Sayı : 435   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Hayata Dair

Yusuf Taşçı

Recep ve Şaban'ı Doğru Anlamak

  • 05 Mart 2019
  • 66 Görüntülenme
  • 435. Sayı / 2019 Mart
Yazarın Diğer Yazıları
Yusuf Taşçı
Tüm Yazı Arşivi



Allah’ın ayı olan Recep ayı, Allah’ı tanımamız, O’na yaklaşmamız için yapmamız gerekenlerin gözden geçirilmesi gereken bir aydır. Yani Recep ayında sürdüre geldiğimiz adetleri devam ettirelim fakat bunun yanında bu ayda neler yapmamız gerektiğini, bu ayın niçin Allah’ın ayı olarak nitelendirildiğini, Allah’ın bu ayda bizlerden ne beklediğini kendimize sorup gereğini yapalım. Yine bu ayın kulu rahmetle kuşatan büyük bir nimet olduğunu da bilelim.

 

 

Kullarına rahmetinin tecellisi olarak katından hidayet rehberini yani Kur’an-ı Kerim’i gönderen yüce Rabbimiz, bunun yanında bir de onun yaşanmış halini, yani sünneti ve Peygamberimizi lütfetmiştir. Maalesef bugün birçok Müslüman kardeşimiz Efendimizin yaşantısı, hayatı ve uygulamalarını kendi hayatıyla kıyaslanamayacak ve ulaşılamayacak bir derecede görmekte ve sünnetin uygulanabilirliği konusunda şüphe etmektedir.

 

 

1440 Hicri yılının Recep ayına ulaşmamıza çok kısa bir süre kaldı. Recep ayının temel özelliği Müslüman’ı Rabbine hazırlaması, Allah kul irtibatını sağlamlaştırmasıdır. Kur’an okumak, oruç tutmak, namaz kılmak, tövbe ve istiğfarlar ve diğer ibadetler de pek tabi bu işlevi görmektedir. Ancak Recep ayında bunların hepsinin ayrıca ele alınması bize kazanım sağlayacaktır. Şöyle ki her Müslüman bu mübarek ayda namaz kılmasından orucuna kadar her ibadetinin muhasebesini yapmalı, kulluk hayatını sıradanlıktan kurtarmalı ve böylece imanının zayi olması tehlikesinin de önüne geçmelidir. Zira bir Müslüman imanını dinî ölçüler içinde yaşamazsa, o imanın zayi olması tehlikesi başlamış demektir. Bunu engellemek için yapacağımız şey, bütün amellerimizin ifasında yüzeysellikten kurtulmaktır. Yani söylediğimiz bir Allah lafzının dahi ibadet kategorisine girdiğinin farkına varıp, ibadetleri adetlere kurban etmemektir. Recep ayında Rabbimiz ile irtibatımızı kuvvetlendirmek için yapacağımız her şeyin de ibadet olarak değer bulacağını bilmeliyiz. Bu nedenle Kur’an okuyarak Rabbine yaklaşacağının farkında olan bir Müslüman bu işi ciddiye almalı, Allah’ın kelamına duyulan iştiyakın O’na olan sevginin bir alameti olduğunun bilincinde olmalıdır. Zira Allah ile olan bağımız kuvvetlendikçe, O’nun mesajına olan ihtiyacımız da aynı oranda kuvvetlenecektir. Neticesinde ise mü’min, Kur’an’dan uzak kaldığında bu eksikliği hayatında hissedecek ve bu uzaklığın tövbe ve istiğfarı gerektiren bir vebal olduğunun farkında olacaktır. Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başladığı Ramazan ayına bir hazırlık mesabesinde olan ve bu Kur’an’a karşı sorumluluklarımızı hatırlatan Recep ayını iyi değerlendirmek gerekmektedir. Allah’ı tanımak, bağımızı kuvvetlendirmek için esma-i hünsanın her birinin bir basamak olduğunu hassaten bu ayda sık sık hatırlamalıyız. Yine Rabbimizi tanımak için bilmemiz elzem olan Zatî ve subutî sıfatların anlaşılması da Recep ayında yapmamız gerekenler arasındadır. O halde Allah’ın ayı olan Recep ayı, Allah’ı tanımamız, O’na yaklaşmamız için yapmamız gerekenlerin gözden geçirilmesi gereken bir aydır. Yani Recep ayında sürdüre geldiğimiz adetleri devam ettirelim fakat bunun yanında bu ayda neler yapmamız gerektiğini, bu ayın niçin Allah’ın ayı olarak nitelendirildiğini, Allah’ın bu ayda bizlerden ne beklediğini kendimize sorup ve gereğini yapalım. Yine bu ayın kulu rahmetle kuşatan büyük bir nimet olduğunu da bilelim.

Nasıl ki sevdiğimiz, tanıdığımız yazarların kitaplarını daha çok okuyorsak, hayatımızı inşa edecek olan kitabı da sahibini tanıdığımız ölçüde severek ve istifade ederek okuyabiliriz. O halde pek tabii Rabbimizi tanımadan, kitabıyla da hayatımızı inşa edemeyiz. Kul bunu başardığı ve Rabbiyle olan ilişkisini gözden geçirip kuvvetlendirdiği zaman ise hep özlenen ve beklenen muttaki, muhsin, muhlis, mücahit özelliklerini kazanacaktır.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

435. Sayı Mart 2019