Sayı : 451   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

İslam Aleminden

Ahmet Varol

Siyonizm Yararına Medya Savaşı

  • 08 Haziran 2020
  • 78 Görüntülenme
  • 450. Sayı / 2020 Haziran
Yazıyı Dinle
0:00
0:00
Yazarın Diğer Yazıları
Ahmet Varol
Tüm Yazı Arşivi



Söz konusu dizilerin biri Ummu Harun, diğeri de Mahrec 7 dizisiydi. Her ikisinin de amacı Filistin topraklarını işgal eden siyonist işgalcileri mağdur göstermek, onlarla ilişkilerin normalleştirilmesini savunmak ve kamuoyunu zihnen ileride atılması planlanan adımlara ve verilecek kararlara hazırlamaktı.

 

 

Yıllardan beri Filistin İslami Direniş Hareketi (Hamas)'ın Suudi Arabistan'la ilgili faaliyetlerini takip eden ve 80 yaşını geçmiş olan Dr. Muhammed El-Hudari ile oğlu başta olmak üzere 60'tan fazla Filistinli hâlen Suud rejiminin zindanlarında tutuluyor. Dediğimiz gibi bunların hapiste tutulmalarına gerekçe olarak kullanılan iddia "teröre destek vermek". Çünkü Suud rejimi aynen siyonist işgal rejimi ve ABD gibi Filistin'de işgale karşı verilen mücadeleyi terör olarak nitelendiriyor ve Hamas'ı da terör listesine aldı.

 

Merkezi Birleşik Arap Emirlikleri'nde bulunan ancak Suudi Arabistan sermayesiyle kurulmuş olan MBC medya grubuna ait MBC1 televizyon kanalı bu yılın Ramazan ayının başlangıcında uluslararası siyonizmin propagandasını yapmak ve Filistin halkını aşağılamak, sadece Filistin toplumunu değil genelde bütün Arap toplumlarını hedef almak ve kötülemek amacıyla iki önemli TV dizisini yayına koydu. Suudilere ait MBC1 kanalının seyircilerine "Ramazan hizmeti (!)" de bu oldu.

Adı geçen kanalın bu dizileri yayına koyacağının açıklanmasıyla birlikte muhtelif tepkiler oldu ve siyonist işgal rejimiyle ilişkileri normalleştirmenin zeminini kültürel ve medyatik yönden oluşturmayı amaçlayan bu tür dizilerin yayına konulmaması için çağrılar yapıldı. Ama kanal bu konudaki ısrarından vazgeçmedi ve Ramazan-ı Şerif ayının başlamasıyla birlikte dizileri de yayına koydu. Sonrasında bu dizilerin yayından kaldırılması için de çağrılar yapıldı ama Suud kanalı tutumunu değiştirmeyerek bu çirkin yayınlarla özelde Filistin halkına, genelde bütün Arap toplumlarına saldırmaya ve uluslararası siyonizmin de propagandasını yapmaya devam etti.

Yapılan yorumlarda bu dizilerin işgal rejimiyle ilişkileri normalleştirmenin kültürel boyutunu oluşturduğuna dikkat çekildi. Fakat diziler sadece normalleştirmeye kültürel hizmet vermekle kalmıyor aynı zamanda çok açık bir şekilde siyonizm propagandası, işgalci siyonistleri mazur, vatanları işgal edilen Filistin halkına destek veren Arap toplumlarını ise saldırgan gösteren çok iğrenç bir çarpıtma yapıyordu. Evet, bunu Suudi Arabistan'ın TV kanalı yaptı. Belki bir İsrail kanalı yapsaydı bu kadar cüretkâr ve bu kadar arsız olamayabilirdi. Ama Suud kanalı ar perdelerini iyice yırttığından, siyonizm hesabına saldırmak için kendine her şeyi meşru görecek bir düzeye geldiğinden bu derece cüretkâr ve arsız davranabiliyordu.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

450. Sayı Haziran 2020