Sayı : 454   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Hedef Noktası

Ramazan Kayacık

Adil Olmayan Bir Ekonomi, Zalim Bir Ekonomidir

  • 08 Temmuz 2020
  • 184 Görüntülenme
  • 451. Sayı / 2020 Temmuz
Yazıyı Dinle
0:00
0:00
Yazarın Diğer Yazıları
Ramazan Kayacık
Tüm Yazı Arşivi



Mal, insanın meylettiği, ihtiyaç zamanında faydalanmak üzere biriktirdiği, çalışıp kazandığı ve elde edip faydalandığı her şeydir. İslam ekonomisinde dünya ile ahirete, madde ile manaya aynı derecede önem verilir. Bunlardan biri diğeri için feda edilmez. Allah’ın insanların ihtiyaçlarını karşılaması için var ettiği mal, yine insanların hayatlarını sürmelerini, ayakta kalmalarını, dünyada hükümran olmalarını sağlar.

 

 

 

İslam’ın malı koruma ilkesi, hem malı saldırılardan korumak, hem de onu israf etmekten ve yok etmekten kaçınmak anlamına gelir. Aç gözlülüğü değil, kanaatkârlığı ön planda tutan İslam ekonomisi ilhamını Kur’an ve sünnetten alarak çağlar boyunca uygulama alanı bulmuş bir ekonomidir. Bu ekonomik görüşte mülkün asıl sahibi insan değil, Allah’tır. İnsanoğlunun sahip olduğu mülkiyet Allah’ın mülkiyetinden doğmuştur.

 

 

 

İslam’da ibadetler yalnızca namazla, oruçla sınırlı değildir. Güzel bir niyetle Allah’ın hoşnutluğunu elde etmek için yapılan söz, fiil ve davranışlar ibadet kapsamındadır. Bu bağlamda, kişinin yoldan gelip geçenlere zarar vermesin diye bir taşı kaldırması veya İslâmî prensiplere uygun olarak ticarî ve iktisadî davranışlarda bulunması, ibadet olarak kabul edilmiştir. Ancak ticaretin ibadete dönüşmesi için Allah'ın buyruklarına uygun bir ticaret anlayışı ölçü alınmalıdır.

İnsan acıkır, terler, yorulur, üşür…bunlar insanın iradesi dışında gerçekleşen biyolojik olaylardır. Bunlar din değildir ve din açısından bir sevaplığı-günahlığı yoktur. Fakat yemek, içmek, giymek, çalışmak, üretmek… gibi eylemler dinin alanına girer ve dinin; sevap-günah, doğru-yanlış faydalı-zararlı, haram ve helal… gibi değerlendirmelerine tabi tutulur.

İnsan hayatı, kâinatın bir parçası, ekonomi de insan hayatının bir parçasıdır. İnsan hayatında da kâinatta olduğu gibi doğal-ilahi dengeler vardır. Kur'an-ı Kerimde:

“İnsan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur.” (Necm, 53/39) buyrulmaktadır.

Eğer ekonomik hayat, dinin emir ve yasaklarına uygun düşmüyorsa böyle bir ekonomi sağlıklı olamaz. Mesela insanlar iş bulup çalışıyor, alıp satıyorlar ve kazanıyorlar diye Müslümanlar tarafından içki üretilemez, tüketilemez ve ticareti yapılamaz.

“İslam, insanın ruhuna yerleşmiş ve tabiat kanunlarıyla birleşmiş olan bir dindir. Tabiat Allah’ın tekvini/tabii kanunu, İslam, teşrii kanunudur. Bu nedenle İslam’ın tekliflerinde akılla barışmayan, tabiata aykırı olan bir hüküm yoktur.” (Ahmet H.Akseki, İslam )

Mal, insanın meylettiği, ihtiyaç zamanında faydalanmak üzere biriktirdiği, çalışıp kazandığı ve elde edip faydalandığı her şeydir. İslam ekonomisinde dünya ile ahirete, madde ile manaya aynı derecede önem verilir. Bunlardan biri diğeri için feda edilmez. Allah’ın insanların ihtiyaçlarını karşılaması için var ettiği mal, yine insanların hayatlarını sürmelerini, ayakta kalmalarını, dünyada hükümran olmalarını sağlar.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

451. Sayı Temmuz 2020