Sayı : 449   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Hususi Fikirler

Mustafa Çelik

Allah Musibetlerle İmtihan Eder

  • 08 Mayıs 2020
  • 92 Görüntülenme
  • 449. Sayı / 2020 Mayıs
Yazıyı Dinle
0:00
0:00
Yazarın Diğer Yazıları
Mustafa Çelik
Tüm Yazı Arşivi



Biz iman çeşmesinden sevgi suyunu içmişiz ırmak ırmak. Hz. Muhammed (sav)’den bu yana İslâm ümmeti olarak çoğaldık tekbir tekbir çağlayarak. İmtihanın şartlarına katlanacağız bazen sabır ederek, bazen de ağlayarak. Musibet hangi çeşitten olursa olsun Allah’ın izniyle isabet eder. Her musibet bir afettir, her afet bir ayettir. Her ayet bir işarettir, her işaret bin bir ibrettir. Musibetler bize imtihandır, inzardır, ihtardır, ikazdır.

 

Musibetler; imtihan maksadıyla dünyaya gönderilen insanın göstereceği tepkileri ölçmek için sorulan sorulardır. Fakirlik, hastalık, kaza ve belâlar, semavî ve arzî afetler ve ölümler karşısında buna muhatap olanların göstereceği davranışlar imtihanın ana sorusunu oluşturur. Her insan imtihan olur; ama soru kitapçıkları ayrı ayrıdır. Bazılarına A kitapçığı, bazılarına B kitapçığı düşer. Sorular kişiye ve seviyeye göre sıralamada farklılık gösterir, ama puan değeri ve puanlama sistemi aynıdır.

 

Allah musibetlerle terbiye edip imtihan eder. Musibette "kulları deneme, imtihan edip iyiyi kötüden ayırma" gayesinin bir neticesi, mü’minle kâfirin, yalancı ile doğrunun, sabırlı gerçek mücahit ile sahtekârın, Allah ve Rasûlüne uyanla uymayanın ve mü’minle münafığın seçilip birbirinden ayrılmasıdır. Her musibette iki yön vardır. Biri, insanın işlediği suçlardan dolayı gördüğü ceza manasına gelir; diğeri, Allah’ın merhametinin tecellisine bakar. İnsana bakan yönüyle her musibet İlâhî adaletin bir yansımasıdır. Bir ihkak-ı haktır, bir cezadır ve dolayısıyla da bir kefarettir. Allah’ın rahmetine bakan yönüyle her musibet, bir İlâhî lütuftur, bir iltifattır, bir korumadır, bir inayet cilvesidir. Bir terbiye etme sürecidir.

Bu dünya bir imtihanlar geçididir. Güneşe bakarken dimdik uzandığımız göze; gönül dağında geldik büründük gölgemize.. Salihattan olan amel mü’min gönüllerde vazgeçilmez divan. Allah rızası için şer’i şerife uygun olarak ortaya konulan her amel yarınlar için dikilen bir fidan!

Enes İbni Mâlik (ra)den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu:"Herhangi birinizin elinde bir hurma fidanı varken, kıyamet kopacak olsa, derhal onu diksin!" (Heysemî, Mecmeu'z-zevâid, IV, 63-Bezzâr'dan naklen)

Biz iman çeşmesinden sevgi suyunu içmişiz ırmak ırmak. Hz. Muhammed (sav)’den bu yana İslâm ümmeti olarak çoğaldık tekbir tekbir çağlayarak. İmtihanın şartlarına katlanacağız bazen sabır ederek, bazen de ağlayarak. Musibet hangi çeşitten olursa olsun Allah’ın izniyle isabet eder. Her musibet bir afettir, her afet bir ayettir. Her ayet bir işarettir, her işaret bin bir ibrettir. Musibetler bize imtihandır, inzardır, ihtardır, ikazdır. İslam'daki dünya ve ahiretin sebep-sonuç ilişkisi ile birbirlerine olan sıkı münasebetinden ötürü "dünya hayatı, ahiretin tarlasıdır." düşüncesi içerisinde "kimin daha iyi amel edeceğini denemek üzere" (Mülk, 67/2) insan için farklı yaşam ortamları ve değişik hayat standartları verilmiştir. Hatta fert olarak bir insanın hayatı bile kendi içinde girintili çıkıntılı bir tablo çizer. Dünyada nimet, iyilik ve ihsan ile zaruret, çaresizlik, yoksulluk ve sıkıntı arasına sıkıştırılmış bir hayat vardır. Hayat, zıtlıkların bileşimidir. İnsanların kimi zengin, kimi fakir; kimi neşeli, kimi kederli; kimi sıhhatli, kimi hastadır. İnsanların birbirlerine karşı durumları bu olmakla beraber fert bazında da insan, neşeli-üzüntülü, varlıklı-fakir, sıhhatli-hasta durumlarının arasında gider, gelir. Mü’min insan için bolluk ile imtihan; güzel fırsat Maşaallah. Kul nankör olursa belki geri alınır, bu nimetler Mazaallah.

Kur’an'da imtihan, deneme ve imtihan maksatlı başa gelenler manasını başta "belâ" ve "musibet" kelimeleri ifade etmektedir. Ancak bu iki kelimenin yansıra "durr" , "azab" , "hızy", "be's" ve "fitne" kelimeleri de bu paraleldedir. Şimdi bu kavramların hepsine kısaca değinelim. Bela kelimesi (b-ı-y) fiilinin mastarı olup "sınamak, denemek, imtihan etmek" manalarına gelir ve fiil olarak hem "b-ı-y" hem de "ibtela" şekilleriyle kullanılır. İsim şekli ise "bela" ve "ibtila" dır. (Bkz. Bakara, 2/49; Araf, 7/141; Enfal, 8/17; İbrahim, 14/6; 5affat, 37/106; Duhan,44/33)

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

449. Sayı Mayıs 2020