Nefis ve istekleri putlaşırsa/putlaştırılırsa artık iflah olunmaz bir yola girilir. Böylece her şey putlaşır: Dünyalıklar putlaşır, eşyalar putlaşır, düşünceler putlaşır. Keldânî kabilesi putları ilah kabul edip tapınıyorlardı. Onlar için artık bütün hevesler, istekler ve davranışlar putlaşmış/putlaştırılmıştı. Sadece dünya vardı onlar için, sadece dünya. Varsa yoksa dünya ve dünyalıklar.
Nefis azgındır, azdırır.
İnsanı alıp götürür.
Götürür de bir daha getirmez geriye.
Nefis ve istekleri putlaşırsa/putlaştırılırsa artık iflah olunmaz bir yola girilir.
Böylece her şey putlaşır: Dünyalıklar putlaşır, eşyalar putlaşır, düşünceler putlaşır.
Keldânî kabilesi putları ilah kabul edip tapınıyorlardı.
Onlar için artık bütün hevesler, istekler ve davranışlar putlaşmış/putlaştırılmıştı. Sadece dünya vardı onlar için, sadece dünya. Varsa yoksa dünya ve dünyalıklar.
Gününü gün etmek ve günü zevk alarak yaşamaktan başka bir şey düşünmüyorlardı. Böyle inandırılmışlardı.
Bir bayram günü. Bayram ilan edilen bir gün.
Başta babası Âzer olmak üzere İbrahim'i bayrama katılması için davet ettiler:
"Sen de bugün bayram yapmak için bizimle gel!"
Bu bir çağrıydı. Putperestlerin bayram çağrısı.
Nefislerine göre düzenledikleri eğlence ve etkinliklere onun da katılması içindi.
Hz. İbrahim'in yaşadığı dönemde gökcisimlerine bakarak kahinlik yapmak yaygındı. İçinde yaşadığı kavmi de yıldızlara bakıp kahinlik yapmaktan geri kalmazdı. Bu yol ile hoşlarına giden/nefsani şeyleri söyler ve yapılması için mecbur bırakırlardı.
İşte onların bu tavırlarına nazire yaparcasına seslendi:
"Bunun üzerine İbrahim yıldızlara şöyle bir baktı ve ben hastayım, dedi." (Saffat, 37/89-90)
Putların hiçbir şeye yaramadıklarını onlara göstermek istedi.
Kafasındaki fikirlerle bir plan yaptı. Bu planın ilk adımını attı: Kavminin yöntemini kullanarak başını kaldırdı yıldızlara baktı ve kendini iyi hissetmediğini söyledi. Onların yıldızlara bakarak hüküm çıkarmasının gerçekçi olmadığını anlatmak içindi bu yatığı.
İbrahim, kavmine yaratıcı hakkında sorular sormuş, neden ibadet etmediklerini anlamaları için konuşmuştu. Bu konuşmalar esnasında, her zaman olduğu gibi putların hiçbir şeye güç yetiremeyen durumundan bahisle tapılmayı hak etmediklerini ifade etmiş ve onları kötülemişti.
İbrahim'deki bu hali görenler ondan uzaklaştı gitti. Zaten onun konuşmalarından haz etmiyorlar, onun çağrılarından sıkılıyorlardı.
Gerçeği görmek istemedikleri için ondan uzak durmayı tercih ettiler.
Onun söylediklerinin kendilerine etki etmesinden çekindiler.
Birçok gerekçe ile kendi inançlarını koruma yolunu seçtiler.
Onlar puta tapmaya, putların gücüne inanmaya devam ettiler.
Ama onların anlayacağı dilden bir şeyi yapmak gerekirdi.
Onlara gösterecekti bunu. Apaçık bir şekilde bunu ispat edecekti. Belki o zaman anlayacaklar umuduyla yürüdü.
Bu bir fırsattı. Kendinden başka herkes bayram kutlamalarına katılmıştı.
Yalnızlık bir fırsattı.
Bu fırsatı değerlendirdi.
Planının bir adımını daha attı ve putlarla dolu olan ibadethaneye girdi.
Çeşit çeşit putlar vardı.
Değerli madenlerden ve değersiz şeylerden yapılmış putlar.
Değerli madenler put şeklinde değersizleştirilmişti.
Önlerine de bereketlenmesi için yemekler konmuştu
Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız


















