Rahman'ın En Büyük Rahmet Tecellisi Kur'an , Prof. Dr. Ali Akpınar
Sayı : 512   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Emsalü'l-Kur'an

Prof. Dr. Ali Akpınar

Rahman'ın En Büyük Rahmet Tecellisi Kur'an

  • 29 AÄŸustos 2025
  • 2 Görüntülenme
  • 513. Sayı / 2025 Eylül



Rahman suresi ayetlerinde, Rahman'ın kullarına olan rahmet tecellileri, nimetleri sayılırken ilk olarak Kur'an'ın sayılması son derece anlamlıdır. Surede maddî ve manevî pek çok nimet sayılır: Güneş, ay, yer-gök, denge ve adalet, meyveler-bitkiler, insan ve cinin yaratılışı, doğu-batı, deniz ve su akıntıları, inci-mercan, deniz-gemi, kıyamet arenası, iyiler-kötüler, cennet-cehennem, cennet pınarları, çifter çifter meyveler, cennet koltukları, cennet hurileri, yakut-mercan, hurma-nar ağaçları. Bu nimetlerin en başında Kur'an nimetine dikkat çekilir.

Düşündüğümüz zaman önce insanın yaratılması, ardından hayat düsturu Kur'an'ın ona öğretilmesi zikredilmeliydi. Ama öyle olmamıştır, önce "Rahmân, öğretti Kur'ân" (Rahman, 55/1-2) denilmiş, ardından "Yarattı insan" (Rahman, 55/3) buyrulmuştur. Mesaj açıktır: Ey insan, senin hayat düsturun hazır, hem de Rabbin hazırladı onu. Sonra o düstura sahip çıkacak, onun rehberliğinde hayatı anlamlı hale getirip sınavı kazanacak insanı yarattı.

Bu satırlarla yeni başlayan bu yazı serimizde Kitabımızı tanımaya gayret edeceğiz. Öncelikle Kur'an ayetlerinde Kur'an bize nasıl tanıtılmış, onun hangi özelliklerine dikkat çekilmiş, bunları ayetler ışığında anlamaya çalışacağız. Zira Kur'an'dan bahseden, onu bütün özellik ve güzellikleriyle anlatan ayetler, bizim Kur'an karşısındaki esas duruşumuzu belirleyen ayetlerdir. Onun için bu ayetlerle biz Kitabımızı tanıdıkça, Kur'an karşısındaki bu duruşumuzu gözden geçireceğiz. Onu gündemimize alacağız, onunla konuşacağız ki doğru söyleyebilelim, onunla karar verip hükmedeceğiz ki adalet ve hakkaniyetle doğru kararlar ve hükümler verebilelim. Ona çağıralım ki çağrımız gerçeğe çağrı olsun ve karşılık bulsun. Ondan bahsedelim ki dillerimiz boş, anlamsız ve günah sözlerinin işgalinden kurtulsun.

Bir hadislerinde Peygamberimiz Kur'an'ı bize şöyle tanıtır:

"Kur'an, Allah'ın kitabıdır. Onda sizden öncekilerin ve sizden sonrakilerin haberleri vardır. Aranızda nasıl hükmedeceğiniz onda açıklanmıştır. O, oyun eğlence değil, hak ile batılı kesin hatlarıyla birbirinden ayırandır. Aynı manada Kur'anda şöyle buyurulmuştur: "Doğrusu o, hak ile batılı birbirinden ayırt eden kati bir sözdür. O, bir oyun ve eğlence değildir." (Târık, 86/13-14) Onu büyüklenerek terk edenin Allah belini kırar. Ondan başkasında hidayet arayanı Allah saptırır. O, Allah'ın kopmaz sağlam ipidir. O, hikmet dolu zikirdir. O, dosdoğru yoldur. O, kendisiyle arzuların kayıp sapmadığı, onunla konuşan dillerin yalan yanlışa bulaşmadığı, ilim adamlarının kendisine doyup kanmadığı, çok okumakla eskimeyen, eşsizliği bitip tükenmeyen bir kitaptır. Onu dinleyen cinler şöyle demekten kendilerini alamamışlardır: "Doğrusu biz, doğru yola ileten eşsiz güzellikte bir Kur'an dinledik ve ona iman ettik." (Cin, 72/1) Onunla konuşan doğru söylemiş olur. Onunla amel eden ödüllendirilir. Onunla hükmeden, adaletli davranmış olur. Ona çağıran, doğru yola çağırmış olur. Al bu sözleri, kulağına küpe olsun!" (Tirmizi, "Fadâilü'l-Kur'ân", 14; Dârimî, "Fadâilü'l-Kur'ân", 1)

الرَّحْمَنُ عَلَّمَ الْقُرْآنَ خَلَقَ الْإِنسَانَ عَلَّمَهُ الْبَيَانَ

Arûsû'l-Kur'an/Kur'an'ın gelini diye de bilinen Rahmân suresi bu ayetlerle başlar: "Rahman, öğretti Kur'an

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

513. Sayı Eylül 2025