Sayı : 436   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

İslam Aleminden

Ahmet Varol

Sudan'daki Gösteriler

  • 06 Şubat 2019
  • 152 Görüntülenme
  • 434. Sayı / 2019 Şubat
Yazıyı Dinle
0:00
0:00
Yazarın Diğer Yazıları
Ahmet Varol
Tüm Yazı Arşivi



Sudan Cumhurbaşkanı Ömer El-Beşir ekonomik problemleri aşabilmek için doğu bloğunun, İran'ın ve Rusya'nın desteğini almak amacıyla ilginç bir atak yaptı. 16 Aralık 2018 Pazar günü Suriye'nin başkenti Şam'a önceden açıklanmayan ani bir ziyaret gerçekleştirerek Suriye'deki dikta rejiminin lideri Beşşar Esed'le görüşmeler yaptı. Sudan Cumhurbaşkanı Rus uçağıyla gerçekleştirdiği ziyaretinde Şam'da sadece birkaç saat kaldı ve aynı günün akşamında ülkesine geri döndü.

 

 

 

 

Sudan'daki gösterilerin, kitlesel tepkilerin tam da Ömer El-Beşir'in Suriye ziyaretinin ardından patlak vermesi tesadüfî değildir. Bunun bir sosyopolitik arka planı vardır. Siyasi muhalefet de oluşan siyasi ve sosyal zemini iyi değerlendirerek kitleleri meydanlara çıkmaya teşvik etmiştir. Bundan dolayı Beşir, ülkesindeki ekonomik sıkıntıları hafifletmek için İran ve Rusya'nın desteğini almak amacıyla Suriye'deki dikta rejimine elini uzatmakla aslında Midyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olma tehlikesiyle karşı karşıya gelmiştir.

 

 

Aslında Beşir yönetimi kendisine karşı gerçekleştirilen gösteriler ve kitlesel eylemler karşısında çabuk telaşa kapılarak hemen polis şiddetine başvurmak suretiyle can kaybına ve yaralanmalara neden olmakla yanlış yapmıştır. Bu tutumu kendisine yönelen tepkileri dağıtmamış bilakis daha da yayılmasına neden olmuştur.

 

 

Sudan'da cumhurbaşkanlığını sürdüren Ömer Hasan El-Beşir, Haziran 1989'da askeri darbe yoluyla siyasi iktidarı ele geçirmişti. İktidara el koymasının başlangıç döneminde ABD'nin Sudan'a yönelik sömürgeci politikalarına karşı, ülkenin bağımsızlığını güçlendirme amacına yönelik ve ülkenin İslamî kimliğini önceleyen politikalar izlemesinden dolayı halk tarafından da destek gördü. Bu onun seçimlerde de cumhurbaşkanlığını kazanmasını sağladı. Bunda tabii karşısında güçlü bir siyasi muhalefetin olmamasının da önemli rolü vardı.

Ancak Güney Sudan'ın 2011 referandumunda bağımsız olmasından sonra Sudan petrollerinin yüzde 75'inin Güney Sudan tarafında kalması sebebiyle Sudan Cumhuriyeti ekonomik bağımsızlık konusunda zorlanmaya ve Arap ülkelerinin desteğine daha fazla ihtiyaç duymaya başladı. Suudi Arabistan'ın liderliğindeki Körfez ittifakının Katar'a uyguladığı ablukaya Sudan'ın iştirak etmemesi üzerine Suudi Arabistan ile onunla aynı safta yer alan Körfez ülkelerinin bu ülkeye yardımlarını büyük ölçüde kesmeleri ekonomik sıkıntılarının biraz daha artmasına neden oldu.

Sudan parasının dolar karşısında hızlı bir şekilde değer kaybetmesi bazı temel tüketim maddelerinin de hızla fiyatlarının artmasına neden oldu.

Sudan Cumhurbaşkanı Ömer El-Beşir ekonomik problemleri aşabilmek için doğu bloğunun, İran'ın ve Rusya'nın desteğini almak amacıyla ilginç bir atak yaptı. 16 Aralık 2018 Pazar günü Suriye'nin başkenti Şam'a önceden açıklanmayan ani bir ziyaret gerçekleştirerek Suriye'deki dikta rejiminin lideri Beşşar Esed'le görüşmeler yaptı. Sudan Cumhurbaşkanı Rus uçağıyla gerçekleştirdiği ziyaretinde Şam'da sadece birkaç saat kaldı ve aynı günün akşamında ülkesine geri döndü.

Ziyarete katılan ekibin içinde dış işlerinden sorumlu Devlet Bakanı Usame Faysal ve Cumhurbaşkanlığı Bakanı Fadl Abdullah Fadl da yer aldı. Sudan ve Suriye heyetleri arasında basına kapalı görüşmeler gerçekleştirildi. Suriye'deki Baas diktatörünün lideri Beşşar Esed de Sudan Cumhurbaşkanına yaptığı ziyaretten dolayı teşekkür etti.

Sudan Cumhurbaşkanı aynı zamanda 15 Mart 2011'de Suriye'deki dikta rejimine karşı halk ayaklanmasının başlamasından sonra bu ülkeyi ziyaret eden ilk Arap lider oldu.

Basına yansıyan bazı açıklamalarda ziyaretin Suriye'deki sorunun çözümü için bir arabulucuk girişimi niteliği taşıdığı ifade edildi. Ancak Sudan'ın muhalif güçlerle herhangi bir irtibata geçmeden ve onlardan destek almadan sadece Esed tarafını ziyaret etmesinin bu açıdan bir anlam ifade etmeyeceği ortadaydı. Ayrıca bir yandan zaten Suriye'deki sorunun siyasi bir çözüme kavuşturulması için bazı çalışmalar yürütülürken Sudan'ın kendi başına girişimde bulunması arabuluculuk açısından bir anlam ifade etmeyecekti.

Ziyaret hakkında açıklama yapan Sudan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Faysal Hasan İbrahim, ziyaretin amacının "Arap ülkelerinin saflarını birleştirmek" olduğunu belirtti. Ancak Suriye'de bir milyondan fazla insanı katleden eli kanlı bir diktatörün saltanatını güçlendirmek suretiyle safların birleştirilmesinin Arap dünyasına ve Arap halklarına herhangi bir faydası olmayacaktı. Böyle birinin saltanatını güçlendirmek suretiyle safların birleştirilmesi zulmün daha da güçlü hale getirilmesi sonucunu doğuracaktı.

İşin gerçeğinde Sudan Cumhurbaşkanı bu ziyaretiyle bir yandan doğu cephesinin desteğini kazanarak ekonomisine yeni kaynak bulmak için diplomatik atak yapmaya çalışırken diğer yandan kendisini, kendi halkı karşısında daha güçsüz hale getirdi. Çünkü Sudan halkı, başlarındaki yönetimin siyasi tercihlerinden dolayı ekonomik yönden kıskaca alındığını görüyor ve bu yüzden ülkelerinin ekonomik bağımsızlığını elde edebilmesi, küresel emperyalizmin baskılarına boyun eğmek zorunda bırakılmaması için bazı zorluklara katlanmayı tercih ediyordu. Ama Beşir'in Suriye'de sekiz yıla yakın bir süredir katliam yapan Esed yönetimine destek niteliği taşıyan bir diplomatik atak gerçekleştirmesi onları üzmüş ve bu sefer maruz kaldıkları ekonomik sıkıntılar, zorluklar onları daha fazla rahatsız etmeye başlamıştı.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

434. Sayı Şubat 2019