Sayı : 434   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Hedef Noktası

Ramazan Kayacık

Gözüyle Bakan Yüzü Gönlüyle Bakan Özü Görür

  • 06 Şubat 2019
  • 63 Görüntülenme
  • 434. Sayı / 2019 Şubat



İnsanın maddi gözüne basar, kalp gözüne de basiret denir. İnsan beden gözüyle eşyayı görür, kalp gözüyle de gerçekleri müşahede eder. Kalp gözü, baş gözünden daha keskin görür ve kalp gözünün körlüğü baş gözünün körlüğünden çok daha fenadır. Manevi körler, sadece baş gözüyle görürler, varlıkların arka planını anlayamazlar, kavrayamazlar.

 

Gönül gözüyle görebilenlerin ufku ve dünyası genişler, Allah’ın izniyle her şeyi gerçek yönüyle görmeye başlarlar. Onların içleri sevgi dolu, zihinleri ve yolları aydınlıktır. Kavgası, gürültüsü, çekişmesi yoktur onların. Bağışlamak, cana yakınlık, dostluk, sevgi-saygı hayatlarının en önemli ilkeleridir. Gönül gözüyle bakmak, hayatın tadına varmak demektir.

 

 

Hiçbir çağda olmadığı kadar mesafelerin kısaldığı, herkese ve her yere her an ulaşabilme imkânının bulunduğu, iletişim kanallarının sonuna kadar açık olduğu bir çağı yaşarken, diğer taftan da insanların en fazla yalnızlaştığı ve giderek kendi adacıklarına çekildiği bir zaman dilimini de beraberinde yaşıyoruz. Kalabalıklar içinde yalnızlaşan ve hiç kimseyle hiçbir şeyini paylaşamayan, kendi insani duygularına karşı bile sağırlaşan topluluk haline geliyoruz.

Son araştırmalara göre on kişiden biri hayatında ne mutluluk ne de üzüntü hissedebiliyor. Yani annesinin-babasının vefatına üzülememe, sahip olduğu ve kavuştuğu en değerli şeyler için bile sevinememe hastalığı; “duygu körlüğü”; “aleksitimi” ortaya çıktı.

Duyguları ciddiye almamak; insanı kendi özünün, kişisel özelliklerinin farkına varamama sonucuna götürüyor. Adeta insanın gönül-duygu dünyası ve basireti iptal edilmiş hale geliyor.

Basiret sözlükte; “doğru görüş, ileriyi görebilme, uyanıklık, kavrayış ve dikkat” olarak açıklanırken, feraset; “anlayış, seziş, sezgi” olarak tarif ediliyor. Basiret denen şey her hangi bir eşya gibi seçkin marketlerden satın alınamıyor, ancak insanın çabasıyla Allah’ın ikramıyla gerçekleşen bir olaydır.

İnsanın maddi gözüne basar, kalp gözüne de basiret denir. İnsan beden gözüyle eşyayı görür, kalp gözüyle de gerçekleri müşahede eder. Kalp gözü, baş gözünden daha keskin görür ve kalp gözünün körlüğü baş gözünün körlüğünden çok daha fenadır. Manevi körler, sadece baş gözüyle görürler, varlıkların arka planını anlayamazlar, kavrayamazlar. Rabbimiz:

"Doğrusu size Rabbiniz tarafından basiretler/idrak kabiliyeti verilmiştir. Artık kim hakkı görürse faydası kendine, kim de kör olursa zararı kendinedir. Ben üzerinize bekçi değilim.” (Enam, 6/104) buyurur.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

434. Sayı Şubat 2019