Sayı : 416   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Siyer'i Nebi

Muhammed Emin Yıldırım

İstikamet Misali : Hz. Ali

  • 08 Ağustos 2017
  • 42 Görüntülenme
  • 416. Sayı / 2017 Ağustos



Miladi olarak 61, Hicri olarak 63 yıllık bir hayatın sahibi olan Hz. Ali, akıllara gelecek her türlü güzel vasfın, övülecek ahlakın, yapılacak işin, makamın, mevkinin, görevin, her şeyin hakkını ödeyen biridir. Bundan dolayı Hz. Ali, bir işin değil, her işin adamıdır.

 

Hz. Ali’nin dünyasından da Efendimiz’e (sav) bakarsak, yine birçok rivayet görürüz. O rivayetlerin birinde Hz. Ali diyor ki: “Bir deve yavrusu nasıl annesinin ardından ayrılmadan sürekli annesini takip ediyorsa, ben de Efendimiz’i (sav) annesini takip eden bir çocuk gibi hayatım boyunca takip ettim.” İşte Hz. Ali’nin dünyasında Efendimiz’in böyle bir yeri vardı; dolayısı ile Efendimiz (sav) Hz. Fatıma’nın babası, ama bu yönü ile Hz. Ali’nin annesi gibi idi.

 

Hz. Ali’nin hayatında ortak bir vasıf vardır ki; bu da, istikamettir. İşte Ali dediğimiz zaman aslında bir istikamet misali, istikamet insanı, istikamet modeli demiş oluruz. Hz. Ali dediğimizde yedisinde ne ise yetmişinde de aynı çizgide bir istikamet insanı demiş oluruz. Ali dediğimizde istikamet alanında sözleri ile değil hayatı ile rehber olan biri demiş oluruz.

 

Hz. Ali’yi yazmak gerçekten çok kolay bir iş değil; hele hele onun hayatını bir kaç sayfaya sığdırmak hiç kolay değildir. Çünkü Hz. Ali dediğimiz zaman, Efendimiz (sav)’den sonra hakkında en fazla konuşulan, kitaplar yazılan, değerlendirmeler yapılan biri demiş oluruz. Malumunuz insanlık tarihi içerisinde hakkında en fazla kitap kaleme alınan, şiirler dizilen, makaleler ve araştırmalar yapılan Efendimiz’dir. Efendimiz’den (sav) sonra kimdir dediğinizde hiç tereddütsüz Hz. Ali’dir deriz. Gerçekten Hz. Ali’nin ilk günden bu tarafa böyle bir hususiyeti olmuştur. Bu iddiamızı belki son yüzyılda yazılanların üzerinden söylediğimiz zan edilebilir. Ancak biz bu iddiamızı Hz. Peygamber dönemi ve hemen sonrası içinde söylemekteyiz. Ahmed b. Hanbel, Hz. Ali’nin bu özelliği için diyor ki: “Hz. Ali’nin hayatı için nakledilenler o kadar çoktur ki, başka hiçbir sahabe için böyle bir nakil olmamıştır.” Dolayısı ile Hz. Ali’nin hayatını öğrenmek bir yönü ile kolaydır; bir yönü ile de çok çok zordur. Kolaydır; hayatına dair kütüphanelerimizde binlerle ifade edilen kaynaklar mevcuttur. Zordur; hangisini öne alıp, hangisini geriye bırakacaksınız, neyi anlatıp neyi anlatmayacaksınız; seveni çok olduğu için düşmanı da çok olan bir şahsiyetin hayatı hakkında söylenenlerin sahih olanlarını nasıl tespit edeceksiniz? İşte Hz. Ali’nin hayatı böyle bir hayattır.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

416. Sayı Ağustos 2017