Sayı : 451   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Başyazı

Abdullah Büyük

Müslüman'ın Ramazan İle İrtibatı

  • 08 Mayıs 2020
  • 247 Görüntülenme
  • 449. Sayı / 2020 Mayıs
Yazıyı Dinle
0:00
0:00
Yazarın Diğer Yazıları
Abdullah Büyük
Tüm Yazı Arşivi



Rabbimiz tarafından cennet kontenjanının en geniş haliyle açılmış olduğu mübarek bir zaman dilimindeyiz. Bu cennet kontenjanını bütün dünya nüfusu doldurmaya yetmez. Yine Rahman olan Rabbimiz öyle bir af kredisi açmış ki, bütün insanlığın günahları toplansa onu tüketmeye yetmez. Bu kontenjanda herkese yer var, bu kredi herkese yeter. Bu ayın rahmetinden ve bereketinden şemsiyelerini açıp kuru kalmakta inat edenlerimiz hariç, herkes nasiplenecektir.

 

 

Ramazan getirmiş olduğu güzellikleriyle solumuş olduğumuz havaya dahi tesir etmiştir. Bu mübarek zaman diliminde gökyüzündeki melekler yeryüzündeki insanlar için istiğfar mesaisi yapmaya başlamış. Yeryüzündeki insanlar da gökyüzündeki meleklere benzemek için dünya meşgalelerini azaltıp kendilerini ibadete adamışlardır. Çevremize bir bakalım, canlı cansız her şey Ramazan'dan nasibini almış, kutuplarda ya da çölde olsun hiç fark etmez, her yerde mevsim aynı; Ramazan...

 

 

İnsanoğlunun işlemiş olduğu günahlarla manen, eliyle yapmış olduklarıyla da madden kirlenmiş bir dünyada yaşıyoruz. Seküler kirlilik, hayatın bütün alanlarına nüfuz ediyor. Siyaset, ticaret, medya, kültür, sanat, ahlâk, sokak... Her şey bu kirlilikten nasibini alıyor. Fahşâ, münker, azgınlık, açgözlülük, lüks, israf, şiddet, bencillik sistemli olarak yaygınlaştırılırken; adalet, ihsan, infak, yardımlaşma, dayanışma, paylaşma, itidal, tevazu, sabır, takva, affetme, sevgi, vefa gibi erdemler unutturuluyor, törpüleniyor, aşındırılıyor. Kötülerin çoğalması ve kötülüklerin yaygınlaşması ise, ruhumuzu daraltıyor, içimizi burkuyor ve adeta ufkumuzu karartıyor…

İşte, tam da böyle bir anda Ramazan imdadımıza yetişiyor. Paslanan, kirlenen, katılaşan kalplerimizi rahmet deryasında yıkayıp arındıracak, yumuşatıp itminana, sekînete erdirecek kutlu mevsim başladı. İnsanlığımızı, kulluğumuzu, sorumluluklarımızı, görevlerimizi hatırlamak için bu ayda inen Kur’an’ın ebedi mesajlarına kulak vereceğimiz, hakkı batıldan ayıran şaşmaz ölçülerine sımsıkı sarılıp, işaret ettiği dosdoğru yolda yürüyeceğimiz bir mana iklimine daldık; bereket, mağfiret, merhamet, huzur ve barış iklimine...

Rasûlüllah (sav)’in “sabrın yarısı” buyurduğu orucumuzla; yalnız midelerimizi boş bırakmakla yetinmeyip, gözümüze, kulağımıza, elimize, ayağımıza, hâsılı tüm vücudumuza hükmedecek, arzularımıza gem vuracağız...

Rasûlüllah (sav)’in, “Ramazan ayı girince göklerin/Cennetin kapıları açılır, Cehennemin kapıları kapanır, şeytanlar zincire vurulur” hadis-i şerifindeki müjde ve fırsatlardan faydalanarak; yine Allah Rasûlü (sav)’in,“damarlarınızda akan kan” gibi dediği şeytanı, oruç, namaz ve Kur’an’dan güç alarak zincire vuracağız... Nefis ve şeytanın hâkimiyetinden kurtulup yalnız Allah’a teslim olarak Cehennem kapılarını kapatacak, Cennet’in kapısını aralayacak sabredenlere vaad edilen hesapsız mükâfat’a nail olacağız inşaallah...

“Ramazan’ın evvelini rahmet, ortasını mağfiret, sonunu cehennem ateşinden azad oluşturur” buyuruyor Peygamberimiz. İlahi rahmete, mağfirete ne kadar da ihtiyacımız var. Hele ateşten kurtulmaya.

Rabbimiz tarafından cennet kontenjanının en geniş haliyle açılmış olduğu mübarek bir zaman dilimindeyiz. Bu cennet kontenjanını bütün dünya nüfusu doldurmaya yetmez. Yine Rahman olan Rabbimiz öyle bir af kredisi açmış ki, bütün insanlığın günahları toplansa onu tüketmeye yetmez. Bu kontenjanda herkese yer var, bu kredi herkese yeter. Bu ayın rahmetinden ve bereketinden şemsiyelerini açıp kuru kalmakta inat edenlerimiz hariç, herkes nasiplenecektir.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

449. Sayı Mayıs 2020