Sayı : 429   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Kimlik İnşası

Ramazan Kayan

Çukurlaşan İnsan

  • 05 Eylül 2018
  • 83 Görüntülenme
  • 429. Sayı / 2018 Eylül



Dünya, derin bir çukur… Ve çukurlaşan toplumlar, nükleer silahlarla dünyayı ateş dolu bir çukur ve kan gölüne dönüştürdü… Kurtlaşan nesiller, birbirinin kuyusunu kazmakla meşgul… Çünkü artık insan insanın yurdu değil, insan insanın kurdu oldu… İnsan dünyevileştikçe çukurlar derinleşiyor, değerler dibe vuruyor…

 

Sadece bir boyutlu bakarak, bütün bir varoluşun anlamını ıskalıyoruz, ölümü sümen altı etmeye çalışıyoruz… Mezar çukuruna sırtımızı döndükçe, dünya çukurlarımız derinleşiyor… Evet, gezegenlerde gezmeyi hedefleyenler, gözlerinin önündeki mezar çukurlarını görmez oldular… Açgözlülerin göz çukurunu kara topraktan başka ne doyurabilir ki?

 

Gençlik çaresiz… Şayet bu gençlere çığır açmaz, çağrıda bulunmazsak çukurlardan çukur beğenmek durumunda kalacaklar… Artık çukurlardan geçilmiyor… Düşünsel, kültürel, sanatsal, siyasal, sosyal, kurumsal, kamusal, yasal, geleneksel, tarihsel, bireysel, ulusal, küresel, bilimsel örgütsel çukurlar… Moda, marka, model, kariyer, statü, ünvan, sınıf, meslek, piyasa, pazar çukurları… Reklam, rekabet, rant, reyting, rövanş çukurları…

 

İnsan hayatının akışının tek düze olmadığı bilinen bir gerçek. Yaşam inişli ve çıkışlı… Sarp yokuşlar, çetin virajlar, derin kuyular, hep insan için… Bu netameli ve muhataralı yolculukta insanların rolleri de farklı… Her insan kendi şakilesine göre bir yol tutar… Tiyneti, seciyesi neyse gidişatı o yöndedir… Mesleki, menzili, maksudu mizacına uygundur…

Bu önermeden hareketle insanları üçe ayırabiliriz:

Bir; insanlık için çığır açanlar.

İki; insanlık için çukur kazanlar.

Üç; çukurlardan çıkabilmek için çırpınanlar.

İlahi öğretiyi ve nebevi misyonu temsil ve tebliğ edenler, insanlığın felahı için çığır açabilmek adına hep çırpınmışlardır. Onların çağrısı ve çizgisi bellidir…

Bugün tüm insanlık için en ciddi tehdit, çukurcular ve çukurlardır… Yeryüzünün hilafetine namzet, eşrefi mahlûkat olan insan çukurlarda can çekişmekte, esfeli safiline doğru sürüklenmektedirler…

Peki, kimdir bu çukurcular?

Ya da nedir bu çukurlar?

Allah'ın hidayet ettikleri dışında, bu çukurlardan ve çıkmazlardan korunabilmek oldukça zor…

Modern uygarlıktan arta kalan nedir sizce?

Dünya, derin bir çukur… Ve çukurlaşan toplumlar, nükleer silahlarla dünyayı ateş dolu bir çukur ve kan gölüne dönüştürdü… Kurtlaşan nesiller, birbirinin kuyusunu kazmakla meşgul… Çünkü artık insan insanın yurdu değil, insan insanın kurdu oldu… İnsan dünyevileştikçe çukurlar derinleşiyor, değerler dibe vuruyor…

İnsan dünyevileştikçe çukurlar derinleşiyor, değerler dibe vuruyor…

Müteal olandan koptukça seküler, liberal, popüler, rasyonel çukurlar kuşakları yutuyor… Tek kaygısı dünya hazları olanlar, hızla meçhul çukurlarda çürümeye koşuyorlar… Öyle ki, artık çukurlardan kurtulayım diye bir dertleri de yok…

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

429. Sayı Eylül 2018