Sayı : 436   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Uzman Gözüyle

Mehmet Emin Karabacak

Çocuklarda Kardeş Tartışmalarının Faydaları

  • 06 Şubat 2019
  • 124 Görüntülenme
  • 434. Sayı / 2019 Şubat



Çocukların belirli ölçüler içinde çatışmaları ve kavgaları normaldir. Bunu çocukların sosyal gelişimlerinin sonucu olarak görüp kabul etmek gerekir. Bu, çoğu zaman kardeşler arasında faydalıdır. Bu faydalar arasında kardeşlerin birbirlerinin haklarına saygı göstermelerini, kendi haklarını savunmalarını, iletişim becerisini kazanmalarını, problem çözme becerisini geliştirmelerini, birbirlerini daha iyi tanımalarını sayabiliriz.

 

Çocuklar arasında karar verirken küçük-büyük diye ayrım yapılmamalıdır. Karar verirken dürüst ve adaletli olunmalıdır. Sen ablasın ya da sen abisin diyerek küçük kollanmamalıdır. Bu, zamanla diğer çocukta kıskançlığa sebep olacağı gibi farklı problemlere de neden olabilir.

 

 

 

Öğrenci velileriyle ne zaman kardeş kıskançlığı ya da kardeş kavgaları konusunda bir görüşme yapsam iki şey hayalimde canlanır.

Birincisi; çocuklarımın beni çileden çıkardıkları günün ardından birinin geceyi hastalığına bağlı olarak ateşler içinde geçirmesi ve benim bu süreçte sabaha kadar yaşadığım duygu yoğunluğudur.

Çocuğunun hasta olup ateşli olduğu geceleri hiçbir anne baba unutmaz ve unutamaz. Sabaha kadar çocuğumuzun ateşiyle birlikte yükselir, çocuğumuzun ateşiyle düşer kaygılarımız. Dünya gözümüze görünmez bizim için o anda. Her şeyimizi vermek isteriz hatta canımızı dahi. Yeter ki o iyileşsin. Pişmanlıklar başlar; keşke bağırmasaydım, keşke istediği oyuncağı alsaydım, keşke kızmasaydım, keşke izin verseydim keşke, keşke, keşkelerle ederiz sabahı…

Diğeri de çocukluğumda ablamla yaptığım o zamanlar acı, şimdi tatlı bir hatıra olan tartışmalarımız ve kavgalarımızdır.

Çocukluğumda benden iki yaş büyük ablamla hemen her gün tartışır hatta bazen tartışmamız kavgaya kadar giderdi. Bazen bir de bakmışsınız saç baş birbirimize girmişiz. En şiddetli kavgalarımızda ben ablamın saçlarından tutardım o da benim kulaklarımdan tutardı.

Bu kavganın iki taraf için de son noktası; anne babamızdan yardım bekleme vaziyetidir. O aşamada kimse kimsenin canını acıtmadan yardım beklemektedir. Kavgamızı duyan annemiz ya da babamız bize bir şey söylemeden ikimizi birbirimizden ayırırdı.

Hem ablam hem de ben, anne babamızdan destek almak için birbirimizi suçlama yarışına girerdik. Tabi ki beş dakika sonra tekrar barışıp oyun oynardık veya işimize kaldığımız yerden devam ederdik.

Bazen o kadar şiddetli tartışır ya da kavga ederdik ki buna rağmen rahmetli anne babamızın bağırıp çağırmadan bizi ayırmalarını anlamış değilim. Bunun ya bizi çok iyi tanımalarından ya da aldıkları terbiyeden kaynaklandığını düşünüyorum.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

434. Sayı Şubat 2019