Sayı : 438   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

İslam Aleminden

Ahmet Varol

Yedinci Yılında Suriye Direnişi

  • 04 Nisan 2017
  • 797 Görüntülenme
  • 412. Sayı / 2017 Nİsan
Yazıyı Dinle
0:00
0:00
Yazarın Diğer Yazıları
Ahmet Varol
Tüm Yazı Arşivi



 

Suriye direnişi üzerinde oynanan oyunların en önemli boyutlarından birini de IŞİD veya DAİŞ kısa adıyla tanınan örgüt oluşturmaktadır. Bu örgüt önce Irak'ın ABD tarafından işgal edilmesi döneminde, işgale karşı verilen mücadeleyi yıpratma amacıyla bu ülkede Irak İslâm Devleti adıyla ortaya çıkmıştı.

 

IŞİD'in bir önemli yanı da olayların arka planını yeterince değerlendiremeyen ve kendini ortaya koyma heyecanı içinde olan gençleri çekip imha etmek amacıyla bir bataklık olarak kullanılmasıdır. Bu özelliğinden yararlanılarak Avrupa ülkelerinin geleceği açısından bir risk olarak değerlendirilen birçok gencin Suriye ve Irak'a çekilip imha edilmesi de dikkatlerden kaçmamalı.

 

ABD, Suriye'de görünüşte Baas rejimine ve onun saldırılarına karşı açıklamalar yaptı. Bunların tümü sadece fiiliyatta bir karşılığı olmayan göstermelik tepkilerden ibaretti. Gerçekte ABD'nin Suriye konusundaki hesapları ve planları İran'ın ve Rusya'nın hesaplarıyla örtüşmektedir. Zaman içinde izlediği siyaset de bunu çok açık bir şekilde gözler önüne sermiştir.

 

ABD'nin en vahşi saldırılarından biri de Halep'in Etarib ilçesine bağlı ve muhaliflerin kontrolünde olan Cine köyündeki Hz. Ömer Camisi'ni 16 Mart 2017 tarihinde yatsı namazı esnasında vurması oldu. ABD bu saldırıyı El-Kaide mensuplarına karşı düzenlediği iddiasında bulundu. Ancak yetmiş kadar sivil vatandaş namaz esnasında korkunç bir şekilde topluca öldürüldü. Bu saldırıda en az 100 kişi de yaralandı.

 

 

Direnişin Altı Yılı

15 Mart 2017 tarihinde, Suriye'de Baas zulmüne karşı halk ayaklanması ve özgürlük mücadelesi altı yılını tamamlayarak yedinci yılına girdi. Tarihin belki zulme karşı verilen en zorlu mücadelelerinden biri oldu. Bunun sebebi ise direnen halkın karşısında sadece bu halka zulmetmek için saltanatını sürdürmek isteyen rejim güçlerinin değil onun üzerinden hesap ve plan yapan bütün uluslararası ve bölgesel zulüm güçlerinin yer almasıydı. Biz de yedinci yılına girmesi münasebetiyle bu ayki yazımızda Suriye direnişinin karşı karşıya olduğu durumu genel boyutlarıyla değerlendirmek istedik. Yazımızda ağırlıklı olarak bugün karşı karşıya olduğu durumu değerlendirmek istiyoruz. Fakat geçirdiği aşamaları da özet bilgilerle hatırlatmakta yarar görüyoruz.

Suriye'de yıllardan beri Baas diktasının zulmüyle karşı karşıya olan halk için Arap Baharı adı verilen kitlesel başkaldırı olayları cesaretlendirici bir gelişme oldu. Çünkü bu halk yıllardan beri haklarından ve özgürlüklerinden yoksun bir şekilde sürekli zulme maruz kaldığından sosyal nedenler mevcuttu. Özellikle rejimin güvenlik güçlerinin Der'a'da duvara yazı yazan lise öğrencilerine vahşi bir şekilde işkence etmesi kitlesel hareketlenmeyi tetikleyen bir gelişme oldu.

Ancak halkın amacı silahlı bir mücadele değil isteklerini sivil eylemlerle dile getirerek rejim güçlerine bunları kabul ettirmeye çalışmaktı. Rejim güçleri ise Arap Baharı olaylarına şahit olan ülkelerde gözlenen durumdan dolayı hemen kendi geleceği konusunda ciddi endişeye kapıldığı için derhal silahları devreye soktu ve olayların başlangıcından itibaren şiddete başvurdu. Ama rejimin silahlı saldırılarına rağmen olayların ilk altı aylık sürecinde halk yani muhalefet tarafında silahlı bir karşı koyma olmadı. Silahlı karşı koyma olayları, halka silah çekmek istemedikleri için ordudan kaçan subayların öncülüğünde oluşturulan Özgür Suriye Ordusu'nun silahı devreye sokmasıyla başladı. Sonrasında muhtelif ortamlarda farklı silahlı direniş grupları ortaya çıktı.

 

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

412. Sayı Nİsan 2017