlemekten ve şeytanın tuzaklarına düşmekten korur. Bu sayede Allah dostları, şeytanın tuzaklarından ve fitnelerinden kurtulurlar.
EL-HAFÎIZ; "Sözlükte "Korumak, görüp gözetmek, ihmalkâr ve gâfil davranmayıp dikkatli ve basîretli bulunmak, anlayıp bellemek" anlamlarındaki "hıfz" kökünden sıfat olup "koruyan, hiçbir şeyin kaybolmaması ve ihmal edilmemesi için gerekli tedbirleri alan" demektir. Aynı manadaki "hâfiız" kelimesine nispetle mübalağa ve süreklilik ifade eder." (Lisânü'l-Arab, İbn Manzur, "hfz" md. / Kâmus Tercümesi, Firûzâbâdî, "hfz" md. / T.D.V. İslâm Ansiklopedisi, c.15, s.116)
El-Hafîız, "hâfiız" kelimesinin mübalağalı şeklidir.
El-Hafîız Esmâsının Istılah Anlamı:
El-Hafîız; Bir şeye müvekkel olan (yerine getirmeyi üzerine alan),
Hafîız; Kâinatta zerre kadar bir şey bile gözetiminden uzak olmayan,
Hafîız; Tabiatı dengede tutan,
El-Hafîız; Her şeyi daima görüp-gözeten, koruyan,
El-Hafîız; Gökleri ve yeri belirlenmiş süreye kadar yok olmaktan koruyan, "Gerçek şu ki Allah, koyduğu düzenden sapmamaları için gökleri ve yeri tutmaktadır. Şayet sapacak olsalar, artık O'ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O halîmdir, çok bağışlayıcıdır." (Fâtır, 35/41)
El-Hafîız; Bir şeyi telef ve kaybolmaktan koruyup kollayan,
El-Hafîız; İnsanların iyi veya kötü bütün amellerini, sözlerini ve niyetlerini bilip belâlara karşı kullarını muhafaza edendir.
Allah söz, fiil ve melekleri ile kullarını koruduğunu bize şöyle haber vermektedir: "De ki: Gece ve gündüz sizi Rahmân (olan Allah)tan kim koruyabilir?" (Enbiyâ, 21/42) "O, size koruyucular gönderiyor." (En'am, 6/61) Yani sizleri tehlikelerden koruyan ve savunan melekleri gönderen O'dur. Kendisinden herhangi bir zararı defedemeyen ve fayda sağlayamayan bebekleri koruyan Allah-ü Teâlâ'dır. Kendisini ve melekleri koruyan da yine O'dur.
Allah melekleri vasıtasıyla kullarını tehlikelerden, felâketlerden ve kötü sonlardan koruduğunu bize şöyle haber verir: "İnsanın önünden ve arkasından izleyenleri vardır, onu Allah'ın emriyle korumaktadırlar." (Ra'd, 13/11)
Melekler, Allah'ın emri ile onları korumakta, bunun yanında onların işlediklerini de kaydetmekte, böylece korumaya almaktadır. Onların bütün sözlerini de sayıp kaydetmektedirler.
Allah, insanların niyetlerini, sırlarını ve sinelerinde saklı tuttuklarını da bilmektedir. Hiçbir şey O'na gizli değildir. O'nun için gizli denilen bir şey yoktur. Allah, dostlarını günah işlemekten ve şeytanın tuzaklarına düşmekten korur. Bu sayede Allah dostları, şeytanın tuzaklarından ve fitnelerinden kurtulurlar.
El-Hafîız; Kâinatı ve yaratılanları korumada eşsiz, benzersizdir.
El-Hafîız; Kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan, kullarının bütün yaptıklarını saklayan, kudretiyle yeri ve göğü belirlenmiş süreye kadar yok olmaktan muhafaza edendir.
Allah'ın kâinatı dengede tutması da bir koruma biçimidir. "Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor." (Fâtır, 35/41)
Allah'ın sıfatı olarak el-Hafîız; Gökleri, yeri ve ikisi arasında olanları yok olmaktan koruduğunu, yaratıkları helâk olmaktan, şerlerden muhafaza ettiğini; insanların iyi veya kötü bütün amellerini, sözlerini ve niyetlerini bildiğini, onları tespit edip sakladığını, O'ndan hiçbir şeyin gizli olmadığını, hiçbir ameli zâyi etmeyeceğini ifade eder.
وَلاَ يَ?ُدُهُ حِفْظُهُمَا
Meali: "Onları koruyup gözetmek Allah'a ağır gelmez" (Bakara, 2/255) ayeti, Allah'ın bu vasfını ifade etmektedir.
Allah, bütün varlığı koruyup gözetleyendir. O, bütün her şeyi toplu ve ayrıntılı olarak bilendir
Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız





















