Sayı : 437   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Başyazı

Abdullah Büyük

Müslüman Ülkelerin 31 Mart Günü İle İmtihanı

  • 05 Mart 2019
  • 246 Görüntülenme
  • 435. Sayı / 2019 Mart
Yazıyı Dinle
0:00
0:00
Yazarın Diğer Yazıları
Abdullah Büyük
Tüm Yazı Arşivi



Müslüman milletin ihtiyaç ve istekleri istikametinde, devletin yapılanması, şekillenmesi esastır. Devlet, milleti şekillendiremez. Onun vazifesi adil hakemlik yapmak ve milletine hizmet etmektir, yani garson devlet.

 

bir ay önce Bosna-Hersek’e gitmiştik. Onurlu, şahsiyetli merhum Aliya İzzet Begoviç’i ziyaretten sonra bir sözü çok dikkatimizi çekti. O sözü sizlerle paylaşmak istiyorum. Şöyle diyordu: “Boğazlandık, kadın ve çocuklarımız öldürüldü. Camilerimiz yakıldı. Ama biz kadın ve çocukları öldürmeyeceğiz, kiliseleri yakmayacağız. Çünkü saygı duyduğumuz Kitap’ta öyle yazmaktadır. İslam iyi ama biz, en iyiler değiliz. Düşmanlarımız burada, dostlarımız nerede?” Merhumun bu sualinin cevabı sadece Türkiyeli Müslümanlar ve Türkiye olmuştur.

 

Yeryüzünde Müslümanlar için iki hareket vardır. Bunlardan biri İslami hareket, ikincisi ise İslam yanlısı harekettir. İslami hareket mensupları için, önce dava, daha sonra kendisi gelir. İslam yanlısı hareket mensuplarına gelince, onlar önce kendisini garantiye alır, daha sonra davaya katılır. Tercihimizi yapmak o kadar zor olmasa gerekir. Vicdanlarımıza soralım: Davamı birinci sıraya koydum mu?

 

Hz. Musa, Rabbimizle 40 gün boyunca beraber olmuş, bunu fırsat bilen Samiri, İsrailoğulları’nın temiz inancını bir buzağı ile bozmuştur. Hz. Musa Rabbimizden aldığı ilahi emirleri İsrailoğulların’a tebliğ edecekken, onların itikadının bozulduğunu fark edince, elindeki ilahi levhayı bir kenara koymuştur. Niçin? Çünkü akidesi bozuk olan bir kimseye amelden, ibadetten bahsetmek caiz değildir.

Bu gerçekten hareket ederek diyoruz ki, 31 Mart itikadı özelliği olmayan, ameli bir konudur.

İkinci bir konu

Ülkemizde mübarek geceler ile alakalı yarım asırdır konuşmalar yapılır, bid’at olduğu söylenir ve dosyaların biri açılır, biri kapanır. Tıpkı seçimlerde, oy kullanmalarda olduğu gibi. Mısır Müftülüğü yapmış Muhammed Mahluf, bu konuya son noktayı koymasına rağmen ülkemizdeki malum zihniyet sürekli kaşır…

“ Eski zamanlardan beri Müslümanlar mübarek geceleri, Allah’a şükürle ikame edip bu gecedeki büyük fazileti aramışlardır. O gece Allah’a yaklaştırıcı nafile ibadetler eda edilebilir, tasaddukta bulunulup, yakınlar ziyaret edilebilir, dualar edilebilir…”

Üçüncü konumuz

İslam Medeniyeti fetihle insanların gönlünü İslam’a açmak için mücadele ederken, batı, hep gasp ve işgal etmiştir. İslam Medeniyetinde farklı inançta olanlara baskı olmaz. Dileyen iman eder.

İslam Medeniyetinde, din, akıl, mal, can ve nesil muhafaza altındadır. İslam Medeniyetinde, gayr-ı müslimler cizye (vergi) vererek tüm haklara sahip olurlar. İslam Medeniyetinde, Müslüman, gayr-i müslimin domuzunu öldürürse, içkisini dökerse, bedelini öder. İslam Medeniyetinde, papaz kilisesine giderse, Müslüman polis veya Müslüman askerin koruması altında gider.

Alnı secdeli Müslüman insanların devlet yönetimindeki hal ve gidişatını bu ölçüler ışığında ele almak daha adaletli ve daha insaflı bir tavır olsa gerek.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

435. Sayı Mart 2019