Sayı : 416   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Editörden

Ribat Dergisi Editör

Değerli Okuyucularımız

  • 08 Ağustos 2017
  • 70 Görüntülenme
  • 416. Sayı / 2017 Ağustos

Bugün yaşadıkları coğrafyalar farklı olmasına rağmen modern dünyanın Müslümanlarının tamamı içimizdeki güvensizlikten ve dürüst insan olamayışımızdan şikâyetçi. İçinde yaşamış olduğumuz sokağa, mahalleye, şehre baktığımızda her birimiz, her gelen günün dürüstlük ve eminliğimizden bir şeyleri alıp götürdüğüne şahit oluyoruz. İbadetlerimiz bizleri dürüst ve güvenilir insan haline getiremediği için insanlık kumaşımızın kalitesi sürekli düşüyor. Kokuşmaya başlayan sosyal hayat istesek de istemesek de bizi de etkiliyor. Farkına varmaksızın dürüstlüğümüzü ve eminliğimizi kaybediyoruz. Allah’ın koyduğu sınırların dışında olduğu için anormal olan birçok şeyi normal gibi kabullenmeye başladık. Bu tehlikeli süreci hiç fark etmeksizin yaşayanlarımız olduğu gibi, durumun farkında olan ama neyi nasıl yapacağını bilemeyenlerimiz de var.

 

Kur’an’ın ölümsüz örnekleri olan bütün peygamberlerimiz Ümmet-i Muhammed’in mürebbileridir. Bu mürebbilere talebe olacağımızın sözünü Bakara suresinin son ayetlerini okuyarak veririz. “ Rasül Rabbinden kendine indirilene önce kendisi iman etti, sonra da mü’minler. Hepsi Allah’a, meleklerine, mesajlarına ve elçilerine inandılar…(Bakara, 2/285) Peygamberlere iman etmek, onların eğitimine girmeye ve onlar gibi emin ve dürüst insan olmaya söz vermektir. Peygamber kıssalarını Rabbimizin anlatmaktaki muradına uygun olarak anlamak da ancak bu bakış açısı ile gerçekleştirilebilir. Her birimiz kendi kendimize “Hz. Adem’i, Hz. İbrahim’i, Hz. Musa’yı, Hz. İsa’yı ve zamana-zemine takip edilmek için izler bırakan diğer peygamberleri nasıl örnek alabilirim?” diye sormalıyız. Bu sorunun cevabı olarak hayat yolcuğumuzun değişik dönemlerinde bir peygamberimiz elimizden tutacaktır. Bireysel ve toplumsal hayatımızdaki sorunların çözümünün ilk adımı, bu sorunları çözmek için Allah’ın rahmet elçileri olan peygamberlerin eminlik ve dürüstlüğünü örnek almaktır.

Âlemlerin Terbiyecisi olan Rabbimiz, yapmamızı emrettiği her bir ibadet ile insanı ilahi bir terbiyeye tabi tutar. Her bir ibadet bir yanımızı terbiye ederek bizleri dürüst ve güvenilir bir insan olma yolculuğuna çıkarır. Hayat devam ettiği sürece dürüst ve güvenilir insan olma yolculuğu da devam eder. Bunun için bizim kültürümüzde mükemmel insan tabiri asla yer almaz. Çünkü insan mükemmeliyet kazanamaz. Bunun yerine İslam literatüründe “kamil insan” ifadesi kullanılır. Yani ruhunu olgunlaştırmaya devam eden, dürüst ve güvenilir olma yolculuğunu sürdüren kimse bu şekilde tasvir edilir. Yapmış olduğumuz her bir ibadetin bir anlam ve amacını vardır. İbadetlerimizin anlam ve amacını kavradığımız zaman, ibadetlerimizi hakkını vererek eda etmiş oluruz.

Yaşamış olduğumuz güvensizlik probleminin çözüm yolunu bize hangi peygamberimiz gösterir diye Kur’an’a başvurduğumuzda genelde bütün peygamberleri, özelde ise Efendimiz (sav) bize örnek gösteriliyor. Hz. Peygamber Efendimiz (sav) den eminliğin, güvenilirliğin, muhabbetin, bilginin, gücün, tevazunun, hoşgörünün, affetmenin ve bağışlamanın ahlakını öğreniyoruz. Hz. Peygamberin hayatı, ahlakın dibe vurduğu bir toplumda iman, ihlâs, ilim, liyakat, iffet, sabır, sebat ve emanet sahibi bir insanın koca bir topluma nasıl istikamet kazandırdığının kanıtıdır.

Sağlıklı bir toplum oluşturmak, insanımızın maddi manevi daha fazla zarar görmesini engellemek için emin ve dürüst insan yetiştirmekten başka çıkar yolumuzun olmadığını bir kez daha itiraf ve kabul etmemiz gerekmektedir. İslam âlemi olarak daha fazla kan kaybetmek istemiyorsak evlerimizi evlatlarımızın emin ve dürüst bir insan olarak yetişmesini sağlayan mektepler haline getirmeliyiz. Çünkü evlerin bu terbiye amacıyla kullanılmasının tarihi belki insanlıkla yaşıttır. Çünkü ev insana sadece sığınak ve barınak değil, insanın daha doğumdan itibaren hayatı öğrendiği ilkokuldur. Bu okulun mürebbileri anne ve baba, öğrencileri çocuklardır. Anne ve babalar hem sözleriyle hem de yaşam tarzlarıyla evlatlarına güvenilir bir insan olmanın dersini vermelidirler.

Ümitsizlik imansızlıktandır. Ümidimiz de imanımız da tamdır. Bu gün insanlığın içinde bulunduğu buhranın çıkışı olan İslam, kendi öz değerleriyle ve üreteceği dürüst insan-dürüst toplum numunesiyle seküler dünyanın tek alternatifidir.

Bu sayımızda siz değerli okurlarımızın huzuruna “Dürüst ve Güvenilir İnsan-Toplum” dosyasıyla çıkıyoruz. Huzurunuzda olmamıza makaleleriyle vesile olan kıymetli yazarlarımıza en kalbi teşekkürlerimizi arz ediyor, siz değerli okurlarımızı her zaman ki gibi dergimizi okumaya davet ediyoruz.

416. Sayı Ağustos 2017