Sayı : 432   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Siyer'i Nebi

Muhammed Emin Yıldırım

Sahabe’nin Fetih Anlayışı Ve Bu Anlayışın Temelleri

  • 06 Aralık 2018
  • 33 Görüntülenme
  • 432. Sayı / 2018 Aralık
Yazıyı Dinle
0:00
0:00
Yazarın Diğer Yazıları
Muhammed Emin Yıldırım
Tüm Yazı Arşivi



Onlar, vahyin canlı tanıkları oldukları için o şahitlikleri, kıyamete kadar gelecek tüm iman ehline de şahit olma özelliği kazandırtmıştır. Yani Sahâbe, vahye şahit olduğu için, insanlığa şahit olmuş, son vahyin ilk muhatapları oldukları için, kendilerinden sonra gelen tüm nesillere de şahitlik etmişlerdir.

 

Mekke, Hz. Peygamber’in (sas) doğup büyüdüğü 40 yıl nübüvvet öncesi hayat yaşadığı, yüzlerce hatırasının olduğu, 13 yıl da peygamber olarak bir hayat yaşadığı yeryüzünün en kutsal beldesi ve şehirlerin anası olan bir şehirdir.

 

Hicret yurdu olan Medine nasıl fethedildi? Bunu Efendimiz (sas) çok veciz bir şekilde ortaya koyuyor: “Ülkeler ve şehirler zorla (kılıçla) fethedilir, Medine ise Kuran’la fethedilmiştir.”, Medine’deki fetih gerçekten insanı hayran bırakan bir fetihtir

 

Taif, Efendimiz’in (sas) dünyasında biraz buruk hatıraları olan bir şehirdir. Biz Taif deyince aklımıza hep Efendimiz’in (sas) Nübüvvetin 10. yılı oraya davet için gittiğinde karşılaştığı o zor durumlar ve arkasından neyi ne adına yaptığını bilmeyen bazı bahtsızların taşlaması gelir.

 

Siyer coğrafyasının önemli bir parçası da hiç kuşkusuz miracın zemini/yatağı ve Müslümanların ilk kıblesi olan, onlarca peygamberin ayak izinin bulunduğu, bineklerin hareket ettirileceği üç mescitten biri olan“(İbâdet için) şu üç mescidden başkasına yolculuk edilmez: el-Mescidu’l-Haram, Mescidu’r-Rasûl ve Mescidu’l-Aksâ.” Kudüs’tür.

 

 

 

Sahâbe Hz. Peygamber’in (sas) terbiyesinde yetişmiş, örnek ve öncü bir nesildir. Önlerindeki muallimleri olan Efendimiz (sas) gelen ayetler çerçevesinde onları Kur’anî bir terbiyeye tabi tutmuş, Mekke’de Darü’l-Erkam özelindeki medresede, Medine’de Suffa Mektebi ekseninde cihana rehber olacak düzeyde yetiştirmiştir.

Onlar, vahyin canlı tanıkları oldukları için o şahitlikleri, kıyamete kadar gelecek tüm iman ehline de şahit olma özelliği kazandırtmıştır. Yani Sahâbe, vahye şahit olduğu için, insanlığa şahit olmuş, son vahyin ilk muhatapları oldukları için, kendilerinden sonra gelen tüm nesillere de şahitlik etmişlerdir.

Bu tüm alanlar için geçerli olduğu gibi konumuz olan fetih meselesi içinde geçerlidir. Allah Resulü (sas) Kur’an ve Kur’an’ın pratik/fiili karşılığı olan Sünnet ile Sahâbe neslini her konuda yetiştirdiği gibi fetih konusunda da, fetih sürecini getiren tebliğ, irşad, cihad, kıtal konularında da yetiştirmiştir. Dolayısı ile “Sahâbe’nin Fetih Anlayışı ve Bu Anlayışın Temelleri” dediğimiz zaman karşımıza çıkan Kur’an ve Sünnet olacaktır.

Şehirler Üzerinden Sahâbe’nin Fetih Anlayışını Anlamak

Fetih meselesine Kur’an ayetleri çerçevesinden bakarsak onlarca ayet, Hz. Peygamber’in (sas) kutlu sireti üzerinden bakarsak onlarca tablo bu konuda bize çok önemli mesajlar verecektir. Biz bu tebliğimizde Sahâbe’nin hayatında oldukça önemli yeri olan bazı mekânların/şehirlerin üzerinden onların fetih anlayışını kavramaya çalışacağız.

Allah Resulü (sas) mübarek ve mutahhar hayatı olan Siyer’e fetih meselenin temellerini anlamak için baktığımızda karşımıza 5 önemli şehir çıkar. Bunlar:

– Mekke

– Medine

– Taif

– Kudüs

– İstanbul

Elbette bu şehirler dışında da birçok şehir örnek olarak verilebilir, ancak özellikle biz bu beş önemli şehri fetihleri açısından kısaca değerlendirmek istiyoruz.

1- Mekke

Mekke, Hz. Peygamber’in (sas) doğup büyüdüğü 40 yıl nübüvvet öncesi hayat yaşadığı, yüzlerce hatırasının olduğu, 13 yıl da peygamber olarak bir hayat yaşadığı yeryüzünün en kutsal beldesi ve şehirlerin anası olan bir şehirdir.

40 yaşına kadar Hz. Peygamber’in (sas) Mekke ile Mekke ahalisinin O’nunla hiçbir sıkıntısı olmamıştı. Ama ne zaman ki nübüvvetin mesajları duyurulmaya başladığında, hakkın sesi gür bir seda ile çağlamaya başladığında İslam sokağa, caddeye, Kâbe’ye, ticarete, siyasete müdahil olmaya başladığında, işte o zaman birileri bu sesi kısmaya çalışmış; işkenceler, baskılar, tehditler ve neticesinde hicretler başlamıştı.

13 yıl boyunca Efendimiz (sas) hep cihad ediyor, sahabeye cihadı telkin ediyor ve talim ediyor; ama asla kıtale/savaşa izin vermiyor. Demek ki, Mekke’de ilk günlerden itibaren cihad kavramı var, Medine’de ise hem cihad hem kıtal var. 13 yıllık Mekke dönemi boyunca, bir iki münferit hadise dışında Müslümanları, müşriklerin karşısında, onlara karşı fiili olarak bir şeyler yaptıklarını görmüyoruz. O günler azık hep sabırdır, ama yüreklerde çok büyük bir umut vardır.

Bir örnek olması açısından Hz. Peygamber’in (sas) ilk günlerde Sahâbe’den Habbab b. Eret’e (ra) söylediği sözler verilebilir. Başta Buhâri olmak üzere birçok kaynakta bizzat Habbab b. Eret’in kendi lisanından dinliyoruz. Diyor ki: “Nübüvvetin o ilk günlerinde Mekkelilerin bize yaptıkları işkenceler dayanılmaz bir boyuta geldiğinde, mahzun mahzun Kâbe’ye doğru gitmiştim. Kâbe’nin yanına geldiğimde Efendimiz’in (sas) hırkasını başının altına yastık yapmış bir halde dinleniyordu. Yanına vardım, selam verdim ve dedim ki: “Ya Resûlullah! Bizim için Allah’a dua etsen de, Allah bizlere bir çıkış yolu gösterse, bize yardım için bir kapı açsa olmaz mı?” Benim bu sözümün üzerine Efendimiz’in (sas) rengi değişti, biraz da sinirlendi ve o halde dedi ki: “Size ne oluyor ki bana böyle bir taleple geliyorsunuz? Sizden önce yaşayan müminlerin başlarına öyle musibetler gelirdi ki yine de onlar sabrederlerdi. Onlardan biri tutuklanır, kazılan bir çukura diri diri gömülürdü. Başka biri testere ile başından ikiye ayrılırdı. Tırnakları etlerinden demirlerle çekilirlerdi. Bu kadar ağır işkenceler görmelerine rağmen yine de onlar dinlerinden dönmezlerdi. Allah’ın adına yemin ederim ki, Allah nurunu tamamlayacaktır. Öyle günlere şahit olacaksınız ki, bir kadın tek başına hiçbir şeyden çekinmeden San’a’dan Hadramut’a, -Yemen’den Irak’a- yolculuk edecektir. Ama siz sabırsızlanıyorsunuz?” Buhâri, Kitâbü’l-Menâkıb, 61

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

432. Sayı Aralık 2018