Sayı : 420   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Başyazı

Abdullah Büyük

Aile İçi İletişim ve Huzur

  • 09 Ekim 2017
  • 263 Görüntülenme
  • 418. Sayı / 2017 Ekim
Yazıyı Dinle
0:00
0:00
Yazarın Diğer Yazıları
Abdullah Büyük
Tüm Yazı Arşivi



Öncelikle şunu kavramalıyız ki, evlilik bağı ile birbirimize bağlı olsak da farklıyız. Bazı konularda farklı düşünebiliriz. Farklılıkların oluştuğu yerde, zıtlaşma yerine anlaşma esas alınmalıdır. Ortak bir buluşma noktasına gelinceye kadar birlikteliklerimizi öne çıkarmalıyız.

 

Problemlerinizi birlikte konuşarak çözün. Başınız sıkıştığında ailelerinize koşmak yerine, onlardan güç alıp kendi çözümünüzü üretin. Aileler son çare olarak görülmelidir. Tartışmaların hakemi Kur’an ve Sünneti Rasûlillah (sav) olursa; evimiz o zaman “Dâru’s Selam” olur.

 

 

Hayatta hiçbir duygu ilk günkü verdiği hazzı sürekli vermemektedir. Zamanla duygu ve ilişkiler eskiyor, zayıflıyor. Evlilik hayatımızın ilk yıllarında yaşadığımız mutluluk, yıllar geçince ivme kaybediyor. Eşyanın tabiatı gereği, her şey olduğu gibi sabit kalmıyor. Peygamberimiz,“Elbiselerinizin eskidiği gibi imanınız da eskir. Allah’ı zikrederek yenileyin.” buyurarak, eskime ve monotonlaşmanın imani hayatımızda bile olacağını belirttiğine göre, evliliğin monotonlaşması gayet normaldir. Bunu aşmak mümkündür ve bu da Allah’ın izniyle eşlerin elindedir.

Öncelikle şunu kavramalıyız ki, evlilik bağı ile birbirimize bağlı olsak da farklıyız. Bazı konularda farklı düşünebiliriz. Farklılıkların oluştuğu yerde, zıtlaşma yerine anlaşma esas alınmalıdır. Ortak bir buluşma noktasına gelinceye kadar birlikteliklerimizi öne çıkarmalıyız.

Böyle bir anlayışla olaya yaklaştığımızda, sevgi, saygı ile tanışıp evlenmemiz ve bu evliliğin ürünü çocuklarımız gündemimizi dolduracaktır.

Doğal olarak her aile, mutlu olmak ister. Bunun için de birbirlerinin dilini iyi anlamaları gerekir. Hoşlanıp nefret ettiklerini de tespit etmeleri lazımdır. Sözlü iltifat ve takdirler sevgiyi güçlendirir.

Hataların tamirinde sevgi öne çıkarsa mutluluk gölgelenmez. Çünkü sevgi, hataların kaydını tutmaz. Hatalının hatasını kullanmak yerine af yolunu seçelim.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

418. Sayı Ekim 2017