Yüce Allah'ın bir ismi de el-Hay'dir. Hay, devamlı diri olan, hayat veren, dirilten, yaşatan anlamınadır. Yüce Allah ile irtibatlı olan her şeyde O'nun hay sıfatının yansıması vardır. Var olan her şey O'nun Hay sıfatının tecellisidir. Ayetlerde semadan inen yağmurun kuru yeryüzünü diriltmek, yeşertmek, hayat vermek üzere indirildiği hatırlatılır. Bunun gibi Yüce Allah katından indirilen vahiy de ölü kalpleri diriltmek içindir.
Kur'an'ın mesajından duyu organları diri olan, uyanık olanlar istifade edebilirler. Bunun için gönülleri ona açmak, gönül kulağıyla onun çağrısını duymak ve gönül gözüyle görmek gerekir. Hakikat çağrısına kapalı olanlar, art niyetli olanlar, gönül kulak ve gözleri kapalı olanlar, ölü gibi olanlar ondan istifade edemezler.
وَمَا عَلَّمْنَاهُ الشِّعْرَ وَمَا يَنْبَغِي لَهُ إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ وَقُرْآنٌ مُبِينٌ
لِيُنْذِرَ مَنْ كَانَ حَيًّا وَيَحِقَّ الْقَوْلُ عَلَى الْكَافِرِينَ
"Biz ona şiir öğretmedik, zaten ona gerekmezdi. Bu bir öğüt ve apaçık Kur'an'dır. Diri olan kimseyi uyarsın ve kâfirler de cezayı hak etsinler diye." (Yâsîn, 36/69-70)
Kur'an'a göre gerçek hayat cennet hayatıdır. "Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler!" (Ankebût, 29/64) İnsanlık, ilk insanın şahsında cennet hayatını tecrübe edip benzerini taşımak ve yaşamak için dünyaya indirilmiştir. Tabi ki ahiret cennetini birebir dünyada yaşamak mümkün değildir. Ama insan, yapabildiği kadar bu dünya hayatını cennet hayatına çevirme gayreti içerisinde olmalıdır. Şöyle ki cennet huzur, barış, esenlik yurdudur (Dârü's-selâm). İnsan dünyayı da barış, huzur ve esenlik yurdu haline getirmekle görevlendirilmiştir (Dârü'l-İslâm). Cennet her bakımdan tertemizdir, Müslüman da dünyayı maddî ve manevî yönden tertemiz tutmalıdır. Cennette yalan, boş iş ve söz yoktur, Müslüman dünyada da bunlardan uzak durmalıdır. Cennet içkileri insanı sarhoş etmez, insan dünyada da sarhoş edici şeylerden uzak olmalıdır. Cennet mahza adalet yurdudur. Dünyada da Müslüman âdil olmalı, adaleti hayata hâkim kılmak için çalışmalıdır. Cennette hâkimiyet bütünüyle Yüce Allah'ındır. Kur'an adamı Müslüman, dünya hayatında Allah'ın hakimiyetini hayata taşımakla yükümlüdür.
Yüce Allah'ın bir ismi de el-Hay'dir. Hay, devamlı diri olan, hayat veren, dirilten, yaşatan anlamınadır. Yüce Allah ile irtibatlı olan her şeyde O'nun hay sıfatının yansıması vardır. Var olan her şey O'nun Hay sıfatının tecellisidir. Ayetlerde semadan inen yağmurun kuru yeryüzünü diriltmek, yeşertmek, hayat vermek üzere indirildiği hatırlatılır. Bunun gibi Yüce Allah katından indirilen vahiy de ölü kalpleri diriltmek içindir. Nitekim ayette bu husus şöyle açıklanır:
"Ey inananlar! Allah ve Peygamber, sizi, hayat verecek şeye çağırdığı zaman icabet edin." (Enfâl, 8/24) Allah ve Rasülünün çağrısı, içerisinde kalplerin huzur ve hayatı olan Kur'an'adır, İslam'adır. Ayette Allah ve Rasülünün çağrısı, tekil bir kalıpla ifade edilmiştir. Zira Allah neye çağırırsa Rasülü de ona çağırır. Allah ve Rasülünün çağrısı tek bir şeyedir. Hakikatedir, hidayetedir. İnsana hayat verecek şey hidayettir, hidayet hakikatin kendisidir. Çünkü insan, hidayete ermekle zilletten izzete ermiş, hayatı anlamlı hale getirmiş olur. Sonuçta müminler, iman nuruyla hayat bulurlar. Âlimler ilmin ışığında, âbidler ibadetlerin aydınlığında, mücâhidler cihadın aydınlığında gerçek anlamda hayat bulurlar, huzur ve doyuma ererler
Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız


















