Sayı : 419   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

İrfan Mektebi

Osman Nuri Topbaş

Tatil Yok, Gayrete Devam

  • 04 Nisan 2017
  • 338 Görüntülenme
  • 412. Sayı / 2017 Nİsan
Yazıyı Dinle
0:00
0:00
Yazarın Diğer Yazıları
Osman Nuri Topbaş
Tüm Yazı Arşivi



Gençler, şunu asla unutmayın ki İslâm, sadece iman ve ibadetlerden ibaret bir hayat değildir. O, iman ve ibadetlere ilâveten, muamelat, ahlâk ve bilhassa hak ve hukuka riayet gibi, hayatın her alanını inceden inceye tanzim eden, son derece hassas ölçüler manzumesidir.

 

Dünya bizden hizmet bekliyor. Sadece Hakk’ın rızasının arandığı, şefkat ve merhamet gösterirken hiçbir gönlün birbirinden farklı tutulmadığı, gönüllerin bir dergâh hâline getirildiği, yani bir Güneş gibi her karanlığı aydınlatan, her üşüyeni ısıtan bir hizmet… Yaralı gönüllerin sarılmasını, akan gözyaşlarının silinmesini gaye edinen bir hizmet…

 

Akılda atalet; idraki öldürür. Gönülde atalet; hassasiyeti yok eder. İlimde atalet, basiret ve irfanı köreltir. Hak ve hukuka riayette atalet, zulmü tetikler. Muhabbette atalet, ayrılık ve gayrılık getirir. Dünyada atalet, -Allah korusun- ahirette ebedî saadetten mahrumiyete sebep olur.

 

Bugünkü eğitim sisteminde verilen dersler, manevi dünyadan ziyade, dünyevî istikbale dair fayda temin etmeyi hedeflemektedir.

Fakat bir gencin ihtimam göstermesi gereken asıl husus; öğrendiği bilgileri, asıl maksadına yönlendirebilmektir. Yani sebepten Müsebbib’e, sanattan Sanatkâr’a, eserden Müessir’e intikal ederek dünyevî ilimleri, ilimlerin asıl kaynağı olan Cenab-ı Hakk’ı tanıyabilmeye, yani mârifetullâh’a bir basamak hâline getirmeye çalışmaktır. Zira bu fani dünyada bir imtihan mevsimi içinde olduğumuzu ve esas hayatın ahiret hayatı olduğunu unutmamamız icap eder.

Cenab-ı Hak bizi öyle bir imtihan dünyasında halk etti ki, zerreden küreye her şey, Allah Teâlâ’nın azametini ve sonsuz kudretini göstermekte.

İnsana bakıyoruz; bir damla sudan meydana gelmiş olan muazzam bir sistem.

Güneşʼe bakıyoruz; müthiş ve hassas bir denge. Nitekim Güneş, Dünyaʼmıza daha yakın olsaydı, sıcaktan bütün her şey kavrulurdu. Daha uzak olsa, bu sefer de her şey donardı.

Toprağa bakıyoruz; ne dehşetli bir tebeddülât, yani değişim. Bir toprak terkibinden bütün mahlukatı doyuracak sofralar kuruluyor. Küçücük bir tohum, toprağın bağrıyla buluşunca koca bir ağaca dönüşüyor.

Gökyüzüne bakıyoruz; tonlarca suyun arıtıldığı muazzam bir filtre… Sanki koca bir Akdeniz, havada temizlenip insana takdim ediliyor.

Gençler, şunu asla unutmayın ki İslâm, sadece iman ve ibadetlerden ibaret bir hayat değildir. O, iman ve ibadetlere ilâveten, muamelat, ahlâk ve bilhassa hak ve hukuka riayet gibi, hayatın her alanını inceden inceye tanzim eden, son derece hassas ölçüler manzumesidir.

Bir müslümanın taşıması gereken vasıfların zikredildiği pek çok ayet-i kerimeden birinde şöyle buyrulmaktadır:

“Siz, insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a iman edersiniz…” (Âl-i İmrân, 3/110)

Bu sebeple gençlerin, bir taraftan İslâmî kültürlerini artırmaları, diğer taraftan da gönül âlemlerinin inkişafını temin etmeleri zarurîdir. Zira Cenab-ı Hak ehemmiyetine binaen Kur’an-ı Kerim’de farklı kalıplarla 258 yerde “takva” kelimesini zikretmektedir. Bir ayet-i kerimede de şöyle buyurmaktadır:

“…Allah katında en keremliniz (en değerli olanınız), en çok takva sahibi olanınızdır…” (Hucurât, 49/13)

Milletler, tarih sahnesinde hayatiyetlerini ancak kendi bünyelerine has “kültür” değerleriyle devam ettirebilirler. Ruhunuzu İslâm kültürü ile dinlendirin.

Diğer taraftan da; “Müslüman devrin akışından mes’ûldür.” hakikati çerçevesinde, yakın çevrenizden başlayarak İslâm’ın güzellik ve ihtişamını bütün gönüllere anlatabilmeye gayret edin.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

412. Sayı Nİsan 2017