Sayı : 442   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Başyazı

Abdullah Büyük

Kemiyete Değil Keyfiyete Önem Vermek

  • 10 Ekim 2019
  • 49 Görüntülenme
  • 442. Sayı / 2019 Ekim



Kemiyet: Bir şeyin miktarı, sayısı, az veya çok oluşu. Keyfiyet: bir şeyin esası, iç yüzü… Bir şeyin iyi veya kötü olması ciheti, kalitesi. Efendimizin öz elleriyle terbiye ettiği nesil, kemiyete (sayı çokluğuna) değil, keyfiyete (kaliteye) önem ve değer verirdi. Kuvvetin çoklukta olmadığına inanırlardı. Düşmanlarına üstün gelmelerinin sebebini kuvvet çokluğunda aramazlardı. Kendilerinin ihlâslarına, samimiyetlerine kıymet ve değer verirlerdi. Savaşlarda düşmanları asker çokluğu ile değil, iman kuvveti ve şehitlik aşkı ile yenerlerdi.

.

 

 

Dünyevileşme virüsü bulaşmış olan bizler, belasız ve kazasız bir Müslümanlığa talip olmaya alıştırılmışız. Kendilerinde göremedikleri meziyetleri başkalarında görme hasletine tahammül edemeyenler gönül ve kafalara vesvese vermektedirler. Ve bunlar bilmiyorlar ki, kendilerinin kaçındığı ve meydanları terk ettiği bu kimselerin bir gün kendi malına, çocuğuna ve nesline darbe indireceklerdir. Bugün ruh ve iman katilleri, yarın bedenleri biçen ve ortadan kaldıran cellâtlar olacaklardır.

 

 

Vahiyden, sünnetten beslenen Müslümanlar kolay kolay şaşmazlar. Ancak bu iki kaynakla irtibatını zayıflatan/koparan Müslümanların artık iki yakası bir araya gelmez. Sahabe nesli Kuran ve Sünnet çizgisinde bir hayat yaşadıkları için, her şeylerini bu iki ölçüye göre ayarladılar. Sorunlarının çözümünü hep burada aradılar, buldukları çözümleri de tereddütsüzce uyguladılar. Bu minvalde hayat yaşadıkları sürece de hep huzur buldular.

Bugün bizler ise böyle miyiz acaba? Sorunlarımızı Kuran ve Sünnete götürüyor muyuz? Yoksa indi görüşlerle mi çözümler arıyoruz? Kemiyet/keyfiyet konusunda neler düşünüyoruz? Buna dair yaklaşımımız nasıldır? Bu mesajımızda da yine bir nevi muhasebede bulunacağız. Bunu yaparken de kendimizi kıyaslayacağımız nesil, usve-i hasene (en güzel örnek) olan sahabe nesli olacaktır.

Sahabe hayatından bir kaç kesite değinerek, bu kesitler karşısında kemiyet/keyfiyet ahvalimizi sizlerle paylaşmak istiyorum. Burada kimseyi itham yok, suçlama yok. Söylenenlerin tamamı önce kendi nefsimizedir.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

442. Sayı Ekim 2019