Sayı : 447   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Yaşama(ya) Dair

Kadir Demirlenk

Kimlik İnşasında İki Eylem : İnanç ve Niyet

  • 04 Mart 2020
  • 53 Görüntülenme
  • 447. Sayı / 2020 Mart



Allah, Kur’an’da mü’minleri çeşitli isim ve sıfatlarla da nitelendirmiştir. Bunlar; Müslüman, muttaki, muhlis, muhsin, salih, akıl sahipleri, rahmanın kulları, hanif, haşiun, raşid vb.dir. Mü’minlerin inanmaları ve yapmaları gereken hususlar, Kur’an’da gayet açık ve net bir şekilde açıklanmış, bunları yerine getirenlerin de gerçek mü’minler oldukları ve kurtuluşa erenler oldukları bildirilmiştir. O halde bir kişinin tam halis mümin olarak nitelendirilmesi de bu çerçevede olmalıdır.

 

Münafıklarla ilişkilerimizi de belirleyen Kur’an, bunları dost edinmememizi ve bunlara itaat etmememizi, onlardan ve amellerinden yüz çevirmemizi, öldüklerinde arkalarından dua etmememizi emretmekte, bunların imana gelmeleri, durumlarını düzeltmeleri hususunda öğüt verip tebliğde bulunmamızı da istemektedir.

 

Mü’min; inanç esaslarını kalp ile tasdik, dil ile ikrar edip bununla birlikte Allah'ın emirlerini yapan ve yasaklarından sakınan, bütün varlığı ile Allah'ın hükümlerine teslim olan kimsedir. Hz. Peygamber (sav) in tarifiyle de “Mümin; İnsanların malları ve canları hususunda güvende olduğu kimsedir.Müslüman da dilinden ve elinden insanların zarar görmediği kimsedir.” (Tirmizi, “İman”,1)

Allah, Kur’an’da mü’minleri çeşitli isim ve sıfatlarla da nitelendirmiştir. Bunlar; Müslüman, muttaki, muhlis, muhsin, salih, akıl sahipleri, rahmanın kulları, hanif, haşiun, raşid vb.dir. Mü’minlerin inanmaları ve yapmaları gereken hususlar, Kur’an’da gayet açık ve net bir şekilde açıklanmış, bunları yerine getirenlerin de gerçek mü’minler oldukları ve kurtuluşa erenler oldukları bildirilmiştir. O halde bir kişinin tam halis mümin olarak nitelendirilmesi de bu çerçevede olmalıdır. Bunun dışındaki inanış ve davranışlar kişiyi mümin tanımını dışına çıkarabilir ya da büyük günah işleyen günahkâr mümin konumuna düşürebilir.

“İki yüzlülük” anlamında olan nifak “kalben inanmadığı halde, diliyle inandığını söyleyen” kişidir. Bu kişi Kur’an tarafından “münafık” olarak tanımlanır. Dil ile şahadet kelimesini veya Kelime-i Tevhidi söylediği halde, kalbi söylediklerini tasdik etmeyen ve gerçek manada inanmayan kimse münafıktır. Münafık, sözü özüne uymayan, olduğundan farklı görünen kimsedir.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

447. Sayı Mart 2020