Sayı : 526   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

İslam Aleminden

Ahmet Varol

Ateşkeslerin Tutmadığı Bir Coğrafya: İslam Dünyası

  • 29 Eylül 2026
  • 13 Görüntülenme
  • 526. Sayı / 2026 Ekim



7 Ağustos'ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na binaen herhangi bir askeri müdahale girişiminde bulunulmadı. Bunda Suudi Arabistan ile Yemen arasındaki gerginliğin geçmişe dayanan bir sorundan kaynaklanıyor olmasının da önemli etkisi var. Ancak İslam coğrafyasının içindeki gerginlikte taraf olarak sorunu genişletmek yerine çözüm arayışı içine girilmesinin tercih edilmesi de dikkatten uzak tutulmaması gereken bir gerçekliktir. Bu durum, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın İran'a karşı ABD'nin bölgedeki askeri yapısını güçlendirme amaçlı olduğu yönündeki tezlerin ve öngörülerin gerçekçi olmadığını gözler önüne sermiştir.

Gazze'de ateşkes bir statü değil, bir başlık. Sağlık Bakanlığı verilerine göre 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkesten Eylül 2026'nın ortalarına kadar İsrail saldırılarında en az 1320 Filistinli öldü, 4385 kişi yaralandı. Ekim 2023'ten itibaren toplam can kaybı 73 bini aştı. 15 Eylül'de Han Yunus'un batısında yerinden edilmişlerin çadırları vuruldu; ölenlerden biri 8 yaşındaki bir çocuktu.

Eylül 2026'ya bakarken İslam dünyasının gündemini tek bir cümleyle özetlemek mümkün: Ateşkesler ilan ediliyor, ama hiçbiri kalıcı bir düzene dönüşmüyor. Körfez'den Babu'l-Mendeb'e, Şam'dan Bamako'ya kadar uzanan hatta ortak olan şey, silahların susmasıyla sorunun çözülmesi arasındaki mesafenin giderek büyümesi. Bu ayki yazımızda da İslam dünyasında özellikle son dönemde öne çıkan bazı gelişmelerin ve krizlerin genel bir değerlendirmesini yapıyoruz.

Körfez: Uzatılan ateşkes, ertelenen uzlaşma

Şubat sonunda ABD-İsrail ortak saldırısıyla başlayan İran savaşı ateşkesle durmuş, süre dolduğunda 60 gün uzatılmış, yaz boyunca müzakere edilmişti. Ancak bölge eylüle yeni bir tırmanma dalgasıyla girdi: ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki Larak adasını vurmasının ardından İran, BAE ve Ürdün'deki Amerikan üslerine karşılık verdi. 31 Ağustos'ta Boğaz'dan geçen iki tanker saldırıya uğradı ve CENTCOM Devrim Muhafızları hedeflerine yeni bir dalga başlattı. Bu tırmanışta, Trump'ın ara seçim öncesinde savaş planlarının tutmamasından doğan itibar kaybını telafi etme arayışının payı var. Diplomatik kanal ise şimdilik tıkanmış durumda. ABD'deki 3 Kasım ara seçimlerinden önce esaslı bir uzlaşma beklemek gerçekçi görünmüyor ve bu, sorunu çözmekten çok dondurmak anlamına geliyor.

Yemen'de yeniden alevlenen iç savaş ve Babu'l-Mendeb'in el değiştirmesi

Körfez'deki düğüm çözülemezken Yemen'de 2022'deki ateşkesle dondurulmuş olan cepheler hareketlendi. Temmuzda Suudi Arabistan'a "deniz ambargosu" ilan eden Husiler, 6 Ağustos'ta Marib ve Hadramut'ta saldırıya geçti. 8 Eylül'de Suudi Arabistan'ın güneyindeki dört şehre saldırılar düzenledikten sonra 10 Eylül'de Muha limanını, ertesi gün Kızıldeniz'ın Muha'dan Babu'l-Mendeb'e doğru uzanan kıyısının kalan kısmını ve ardından boğazın ortasındaki Mayyun (Perim) ve Haniş adalarını kontrol altına aldılar. 11 Eylül'de Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı petrol boru hattı İHA'larla vurularak kapatıldı. BM verilerine göre saldırılar 500'ü aşkın can aldı, 46 bin kişiyi yerinden etti. Yerinden edilenlerden binlerce kişi Babu'l-Mendeb boğazının Afrika tarafında yer alan Cibuti'ye sığındı.

Bunun anlamı şu: İki kritik boğazda güvenlik eş zamanlı olarak risk altına girmiş oldu. Bu da dünya piyasasını etkiledi ve petrol fiyatları arttı. Brent petrol 107 dolar civarına tırmandı.

Babu'l-Mendeb'de gerginliğin artması durumunda Suudi Arabistan'dan yola çıkan büyük petrol tankerleri Süveyş kanalını kullanamayacakları için yüklerinin bir kısmını Mısır'ın SUMED boru hattı vasıtasıyla Akdeniz'e aktarıp sonra oradan yeniden yüklemek zorunda kalacaklar. Asya tarafından gelen gemiler de Babu'l-Mendeb'i kullanmak yerine Afrika'yı dolaşmayı tercih edecekler. Bu da Mısır ekonomisine yansıyacak. Çünkü Mısır, Süveyş kanalından geçen gemilerden ücret alarak önemli bir gelir sağlıyor. Süveyş gelirlerinde zaten son iki yılda gözle görülür bir düşme olduğu belirtiliyor. Bu kanalın yıllık gelirleri 8,8 milyar dolardan 4,67 milyar dolara geriledi.

ABD'nin Yemen'deki olaylara doğrudan müdahaleden kaçınması, Körfez'de aldığı sarsıntı ve seçim takvimiyle ilgilidir. Ancak bununla birlikte ABD'nin bölgede askeri tehdit gücü günden güne zayıflamaktadır.

7 Ağustos'ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na binaen herhangi bir askeri müdahale girişiminde bulunulmadı. Bunda Suudi Arabistan ile Yemen arasındaki gerginliğin geçmişe dayanan bir sorundan kaynaklanıyor olmasının da önemli etkisi var

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

526. Sayı Ekim 2026