Fikirleri, planları, projeleri, kara olan insanlar, kalpleri ve ruhları kararmış olan kimseleri aydınlatamazlar. Hak'tan aldığını, olduğu gibi, halkına vermeyen hiçbir insan, hiçbir fikir sahibi, beklediği müspet neticeyi görememiştir. Hele hele yüzde doksan dokuzunun Müslüman olduğu söylenen bir ülkede, Müslüman olduğunu söyleyip, Yahudi gibi, Hristiyan gibi düşünen insanların halkına vereceği bir şeyi kalmamıştır.
İslam'ın günümüzde nasıl yaşanacağına dair, bilgiler, belgeler, mesajlar, teoriler, senaryolar, Kur' an ve Sünnet merkezli olursa, halkımız bunları çok iyi değerlendirir. Yazmak için yazmak, dünkü yazılanı bugün tekzip etmek, hayatı bir nevi yazboz tahtası haline getirmek şeklinde mesajlar olursa, bu tarafeyn için hiç de iyi netice getirmez. Müzisyenler ve rakkaseler birbirinden kopar, güç kaybı olur, Müslümanların hayat tarzı, başkaları için örnek ve rehber olmaktan çıkar. Bunun faturasını ise hep birlikte öderiz.
Yasin Suresinin 65. ayeti mealen; ??Bize elleri konuşur" (Yasin, 36/65)derken, Nur suresinin 24. ayeti ise "O gün ki aleyhlerinde dilleri ve elleri ve ayakları yaptıklarına şehadet edecektir" (Nur, 24/24) açıklamasını getirmiştir.
Bir toplumun ıslahını, düzen ve intizamlı olarak yaşamasını isteyenler ve bunun için el ve dillerini, kalem ve satırlarını devreye koyanlar, o toplumun yaratıcısı olan Yüce Allah'a müracaat etmekle mükelleftir. Ağzımızdan ve kalbimizden kalemlerimizin ucundan satırlarla dökülen fikirlerimiz, teklif ve projelerimiz, Hakk'ın onayından geçmelidir.
Åžimdi hep beraber Maide suresinin 4. ayetine kulak verelim:
"Allah'ın size öğrettiğinden öğretip avcı hale getirdiğiniz hayvanların sizin için yakaladıklarından da yiyin." (Maide, 5/4)
Bu hüküm bize gösteriyor ki, insanları parçalayacak kadar vahşileşmiş azgın köpekleri, Allah'ın bildirdiği eğitim ölçüleriyle eğitirseniz, onlar uysallaşır, eğitilmiş olur ve onların tuttuğu avları yemiş olursunuz.
Görülüyor ki Kur'an-ı Kerim, bırakınız insanı, hayvanı dahi eğitecek programlar, projeler ortaya koymuştur.
Senelerdir, anarşistlerden, teröristlerden bahsedilir. Yaptıkları, yaktıkları, yıktıkları, öldürdükleri, katlettikleri bir bir dile getirilir. Polisiye tedbirler, yasal müeyyideler peş peşe uygulanır. Netice ise malumdur.
Yine hep beraber Kur'an'a dönelim ve bir hakikatine daha kulak verelim. Bu hakikat Bakara suresinde şu şekilde ifade ediliyor:
"Hatırla ki Rabbin meleklere; Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, dedi. Onlar: Bizler hamdinle seni tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek insanı mı halife kılıyorsun? Allah da onlara; Sizin bilemeyeceğinizi herhalde ben bilirim, dedi. Allah Âdem'e bütün isimleri öğretti." (Bakara, 2/30,31)
Ayet- i kerimeyi dikkatlice takip edersek, insanda bulunan iki temel noktaya işaret ediliyor: Kan akıtıcı ve bozguncu olması. Bu iki unsurun düzeltilmesinde Rabbimiz meseleye el atıyor ve insana isimleri öğreterek (Onu eğiterek) meleklerin itiraz ettiği yönleri düzeltmiş oluyor
Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız





















