Sayı : 453   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Kur'an'ın Yeminleri : Andolsun ki..

Prof. Dr. Ali Akpınar

Geceye ve Gündüze, Karanlığa ve Aydınlığa Andolsun : Şerefli Elçinin Sözü, Elçiyi Gönderen Yüce Allah'ın Sözüdür!

  • 08 Temmuz 2020
  • 216 Görüntülenme
  • 451. Sayı / 2020 Temmuz



Kur’an’ın gece ve gündüz anlatımları, müşahede âleminde şahit olduğumuz karanlık geceye ve aydınlık gündüze işaret eder. Aynı şekilde gece cahiliyedir, küfür-şirk-nifak karanlığıdır. Gündüz de İslam’dır, imanın nuru/aydınlığıdır, ihlâstır. Vahyin gelişi ile insanlığın hayatı aydınlanmış ve insanlık aydınlık gündüze gözünü açmıştır. Vahyin insan hayatında olmayışı ise insanlık için karanlıkların başlaması demektir.

 

Yıldızlar nasıl ki yolcuların doğru yolu bulması ve o istikamette ilerlemesi içinse; kutlu elçinin sözüyle de insanlar doğru yollarını bulurlar ve o yolda ilerlerler. Yıldızlar, gaybî haber hırsızlığı yapmaya yeltenen şeytanları taşlayıp etkisiz hale getirirler. Kutlu Elçinin sözü Kur’an da insan ve cin şeytanlarını, onların salvolarını etkisiz hale getirir. Yıldızlar göğün süsüdür. Kur’an da gönüllerin süsüdür.

 

فَلَا أُقْسِمُ بِالْخُنَّسِ الْجَوَارِي الْكُنَّسِوَاللَّيْلِ إِذَا عَسْعَسَوَالصُّبْحِ إِذَا تَنَفَّسَ

إِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍذِي قُوَّةٍ عِنْدَ ذِي الْعَرْشِ مَكِينٍ مُطَاعٍ ثَمَّ أَمِينٍ

 

“Kararmaya başlayan geceye and olsun… Ağarmaya başlayan sabaha and olsun ki… Bu Kuran, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.” (Tekvîr, 81/15-21)

Yüce Rabbimiz, kullarının çok yönlü olarak dikkatlerini çekmek için, yarattığı her varlığın önemini bildirmek için her şeye yemin eder. Ama O, daha çok her cismin en yücesine yemin eder. Sözgelimi nefse yemin eder, ama nefislerin en değerlisi insan nefsine yemin eder. Söze yemin eder, ama sözlerin en güzeli Kur’an’a yemin eder. Yüce(lik)lere yemin eder, ama bunların en şereflisi olan göğe, güneşe, aya ve yıldızlara yemin eder. Zamana yemin eder, ama zamanın en değerlisi olan Asr-ı saadete yahut on mübarek geceye yemin eder.

Bu ayetlerde de Yüce Rabbimiz, her insanın geceleri sürekli olarak tanıklık ettiği yıldızların üç haline yemin etmektedir. Doğuşuna, akışına ve batışına. Yıldızın doğuşu gecenin gelmesidir, onun akışı sürekli hareket etmesi, ışık yaymasıdır. Yıldızın batışı ise gündüzün gelmesiyle birlikte gözden kaybolmasıdır. Yıldızın her üç hali de erişilmez kudrete ve pek çok hikmete delalet eder. Yıldızın doğuşu, Yüce Yaratıcının erişilmez kudretine, onun akışı yaratılanların varoluş gayeleri doğrultusunda hikmetle hareket edişine, batışı ise onun faniliğine delalet eder. Bunun sürekli tekrarlanması aslında öldükten sonra dirilişin varlığını haykırır durur. Tabi ki gönül gözü açık olanlar bunu fark ederler.

İnsanın da aslında üç hali vardır. İnsan da doğar, yaşar ve ölür. Onun yoktan var edilmesi de erişilmez kudretin bir göstergesi, onun yaşarken koşturması yaratılış gayesi doğrultusunda olursa anlamlı ve değerli olacaktır. İnsanın üçüncü hali ise her fani gibi ölmesidir. Ancak ölüm bir yok oluş değil, yeni bir hayata doğuştur. Zaten diriliş ile bunun böyle olduğu görülecektir. Yıldızın periyodik olarak doğup batması gibi, insan da günlük olarak küçük ölüm uykuya dalarak, sabahleyin tekrar uyanarak bu ölüm ve diriliş provasını tekrarlar durur.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

451. Sayı Temmuz 2020