Sayı : 449   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Esma-ül Hüsna

Adem Karataş

El-Azıim

  • 08 Mayıs 2020
  • 45 Görüntülenme
  • 449. Sayı / 2020 Mayıs
Yazarın Diğer Yazıları
Adem Karataş
Tüm Yazı Arşivi



 

اَلْعَظِيمُ

 

Azıîm sıfatı; Allah’ın izzet ve celâlinin, gücü ve şanının büyüklüğünü, azamet ve kibriyâ sahibi olduğunu ifade eder. Allah, her şeyden büyüktür. O’ndan büyük hiçbir şey yoktur. Bu büyüklük, cisimlerin büyüklüğü gibi bir büyüklük değil, sıfatlarının büyüklüğüdür.

 

Allah, bütün mükemmel ve eksiksiz sıfatlara sahiptir. Bu yönüyle O’nun herhangi bir eksiği ve kusuru yoktur. O, en büyük, en mükemmel ve en geniş olandır. Her şeyi bilen, her şeye gücü yeten, ululuk ve yücelik sahibidir. İnsanlardan hiç kimse, Allah’ın yüceltildiği gibi yüceltilmeyi hak edemez. Kullar, Yüce Allah’ı kalpleriyle, dilleriyle ve bütün azaları ile yüceltirler.

 

 

EL-AZIÎM: Büyük olmak anlamındaki “a-z-m” kökünden türeyen “azıîm” büyük, ulu manasına gelen bir sıfattır.

Azıîm sıfatı; Allah’ın izzet ve celâlinin, gücü ve şanının büyüklüğünü, azamet ve kibriyâ sahibi olduğunu ifade eder. Allah, her şeyden büyüktür. O’ndan büyük hiçbir şey yoktur. Bu büyüklük, cisimlerin büyüklüğü gibi bir büyüklük değil, sıfatlarının büyüklüğüdür.

“Azuma” fiilinin asıl anlamı; kemiği büyük oldu demektir. Daha sonra, her büyük şeye “azıîm” denilmiştir. (El-Müfredat, Ragıb el-Isfehânî, s.339)

El-Hattâbî (ra)’den rivayetle: “Azıîm, büyüklük ve yücelik sahibi olandır. Bedenlerin niteliği sayılan büyüklüğün dışında şanı yüce ve önemi büyük olandır.” (El-Esmâ ve’s-Sıfat, Beyhakî, s. 83 - Esmâ-ül-Hüsnâ, Heyet, s.240)

El-Azıîm; Saygıyı gerektirecek bütün özellik ve vasıflara sahip, çok yüce ve pek büyük olandır.

“Onlar Allah’ı gereği gibi takdir edip tanımadılar. Kıyamet gününde bütün dünya O’nun avucundadır; gökler de O’nun kudret elinde dürülüp bükülmüştür. Allah, müşriklerin koştukları ortaklardan uzaktır ve yücedir.” (Zümer, 39/67)

“El-Azıîm; En güzel ve mükemmel niteliklerle bezeli olan, hiçbir zaman acze düşürülemeyendir.

El-Azıîm; Emirlerine hiçbir şekilde karşı gelmek mümkün olmayan ve aciz bırakılamayan, zatının ve sıfatlarının mahiyeti tam olarak anlaşılamayacak kadar ulu/yüce varlık. (Allah’ın Güzel İsimleri Esmâü’l-Hüsnâ, Prof. Dr. Ramazan ALTINTAŞ, s.161)

El-Halîmî (ra)’den rivayetle: “Azıîm, mutlak olarak kendisinden kaçınmak ve uzak durmak mümkün olmayandır. Çünkü bir toplumun büyüğü, o toplumun bütün işlerini üslenen, kendisine karşı çıkılamayan ve emirlerine aykırı davranılamayandır. Ancak gerçek mahiyeti böyle olmakla beraber bu kimse, çeşitli belâ ve musibetler nedeniyle zayıf düşebilir ve gücü elinden gidebilir. Bu durumda kendisine karşı çıkılabilir, hatta mağlup edilip saltanatı yok edilebilir. Oysa Allah-ü Teâlâ, mutlak güç sahibidir ve hiçbir şey O’nu güçsüz kılıp aciz düşüremez. Karşı çıkılıp mağlup edilemez. Emirlerine karşı konulamaz. O, gerçek büyüktür. Bu ismin başkaları için kullanılması mecazi anlamdadır.” (El-Esmâ ve’s-Sıfat, Beyhakî, s. 83 - Esmâ-ül-Hüsnâ, Heyet, s.240)

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

449. Sayı Mayıs 2020