Helal kazanç, insanın hayatını devam ettirebilmek ve ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla meşru ve dürüst yollarla elde ettiği gelirdir. Dinimizde kişinin kazancının nasıl elde edildiği büyük önem taşımaktadır. İnsan çalışırken yalnızca daha fazla para kazanmayı değil, kazancının temiz ve helal olmasını da gözetmelidir. Çünkü İslam, mal ve mülkü bir imkân olduğu kadar bir sorumluluk olarak da görmektedir.
Kur'an-ı Kerim'de, "Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin; ancak karşılıklı rızaya dayanan bir ticaret olursa başka." (Nisâ, 4/29) buyrulmaktadır. Bu ayet, insanların birbirlerinin mallarına haksız yollarla el koymamaları gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Ayette ticarette karşılıklı rıza ve meşruiyet vurgulanırken, insanların ekonomik ilişkilerinde birbirlerinin haklarını koruması gerektiğine dikkat çekilmektedir. Dolayısıyla helal kazanç yalnızca kişinin kendi gelirini düşünmesi değil, kazanç elde ederken karşısındaki insanın hakkını da gözetmesi anlamına gelmektedir.
Efendimiz Hz. Muhammed (sav) de helal kazancın önemine dikkat çekmiştir. Bir hadis-i şerifte, "Hiç kimse elinin emeğinden daha hayırlı bir yemek yememiştir." (Buhârî, "Büyû", 15) buyurulmaktadır. Bu hadis, çalışmanın ve kişinin kendi emeğiyle geçimini sağlamasının İslam'daki değerini göstermektedir. İnsanların emek vererek, üreterek ve dürüst bir şekilde kazanç elde etmeleri hem bireysel hem de toplumsal açıdan önemlidir.
Helal kazanç konusu kumarla doğrudan ilişkilidir. Çünkü kumarda kişi çoğu zaman herhangi bir üretim veya emek karşılığında değil, şansa dayalı olarak başkasının kaybından kazanç elde etmeye çalışmaktadır. Kur'an-ı Kerim'de kumar konusunda oldukça açık bir hüküm bulunmaktadır: "Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz." (Mâide, 5/90)
Bu ayette kumarın yalnızca maddi bir faaliyet olmadığını, aynı zamanda insanın manevi ve sosyal hayatını da etkileyebilecek bir davranış olduğunu göstermektedir. Kumar yoluyla elde edilen para, emek ve üretime dayalı bir kazanç değildir. Bu nedenle İslam'ın helal kazanç anlayışıyla bağdaşmamaktadır. İnsan kısa yoldan ve kolayca para kazanma isteğine kapılmak yerine çalışmayı, üretmeyi ve dürüst yollarla kazanç elde etmeyi tercih etmelidir.
Kumar bağımlılığı, kişinin kumar oynama davranışını kontrol etmekte zorlanması ve kumarın hayatının önemli bir bölümünü işgal etmeye başlamasıdır. Kumar ilk başta eğlence amacıyla veya küçük miktarlarda para kazanma düşüncesiyle başlayabilir. Ancak zaman içerisinde kişi kaybettiği parayı geri kazanma düşüncesiyle daha fazla kumar oynamaya başlayabilir. Böylece kişi farkında olmadan bir bağımlılık döngüsünün içine girebilir.
Kur'an'da kumarın toplumsal ve manevi zararlarına da dikkat çekilmektedir: "Şeytan, içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister." (Mâide, 5/91) Bu ayette kumarın insanlar arasındaki ilişkileri bozacağı ve kişinin ibadet hayatını olumsuz etkileyeceği ifade edilmektedir. Kumar nedeniyle aile içinde tartışmalar yaşanması, insanların birbirlerine karşı güvenlerini kaybetmesi veya kişinin borçları nedeniyle çevresindeki insanlarla sorun yaşaması bu zararlara örnek olarak gösterilebilir.
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kumar faaliyetleri de internet ortamına taşınmıştır. Günümüzde insanlar fiziksel olarak bir kumar ortamına gitmeden telefon, tablet veya bilgisayar aracılığıyla çeşitli sanal kumar ve bahis faaliyetlerine ulaşabilmektedir. Bu durum kumara erişimi kolaylaştırdığı için sanal kumar bağımlılığı önemli bir sorun hâline gelebilmektedir. Özellikle interneti yoğun kullanan gençler açısından sanal kumar konusunda bilinçli olmak büyük önem taşımaktadır.
Kumar bağımlılığı yalnızca kumar oynayan kişinin yaşadığı bir problem değildir. Bağımlılığın sonuçları zaman içerisinde kişinin ailesine, arkadaşlarına, çalışma hayatına ve topluma da yansıyabilir. Kumar nedeniyle ortaya çıkan maddi kayıplar, aile içi sorunlar, sosyal ilişkilerin bozulması ve kişinin manevi hayatının zarar görmesi bu problemin çok yönlü olduğunu göstermektedir.
Sanal kumar bağımlılığı bireysel olduğu kadar toplumsal sonuçları da bulunan önemli bir sorundur. Bütün ilahi dinlerde kumarın açıkça yasaklanması, kumarın insanın maddi ve manevi hayatına verdiği zararlarla yakından ilişkilidir. Adeta çok tehlikeli bir virüs gibi toplumsal hayatımızda yayılmaya başlaması sebebiyle bu ayki sayımızda sizlerin huzuruna "Şeytan İşi Pislik: Sanal Kumar Bağımlılığı " dosyasıyla çıkıyoruz.
Bu ayki konumuzu çok farklı yönleriyle ele alan makaleleri için kıymetli yazarlarımıza teşekkürlerimizi arz ediyor; siz değerli, vefalı ve hassas okurlarımızı dergimizi baştan sona okumaya davet ediyoruz.
Kasım sayımızda buluşmak duasıyla.


















