Sayı : 447   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

İrfan Mektebi

Osman Nuri Topbaş

Münafıklar Arasında

  • 04 Mart 2020
  • 112 Görüntülenme
  • 447. Sayı / 2020 Mart



İnsan, kelimelerle düşünür, lisan ile tefekkür ufkunu genişletir. Bu hikmete binaendir ki Cenab-ı Hak, Âdem (as)’ı yarattıktan sonra, onu meleklerin gıpta edeceği bir kıvama eriştirmek için, kendisine eşyanın isimlerini talim buyurmuştur. Çünkü her kelime, insanın gönül dünyasını şekillendiren bir yapı taşı mesabesindedir. Her kelime, insana anlatılmak istenen maksadın zihin dünyasında resmedilmesidir. Dolayısıyla kelimelere yüklenen manalar değiştikçe, gönüller ve zihinler farklılaşmaktadır.

 

 

Nitekim günümüzde de İslâmî literatürde müspet manası bulunan bazı kelime ve mefhumların, bir kısım çevrelerce menfi manalara çekilmek istendiğini, kendi menfaatleri ve idealleri doğrultusunda bu kelimeleri istismar ettiklerini görmekteyiz. Bununla hedeflenen, aslında gönüllerdeki İslâmî hassasiyetlerin zayıflatılmasıdır. Fakat kimsenin dini kelime ve mefhumları itibarsızlaştırmaya hakkı yoktur.

 

 

Hazret-i Mevlana Mesnevî’sinde şöyle bir hâdise nakleder:

“Bir adam dört kişiye bir miktar para verdi. Bu para ile işinize yarayanı alın! dedi. Dört kişiden biri; Bu parayı engür’e verelim, dedi.

Öbür arkadaşı Arap idi. Aksilik etme! Ben engür istemem, ineb isterim! dedi.

Onlardan birisi Türk idi. Ben ineb istemem, üzüm isterim, dedi.

Rum olan bir başkası; Bırakın bu lâfları! Bu para ile istafil alalım, dedi.

Derken dört kişi birbirleri ile çekişmeye başladılar. Çünkü isimlerin manalarından haberleri yoktu. Onlar ahmaklıklarından, birbirleri ile boş bir münakaşanın içerisine girmişlerdi. Çünkü bilgiden mahrum, bilgisizlikle dolu idiler.”

İnsan, kelimelerle düşünür, lisan ile tefekkür ufkunu genişletir. Bu hikmete binaendir ki Cenab-ı Hak, Âdem (as)’ı yarattıktan sonra, onu meleklerin gıpta edeceği bir kıvama eriştirmek için, kendisine eşyanın isimlerini talim buyurmuştur. Çünkü her kelime, insanın gönül dünyasını şekillendiren bir yapı taşı mesabesindedir. Her kelime, insana anlatılmak istenen maksadın zihin dünyasında resmedilmesidir. Dolayısıyla kelimelere yüklenen manalar değiştikçe, gönüller ve zihinler farklılaşmaktadır.

Mevlana Hazretleri yukarıdaki kıssasına şu sözlerle devam eder:

“Orada çeşitli dil bilir, sır sahibi üstün bir er bulunsa idi onları uzlaştırır, barıştırırdı. Onlara derdi ki:

Ben bu para ile hepinizin istediğini alırım. Hiçbir art düşünceye kapılmadan, hile yoluna sapmadan gönlünüzü bana verirseniz, bu paranız, istediğiniz şeylerin hepsini yapar. Bu paranızla dördünüz de muradınıza erersiniz. Dört düşman uzlaşır, birleşir. Sizin her birinizin sözü ayrılık belirtir, savaş doğurur; fakat benim sözüm uzlaştırır, birleştirir.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

447. Sayı Mart 2020