Davet Dili Ve Metodolojisi , Mehmet Toker
Sayı : 512   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Umran

Mehmet Toker

Davet Dili Ve Metodolojisi

  • 29 AÄŸustos 2025
  • 2 Görüntülenme
  • 513. Sayı / 2025 Eylül



İslâm'a davette, davetin kural ve ilkelerini koyan ve bu husustaki usul, kaide, üslup ve yöntemleri belirleyen bizatihi Kur'an'dır. Davet, irşat ve tebliğ kavramları galatı meşhur olarak birbirlerinin yerine kullanılsa da bu kullanım ilmi açıdan doğru değildir.

Sevmek, sevilmek, ülfet etmek, telif edebilmek, kalplere sevgi tohumunu atabilmek de dilin, zihnin ve kalbin eylemidir.  Davet ise kalbin ve inancın şuur halidir. Davet ve irşat, İslam dinini ve onun kaidelerini anlatarak beşerin bu emirler çerçevesinde yaşamalarını sağlamaktır. İyi ve güzel olanı emretmek, kötü ve çirkin olan her şeyden menetmektir. Davet yapılırken ferasetli davranılması, kaba ve sert bir üsluptan sakınılması gerekir.

Yüce yaratıcı, ilk insandan bugüne kullarına vahiy yoluyla hitap etmiştir. Yaratıcının kullarına son ve sonsuz hitabı olan Kur'an'ı Kerim, son peygamberin tebliği vasıtasıyla insanlığa ulaşmıştır. Son hitabında kulları için din olarak İslâm'ı seçmiş, sadece İslâm'dan razı olduğunu belirtmiş (Bkz.Maide, 5/3) ve onları bu kitapla İslâm Dinine davet etmiştir.(Bkz.En'am, 6153) Tebliğ görevi yine bizzat Yüce yaratıcı Allah tarafından peygambere emredilmiş (Bkz.Maide, 5/67) ve kendisinin bir şahit, müjdeleyici, uyarıcı ve davetçi olduğu bildirilmiştir. (Bkz.Ahzap, 33/46,47)

Kur'an, inananlar için bir rehber ve insanlara yaratılış amaçlarını hatırlatan ve onları bu yolda yürümeye çağıran bir davetçidir. Davet kelimesi Arapça'da mastar olup sözlükte "çağırmak, seslenmek, adlandırmak, dua veya beddua etmek, ziyafete çağırmak, propaganda yapmak" gibi anlamlara gelir. Ayrıca davet aynı kökten bir isim olarak "ziyafet yemeği (velime), dava, şiâr" gibi manalarda da kullanılmıştır. Kur'an-ı Kerîm'de davet kelimesi altı ayette geçmekte olup aynı kökten değişik türevleri 205 defa kullanılmış, hadis metinlerinde de çeşitli vesilelerle yer almıştır. (Bkz.Mustafa Çağrıcı, "Davet", DİA, c.9, s.16, 1994)

Çeşitli türevleriyle birlikte 200'den fazla yerde geçen "davet", daha ziyade "İslâm'a ve bu esasların uygulanmasına çağrı" anlamına gelmektedir. Kur'an; kafirleri, müşrikleri, münafıkları ve Ehl-i Kitab'ı imana; Müslümanları ise imanlarını sağlamlaştırmaya ahlaklı yaşamaya ve kulluğa/ibadete davet etmiştir.

İslâm'a davette, davetin kural ve ilkelerini koyan ve bu husustaki usul, kaide, üslup ve yöntemleri belirleyen bizatihi Kur'an'dır. Davet, irşat ve tebliğ kavramları galatı meşhur olarak birbirlerinin yerine kullanılsa da bu kullanım ilmi açıdan doğru değildir. Tebliğin sözlükte anlamı; "bir şeyi veya bir haberi ulaştırmak" anlamına gelmektedir. Ancak kelâm ilminde; "Peygamberlerin yükümlü olduğu tebliğ görevi, onların vahiy yoluyla aldıkları bilgiyi insanlara ulaştırması" demektir. (Bkz.Mehmet Boynukalın, "Tebliğ", DİA, c.40, s. 218, 2011.)

İrşat, din terminolojisinde hidayet ile eş anlamlı olarak kullanılmıştır. Ancak hidayeti gerçekleştirme işi genellikle Allah'a nispet edildiği halde irşat kula da izafe edilebilmektedir. (Bkz.Bekir Topaloğlu, "İrşad", DİA, c.22, s.454, 2020) Peygamber (sav)'in davet ve irşadı tebliğdir. Müslümanların, gayri müslim ve münkirleri İslam'a çağrısı ve İslam'ı yaymak için yapmış oldukları faaliyetlerin bütünü davettir. Müslümanların, diğer Müslümanları hayra, iyiye, güzele, ahlaki olana ve ibadette hassasiyete çağrısı, onlara İslam'ı anlatması irşattır.

Düşünmek ve konuşmak, insanı diğer canlılardan ayıran en önemli vasıftır. İnsanı insan yapan dilidir. Konuşmak, insanlar arasındaki iletişimi, muhabbeti ve anlaşıp kaynaşmayı sağlayan büyük bir ilâhî lütuftur. Nimetlerin en büyüklerinden birisidir. Allah, insanı yaratmış ve ona beyanı öğretmiştir. (Bkz.Rahman, 55/2-3) Bu beyan söz ile olabileceği gibi sözün yazıya veya işaret diline aktarımı ile de olabilir. İnsanlar duygu ve düşüncelerini, arzu ve taleplerini çoğu kez konuşarak ifade ederler. Bir kimsenin kullandığı dil ve üslup, onu hayatta başarılı kılabildiği gibi hüsrana da uğratabilir.

Kur'an-ı Kerîm'de: "Rahman, Kur'an'ı öğretti, insanı yarattı, ona beyanı öğretti

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

513. Sayı Eylül 2025