Sayı : 431   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Kardeş Ayetler

Prof. Dr. Ali Akpınar

Gece Gündüz Ayetleri

  • 05 Eylül 2018
  • 219 Görüntülenme
  • 429. Sayı / 2018 Eylül



Gece ve gündüz, sürekli içerisinde yaşadığımız için çoğu zaman farkına varamadığımız, kıymetini bilemediğimiz ayetler. Onun için onlarca Kur’an ayetinde gece ve gündüzden bahsedilmiştir. Pek çok ayette gece ve gündüze yemin edilerek onların önemine dikkatler çekilmiştir. Gece ve gündüz dilimlerinden olan Fecr, Duhâ, Leyl; birer Kur’an suresine isim olmuştur. Aynı şekilde gündüzün alameti Güneş/Şems, gecenin alameti Ay/Kamer, günlerin efendisi Cuma; birer sureye isim olmuşlardır.

 

İlahî füyuzat daha çok gece gelir. Bunun için geceler gaflet ve işret zamanları olmamalıdır. Pek çok peygamberin hayatında gecenin ayrı bir yeri vardır. Onlar Yüce Rabbin ikramlarına geceleyin mazhar olmuşlardır. Peygamberimize de Kur’an gece indirilmeye başlanmıştır. Gece inmeye başlayan vahiy ile onun ve insanlığın hayatındaki karanlıklar son bulmuştur.

 

 

 

Ayet; bize Yüce Yaratıcıyı hatırlatan, O’nun varlığına ve erişilmez kudretine işaret eden, bizi O’na götüren delil, işaret ve alamet demiştik. Gece ve gündüzü de bu büyük ayetlerden görmemiz gerekir. Gece ve gündüzü iki muhteşem ayet olarak görmeli, onları fark etmeli, üzerinde durup derinlikli olarak düşünmelidir.

 

 

 

Gece ve gündüz, Yüce Rabbimizin erişilmez gücünü gösteren en büyük ayetlerindendir. O’nun kâdir, hakîm, zâhir, bâtın, bâıs, mümît, nûr, latîf başta olmak üzere pek çok isim ve sıfatlarının tecelli ettiği ayetlerdir onlar. Gece ve gündüzü var etmesi, uzayıp kısalması, birbirine katması O’nun kudretini gösteren ayetlerdendir. Gecenin karanlığında, gündüzün aydınlığında, karanlık ve aydınlığın birbirine karışmasında, birbirinden ayrışmasında sayısız hikmetler vardır. Gece O’nun görünmeyen zatına, gündüz ise her şeyde bariz olan kudretine delalet eder. Sabahla birlikte gündüzün gelişi O’nun diriltme; akşamla birlikte gecenin gelişi de O’nun öldürme sıfatını hatırlatır bize. Gündüz ışığını O’nun nûr isminin tecellisinden alır. O, gecenin sessizlik ve karanlığında olan tüm incelikleri bilen latîftir.

Gece ve gündüz, sürekli içerisinde yaşadığımız için çoğu zaman farkına varamadığımız, kıymetini bilemediğimiz ayetler. Onun için onlarca Kur’an ayetinde gece ve gündüzden bahsedilmiştir. Pek çok ayette gece ve gündüze yemin edilerek onların önemine dikkatler çekilmiştir. Gece ve gündüz dilimlerinden olan Fecr, Duhâ, Leyl; birer Kur’an suresine isim olmuştur. Aynı şekilde gündüzün alameti Güneş/Şems, gecenin alameti Ay/Kamer, günlerin efendisi Cuma; birer sureye isim olmuşlardır.

Bu ayet ve sureleri okudukça gece gündüz nimetini ve ayetini hatırlamamız gerekir. Bu ayetleri fark etmemiz için de gece ve gündüz üzerinde durup düşünmemiz, gece ve gündüzün gelişini izlememiz gerekir. Nasıl o gece karanlığından gündüz sıyrılıp çıkmakta; nasıl o gündüz aydınlığında gece süzülerek gelmekte. Gündüz ayetindeki ısı ve ışık; gece ayetindeki karanlık ve onunla beraber gelen sükunet. Gündüzün her saatinde şiddeti ve derecesi değişen aydınlık ve sıcaklık. Gece ayetinin her saatinde değişen karanlık. Gecenin zifiri karanlığının yavaş yavaş çekilip gitmesi ve gündüzün aydınlığının yavaş yavaş gelmesi ile alıştıra alıştıra gelen ve giden gece ve gündüz. Aslında yeryüzünü aydınlatan güneş ve sayısız yıldız hiç sönmemekte, ama buna rağmen dünyanın bir yarısı karanlıkta kalmaktadır. Dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesiyle gece gündüz meydana gelmektedir. Ancak gece ve gündüzün saatleri sürekli ve planlı olarak değişmektedir. Ne aydınlatan gök cisimlerinin enerjisi tükenmekte, ne de zaman ve ölçüleri şaşmaktadır. Aydınlatmada, harekette her hangi bir aksaklık ve arıza oluşmamaktadır. Her şey ölçülü, dengeli, palanlı ve programlıdır. Hepsi üzerinde derin düşünmeleri beraberinde getirir.

Bu nimetleri fark edebilmek ve hayatımızdaki önemini kavrayabilmek için onların bir an olsun elimizden alınıvereceğini düşünmek yeteridir. Rabbimizin buyurduğu gibi:

“De ki: Söyler misiniz? Eğer Allah geceyi üzerinize kıyamete kadar uzatsaydı, Allah'tan başka hangi tanrı size bir ışık getirebilir? Dinlemez misiniz?

De ki: Söyleyin: Eğer Allah gündüzü üzerinize kıyamete kadar uzatsaydı, Allah'tan başka hangi tanrı, içinde istirahat edeceğiniz geceyi size getirebilir? Görmez misiniz?

Allah dinlenmeniz için geceyi ve lütfedip verdiği rızkı aramanız için gündüzü meydana getirmiştir. Bunlar, O'nun rahmetinden ötürüdür. Belki artık şükredersiniz.” (Kasas, 28/ 71-73)

Bir an düşünelim, sürekli gece ve karanlık olsa yahut sürekli gündüz ve aydınlık olsa, ne kadar sıkıcı ve çekilmez olurdu değil mi?

Gece sükûnet ve dinginlik zamanı, istirahat, uyku ve ibadet vaktidir. Akşam, yatsı ve sabah namazları gecenin içerisindedir. Bunun yanında gece ibadeti teheccüd namazı, tefekkür, tilavet, zikir de yine geceyi değerlendiren ibadetlerdir. Gece kalkışı, gece duruşu, gece ibadeti, gece okunuşu bir başkadır. Etkili, neşveli, doyurucu, sükûnet vericidir. Gece ibadeti, nefsi dizginler, gece kalkışında engeller kalkar, sır perdeleri aralanır, gece ibadeti kulun içtenlik gösterisidir.

Geceleyin uyumanız, gündüz de lütfundan rızık aramanız O'nun varlığının ayetlerindendir. Bunlarda kulak veren millet için dersler vardır.” (Rûm, 30/23) “Onlara bir ayet de gecedir: Gündüzü ondan sıyırırız da karanlıkta kalıverirler.” (Yasîn, 36/37) Uykunuzu dinlenme vakti kıldık, geceyi bir örtü yaptık. Gündüzü geçimi sağlama vakti kıldık…” (Nebe’, 78/9-10) Size, geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü aydınlık olarak yaratan Allah'tır. Doğrusu Allah insanlara karşı lütufkardır, ama insanların çoğu şükretmezler.” (Mümin, 40/61) “Size geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü çalışasınız diye aydınlık olarak yaratan Allah'tır. Kulak veren millet için bunlarda ayetler vardır.” (Yunus, 10/67) “Geceleyin uyanıp, yalnız sana mahsus olarak fazladan namaz kıl. Belki de Rabbin seni övülecek makama yükseltir.” (İsrâ, 17/79) “Ey örtünüp bürünen! Gecenin yarısında, istersen biraz sonra, istersen biraz önce bir müddet için kalk ve ağır ağır Kur’an oku. Doğrusu Biz, sana, taşıması ağır bir söz vahyedeceğiz. Şüphesiz, gece kalkışı daha tesirli ve o zaman okumak daha etkilidir. Çünkü gündüz, seni uzun uzun alıkoyacak işler vardır.” (Müzzemmil, 73/1-7) Rabbinin adını sabah akşam an. Geceleyin O'na secde et; O'nu geceleri uzun uzun tesbih et.” (İnsân, 76/25-26)Size geceyi örtü, uykuyu rahatlık kılan, gündüzü çalışma zamanı yapan Allah'tır.” (Furkân, 25/47)

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

429. Sayı Eylül 2018