Sayı : 435   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

İslam Aleminden

Ahmet Varol

Trump'ın İslam'la Savaşı

  • 03 Mart 2017
  • 713 Görüntülenme
  • 411. Sayı / 2017 Mart
Yazıyı Dinle
0:00
0:00
Yazarın Diğer Yazıları
Ahmet Varol
Tüm Yazı Arşivi



İslamofobiyi Batı emperyalizmi hizmetindeki medya organlarından ve topluma yön veren muhtelif araçlardan da yararlanarak kendisi şekillendirdi ve yapılandırdı. Şekillendirme ve yapılandırma sürecinde siyasi mekanizma ile medya aynı paralelde hareket etti. İslam'ı hedefe yerleştiren, insanların ona karşı kin ve nefret duygularıyla doldurulmasını amaçlayan yoğun bir propaganda yürütüldü.

 

ABD'de Cumhuriyetçi Parti'den başkanlığa aday olan Donald Trump'ın oy kazanmak için kullandığı araçlardan biri de İslam ve Müslüman karşıtlığıydı. Bu konudaki söylemlerinin dünya genelinde tepkilere neden olması onu hiç ilgilendirmiyordu. Çünkü ABD toplumunda bu tür söylemlerin kendisine oy kazandırdığının farkındaydı.

 

Büyükelçiliğin Kudüs'e taşınması en başta siyonist işgal rejiminin burayı başkent ilan etmesinin onaylanması ve Kudüs'ün işgal devletinin başkenti olarak tanınması anlamına geliyor. Fakat böyle bir şeyin asıl tehlikesi Kudüs üzerindeki siyonist işgalin onaylanması ve meşrulaştırılmasındadır.

 

Trump, Müslüman halklara karşı tutumunu Suriye'yle ilgili siyasetinde de ortaya koydu ve burada Baas rejimini destekleyeceğini açıktan dile getirdi. Onun başkanlık koltuğuna oturmasından sonra direniş gruplarını hedef alan ABD saldırılarının artması bu desteğin fiili bir göstergesi olmuştur.

 

 

İslamofobi Batı'nın Yeni Siyaseti

Batı emperyalizminin kendi toplumlarını İslâm'a karşı seferber etmesinin yeni bir şekli olan İslamofobi konusunu Ribat'ın Eylül 2009 sayısında yayınlanan "İslamofobi Canavarı" başlıklı yazımızda ayrıntılı bir şekilde ele almaya çalışmıştık. Bu yazımızı kişisel web sitemiz olan www.vahdet.info.tr adresinden de okumanız mümkündür. O yüzden o yazımızda yer verdiğimiz bilgileri burada tekrar etmeyecek, İslamofobi konusunda sadece bazı hususlara dikkat çekmekle yetineceğiz.

Batılı yorumcuların değerlendirmelerine göre İslamofobi toplumsal bir olgu, kendiliğinden ortaya çıkmış bir realite, bir vakıadır. Fakat gerçekte bu olgu kendiliğinden değil toplumu yönlendiren birtakım organların yönlendirmeleriyle ortaya çıkmış bir vakıadır. Bu itibarla İslamofobi Batı emperyalizminin sistemli ve planlı bir siyasetinden doğmuş yapay bir sorundur.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

411. Sayı Mart 2017