Bazı insanlar, kendisinin ve yaptığı işin o kadar önemli olduğunu düşünür ki yaptığı işi kendisinden başka hiç kimsenin yapacağına inanmazlar. Kimseye güvenemedikleri için de kolay kolay tatile çıkamazlar. Çıksalar dahi akılları işte olduğu için tatilden de ruhen yorgun dönerler. Kendisinin yapacağına inandığı işlere o kadar zaman ayırır ki eşine ve çocuklarına karşı sorumluluklarını yerine getiremez.
"1072'de Mâverâünnehir'de, Alparslan'a karşı isyan eden Melik Tekin'in, en yakın adamlarından ve bir kale komutanı olan Yusuf Harezmî yakalanarak huzura getirilmişti. Alparslan, serbest bırakılmasını istemiş; fakat aniden gelişen bazı beklenmedik talihsiz hâdiselerin etkisi sonucu Harezmî, Sultanın bir boşluğundan istifadeyle biranda saldırıp onu bıçaklamaya başlamıştı. Aldığı ağır yaranın etkisiyle bir müddet sonra vefat edecek olan Sultan Alparslan, bıçaklanmanın ardından etrafındaki adamlarına, ibret ve nasihat dolu şu son sözleri söylemişti:
Her ne zaman düşman üzerine azmetsem Allah-u Teâlâ Hazretlerinden yardım isterdim. Dün bir tepe üzerine çıktığımda askerimin çokluğundan, ordumun ağırlığından bana, ayağımın altındaki dağ çalkalanıyor gibi geldi. Kuvvetimle mağrur oldum. Kendi kendime ben, dünyanın hükümdarıyım. Bana kim galip gelebilir! diye bir düşünce kalbime geldi. İşte bunun neticesi olarak, Cenab-ı Hak, aciz bir kulu ile beni cezalandırdı. Kalbimden geçen bu düşünceden ve daha önce işlemiş olduğum hata ve kusurlarımdan dolayı Allah'u Teâlâ'dan af diliyor, tövbe ediyorum. La ilahe illallah Muhammedün resulullah!
Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız





















