El-Bedî'; Kendisinin hiçbir benzeri ve örneği olmayan, kâinatı, hiçbir benzeri olmaksızın yaratan, îcâd eden, "Kün/Ol" demesiyle dilediği şeyi olduran, yaratacaklarını yoktan var eden,ilk yaratan, yaratmaya ilk başlayan, zaman, mekân, madde ve âlet olmaksızın yaratan, yaratmasının ve hikmetinin acayipliklerini izhar eden, gösteren, başkalarının yardımına muhtaç değil, insani özelliklerden uzak ve münezzeh, eşsiz bir sanatla var eden, mükemmel sanatkâr.
EL-BEDÎ': "Sözlükte "önceki bir örneği ve benzeri bulunmayan bir şeyi ortaya koymak, bir şeyi ilk olarak yapmak, eşsiz ve emsalsiz olmak" gibi manalar taşıyan bed'/ibdâ' kökünden türeyen Bedî', Allah'ın bir ismi olarak "benzeri ve örneği bulunmayan; bir şeyi ilk ve emsalsiz olarak yaratan" manalarına gelir." (El-Külliyât, Ebü'l-Bekâ, s.29-30)
"El-Bedî'; Bir şeyi numunesi ve örneği yokken yaratan, var eden, îcâd ve inşâ eden anlamlarına gelir." (Lisânü'l-Arab, İbn Manzur, c.1, s.18) "Fakat îcâd, kendisinden önce benzeri bir îcâd bulunmadığı zaman ibdâ' adını alır. Buna göre Mûcid ve Mübdî' yaratan, bunların mastarları olan îcâd ve ibdâ' da yaratmak demektir. Böyle olmakla beraber, aralarında ince bir fark vardır. Bu fark da şudur: Daha önce hiçbir benzeri yaratılmadan, bir şeyi ilk yaratmak ibdâ', bu ilk yaratma işini yapan da Mübdî' adını alır. Îcâd da yaratmak manasına olmakla beraber, bunda, daha önce bir benzerinin yaratılmamış olması şartı yoktur." (El-Maksadü'l-Esnâ, İmam GAZÂLÎ, s.94; İlâhî Ahlâk (Esmâül Hüsnâ), İmam Gazâlî, s.319)
"Yaratılan şeylere "Bedî?" denilmesi, geçmiş bir örneği bulunması itibariyle izafidir. Hatta dinde sonradan îcâd edilen "yenilik, îcâd etmek, geçmişte eşi ve benzeri (örnek) olmaksızın bir şeyi ortaya koymak" anlamlarına gelen bid'at kelimesi de aynı kökten gelir." (Keşşâfü Istılâhâti'l-Fûnûn, Muhammed TEHANEVÎ, c.1, s.85)
Bid'at kelimesi, lügat anlamları açısından Kur'an'da "îcâd etmek" (Hadîd, 57/27), "ilk olmak" (Ahkâf, 46/9), "yoktan var etmek" (Bakara, 2/117; En'âm, 6/101) manalarında kullanılmıştır.
"Arapça da Bedî' ile halq sıfatları arasında ince bir fark vardır:
a) İbdâ, önceden benzeri olmayan bir şeyi, eşsiz ve benzersiz olarak meydana getirme,
b) Halq ise, var olan bir şeyden herhangi bir şeyi yaratma manasınadır." (Esmâü'l-Hüsnâ, Prof. Dr. Ramazan ALTINTAŞ, s.422)
"Bir şeyi ilk ve örneksiz olarak meydana getiren" anlamındaki Mübdi' ismi de bedî' ile aynı anlama gelse de çoğu dilciye göre "Bedî?" ismindeki anlam mübalağa vurgusu içerir. Bedî' ile aynı kökten türeyen "ibdâ?", bir görüşe göre potansiyel olarak mevcut bulunan veya yokluk hâlinde olan bir şeyi varlık alanına çıkarmayı ifade eder ve "halq" (yaratmak) masdarından daha umumi bir manaya sahiptir. Başka bir görüşe göre ise ibdâ', herhangi bir maddî unsur ve zaman faktörü olmaksızın yaratmak anlamına gelir." (El-Külliyât, Ebü'l-Bekâ, s.29-30)
Ali Osman Tatlısu (ra), Bedî' ismi ile Mübdî' ismi arasındaki farkı anlatırken Bedî' isminin, eşsiz yaratmadaki sürekliğine dikkatimizi çeker ve der ki: "Önünde bir örnek olmadan velev bir tek şey olsun ortaya koyana mübdi' denirse de Bedî' denmez. Bedî', hiçbirinin örneği ve misâli yokken sayısız şeyler îcâd edip türetene, düşünmeye araştırmaya muhtaç olmadan kolaylıkla ve daima misâlsiz şeyler yaratandır. Yüce Allah her türün ilk örneğini, önceden bir benzeri olmadan yoktan yarattığı gibi, bir türün bütün fertlerini de birbirinin tıpatıp aynısı yapmamış, her bir ferdi diğerinden ayıran özelliklerle donatmıştır." (99 Esma Sonsuz Mana, Fatma BAYRAM, s.321-322)
El-Bedî' esmâsının ıstılah anlamı:
El-Bedî'; Kendisinin hiçbir benzeri ve örneği olmayan,
El-Bedî'; Kâinatı, hiçbir benzeri olmaksızın yaratan, îcâd eden,
El-Bedî'; "Kün/Ol" demesiyle dilediği şeyi olduran,
El-Bedî'; Yaratacaklarını yoktan var eden,
El- Bedî'; İlk yaratan, yaratmaya ilk başlayan,
El-Bedî'; Zaman, mekân, madde ve âlet olmaksızın yaratan,
El-Bedî'; Yaratmasının ve hikmetinin acayipliklerini izhar eden, gösteren,
El-Bedî'; Başkalarının yardımına muhtaç değil,
El-Bedî'; İnsani özelliklerden uzak ve münezzeh,
El-Bedî'; Eşsiz bir sanatla var eden, mükemmel sanatkâr. "Yedi kat göğü birbiriyle uyum içinde tabaka tabaka yaratan O'dur. Rahman'ın yaratmasında hiçbir düzensizlik göremezsin. Haydi, çevir gözünü de bak, bir kusur, bir çatlaklık görebilecek misin? Sonra gözünü tekrar tekrar çevir de bak. Göz, aradığı kusuru bulamamanın ezikliği ve bitkinliği içinde sana geri dönecektir." (Mülk, 67/3-4)
İbn Kesîr Bedî' ismini "daha önce bir örneği olmadan yaratan, ortaya çıkaran var eden" (Tefsir-i İbn Kesir, c
Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız