Sayı : 453   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Sana İtikattan Soruyorlar ?

Prof. Dr. Ramazan Altıntaş

Allah'ın Varlığını İnkar Eden Bir Akım : "Ateizm"

  • 08 Haziran 2020
  • 241 Görüntülenme
  • 450. Sayı / 2020 Haziran



Bir kişi olarak hem kendimize ve hem de canlı ve cansız bütün varlıklara baktığımızda hepsinin bir başlangıç ve sonunun olduğunu görmekteyiz. Geçmişte evren kadimdir, diyenlerin bugün artık bu iddiaları da çürümüştür. Yeni fizik alanında gelişmeler bize, evren de dâhil her şeyin sonradan yaratıldığını göstermektedir. Dolayısıyla bu âlem, sonradan yaratılmıştır. Sonradan yaratılanın da bir başlangıcı vardır. Yaratılmış olan her şeyin bir yaratıcısı olmalıdır. Âlemde tesadüflere yer yoktur. İslam inancına göre bu âlemin yaratıcısı Yüce Allah’tır.

 

hikmetsiz bir fiil işlemez. Hikmet, eşyayı kusursuz bir şekilde yaratmak manasına gelir. Bozan ise insandır. Ahlaki anlamda insan, kendisine Yüce Allah’ın yüklediği ödev ve sorumluluklara aykırı hareket ettiği zaman bunun dönüşümü yıkıcı olmaktadır. İyiliklerin kaynağı Yüce Allah olurken, kötülüklerin kaynağı insan olmaktadır. Nitekim şu ayette kötülüklerin gerçek failinin insan olduğuna dikkatlerimiz çekilmektedir:İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu; böylece -dönüş yapsınlar diye- işlediklerinin bir kısmını onlara tattırıyor.” (Rum, 30/41)

 

 

“Tabiatta her şey doğanın bir gereği olarak mı meydana geliyor? (Hâşâ) İnandığımız bir Allah yoksa evren nasıl kendi kendine meydana gelmiştir? Bir şey kendi kendine tesadüfî olarak bağımsız bir şekilde meydana gelebilir mi?”

 

Tanrı tanımazlık olarak bilinen ateizm, insanlık tarihinin değişik dönemlerinde bazen alevli bir söylem biçimiyle pik noktasına ulaşmış bazen de sönük bir şekilde düşüş göstermiştir. Bizim gibi inananlara göre kıyamet gününe kadar bu düşüncenin taraftarları olacağı gibi, elbette karşıtları da var olmaya devam edecektir. Esas olan insanın öbür dünyada kurtuluşa ereceğine inananların, bu dünyada inanmayanlara fikri planda yardımcı olmalarıdır.

Ateizm meselesine bir anekdotla başlayalım:

“Bir İslam bilginine sormuşlar: Allah’ın varlığının delili nedir? diye.. O da dut yaprağıdır” demiş ve sözlerine şöyle devam etmiş: Çünkü dut yaprağını koyun yer süt yapar; arı yer bal yapar; geyik yer misk yapar; tırtıl yer ipek yapar… Tadı, rengi, kokusu ve maddesi bir olan şeyden bu kadar farklı güzellikleri yaratma, ancak Allah’a mahsustur.”

Ateizm, Yüce Allah’ın varlığını reddeden ve fizik ötesi konulara kapısını sıkı sıkıya kapatan felsefi bir akımdır. Bu tanrıtanımaz akım, iki kabulden hareketle Allah’ın varlığını inkâr etmiştir. Bunlardan birisi, âlemin akıllı bir tasarımın ürünü olmadığı, kendiliğinden tesadüf eseri olarak meydana geldiği iddiası, diğeri de âlemde var olan kötülük problemini açıklayamamasıdır.

Ateizmin evreni tesadüfle açıklayan birinci iddiası günümüzde anlamını yitirmiştir. Yeni fizik alanında meydana gelen gelişmeler, evrenin tesadüflerle izah edilemeyecek kadar hassas ayara bağlı bir sisteme sahip olduğu düşüncesi, ateizmin tesadüf görüşünü çürütmüştür.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

450. Sayı Haziran 2020