Sayı : 438   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Editörden

Ribat Dergisi Editör

Değerli Okuyucularımız

  • 06 Şubat 2019
  • 174 Görüntülenme
  • 434. Sayı / 2019 Şubat

Dünya, Allah’ın yarattığı varlıkların en mükemmeli olan insan için bir misafirhanedir. İnsanoğlu dünya misafirhanesinde kıyamete kadar ağırlanacaktır. Dünyanın ekolojik ve kozmik düzeni bu kutlu misafir için konulmuştur. Her şey insanoğlu için Allah tarafından en güzel ve en hassas şekilde düzenlenmiştir. Konulan düzenin korunması ve devamı ise insana emanet edilmiştir. Karada ve denizde her türlü bozgunculuk ve fesat yasaklanmıştır. Kara ve denizdeki fesadın faturasının insanoğlu tarafından ödeneceği kesin olarak belirlenmiştir. İnsanoğlu bütün ilahi uyarılara rağmen tarihin değişik dönemlerinde dünya misafirhanesine ve Rabbine ihanet etmiştir. Bu ihanetlerin sonucunda birçok doğal afet, kıtlık, deprem ve tufan yaşanmıştır. Misafirhanenin ekolojik ve kozmik düzenindeki bozulmalar artık insanoğlunu tehdit eder boyutlara ulaşmıştır.  Şahit olduğumuz deprem ve kıtlıklar bunun en önemli kanıtıdır. Bugün dünyanın birçok bölgesinde yaşanmakta olan kıtlık milyonlarca insanı tehdit edecek boyutlara ulaşmıştır. İnsanoğlu misafirhanesi olan dünya emanetine ihanet etmeye devam ettiği sürece bu tür kıtlık ve felaketleri de yaşamaya devam edecektir.

21. yüzyılda insanlığı sosyal felaketlere götürmekte olan bir başka kıtlığı daha en şiddetli haliyle yaşamaktayız. İşin en tehlikeli boyutu ise yaşadığımız kıtlığın farkına varabilmiş değiliz. Farkına varamadığımız bu kıtlık, bizi ekolojik ve kozmik dengedeki bozulmalarla kıyaslanamayacak şekilde tehdit etmektedir. İnsanlık, her geçen gün insan olduğunu daha hızlı bir şekilde unutur hale geldi. Ahseni takvimden esfeli safiline doğru inanılmaz bir düşüş başladı. Yaşanmakta olan durum,  bir uçağın gökyüzündeki irtifa kaybı gibi insan kumaşının kalitesindeki düşüştür. Hz. Âdem ile başlayan insanlık tarihi hiçbir döneminde bu kadar şiddetli bir model şahsiyet kıtlığı yaşamamıştır. İnsan, kendi kendine hiç bu kadar yabancılaşmamış ve kendinden bu kadar kopmamıştır. Kendilerine gelen Rahmet Elçilerini dikkate almayarak işledikleri günahlar yüzünden helake uğrayan hiçbir toplum, günümüz toplumu kadar günaha batmamıştır. Yüce Allah, insanlığın yaşacağı bu büyük tehlikeyi önlemek için mutluluk kitabımız Kur’an’da model şahsiyetlere yer vermiştir.  Her bir peygamber insanlığın önüne konan ilahi bir örnektir, model şahsiyettir. İnsan yaratılışı gereği model almadan öğrenemez. Beşer olmaktan çıkıp insan olmayı öğrenmenin yolu, model şahsiyetleri örnek almaktan geçiyor. Günümüz toplumu model şahsiyet kıtlığını aileden başlayarak hayatın her bir alanında yaşıyor. Evde ebeveyn, çocuklarının fiziki ve biyolojik ihtiyaçlarını karşılamak için vermiş oldukları mücadelenin çok daha azını onlara örnek olmak için vermiyorlar. Maalesef birbirimize insan olduğumuzu dahi hatırlatamıyoruz.  İnsanlığa şahit olsun diye vasat ümmet olarak nitelendirilen İslam toplumu, bu ilahi lütfü tıpkı İsrailoğulları gibi unuttu. İnsanlığı temsil edemeyişimizin bir sonucu olarak dinimizi de temsil edemez hale geldik. İnsanlık ve mü’minlik onurumuzu fark etmeksizin ayaklar altına aldık.

İçinde bulunduğumuz bu durumdan kurtulmamız peygamberlik yani örneklik müessesini canlandırmamıza bağlıdır. Bütün insanlığın yaşayacağı sosyal kıyameti önlemek İslam ümmetinin görevidir. Yetiştireceğimiz model şahsiyetler, insanlığa kaybettiği insanlığını hatırlatacak ve iade-i itibar yapacaktır. Yaşanan sosyal kıyamete ancak ilahi müfredat ve nebevi terbiyeyi içine sindirerek yetişen, kendini perde arkasında tutup fikirlerini ve hizmetlerini ön plana çıkaran, nebevi bir gelenek olarak ücreti Rabbinden bekleyen model şahsiyetler dur diyebilir.

Bu sayımızda, siz değerli okurlarımızın huzuruna “Farkındalık ve Münafıklık” dosyasıyla çıkıyoruz. Çünkü İslam’ı temsil ve tebliğ edecek örnek şahsiyetler, yaşadıkları hayatın farkında olan sireti (iç dünyası) ve sureti (dış görünüşü) eşit samimi mü’minlerdir.

Makaleleriyle huzurlarınızda olmamıza vesile olan bütün yazarlarımıza en kalbi teşekkürlerimizi arz ediyoruz.  Siz değerli okurlarımızı, farkındalık ve iki yüzlülük konusunda bilinçlenmek için dergimizi baştan sona okumaya davet ediyoruz.

434. Sayı Şubat 2019