Sayı : 441   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Başyazı

Abdullah Büyük

Değişim Sünnetullah'tır

  • 21 Ocak 2017
  • 1020 Görüntülenme
  • 409. Sayı / 2017 Ocak



 

Toplumların ve devletlerin kendilerine has fikirleri, projeleri, hedefleri olmazsa, böyle toplumlar ve devletler yozlaşmaya, asli özelliklerini bozmaya doğru hızla yol alırlar. Günümüzde yaşadığımız değişimin bazıları taklide değil, ihtiyaca yönelik değişimlerdir.

 

İmanımızı dinimizin ve fıkhın ölçülerine göre yaşarsak, hiçbir sıkıntı ile karşı karşıya gelmeyiz. Sana göre, bana göre diye dini bir hayat olamaz. İnancımızı dinin ve fıkhın ölçülerine tabi olarak yaşamak için bir takım ölçüleri, prensipleri, kaideleri bünyesinde tutan fıkıhlarımız vardır.

 

Sahabeyi, dünyadan kopuk, münzevi, açlıkla mücadele eden, bir ipliğini çekseniz on yaması düşen insanlarmış gibi yanlış bir kimlikle ele almak, onlara atılacak en çirkin iftira olur. Onlar (Allah kendilerinden razı olsun) anın vacibini yaşamışlardır.

 

Kâinatta değişime tabi olmayan hiçbir şey yoktur. Çünkü Rabbimiz her an yaratma halindedir. Bu gün, yaşadığımız bir önceki günün, ışığından ve ısısından yararlandığımız Güneş de dünkü Güneş’in aynısı değildir. Vücudumuz bir önceki güne göre bugün birçok değişim ve gelişime uğramıştır. An be an her şeyin değişimi Allah’ın kâinata koyduğu Sünnetullah’ın gereğidir.

Değişimin gelişimi varsa, bu değişim inanan her insan için zaruri olan bir değişimdir. Eğer değişim taklide dayanıyorsa, bu değişim yozlaşmadır. Bu değişime Kitap ve sünnet izin vermez. Toplumların ve devletlerin kendilerine has fikirleri, projeleri, hedefleri olmazsa, böyle toplumlar ve devletler yozlaşmaya, asli özelliklerini bozmaya doğru hızla yol alırlar. Günümüzde yaşadığımız değişimin bazıları taklide değil, ihtiyaca yönelik değişimlerdir. Sürekli başkalarının fikirlerini kullanıp, kendileri fikir üretmeyenler, sürekli bozulmaya yönelik ve taklide dayalı bir değişimi yaşarlar.

Yaşadığımız ülke, bir geçiş dönemi yaşamaktadır. Batı ve batı hayat tarzını teneffüs ettiği hava gibi gören zihniyet, bir asra yakındır taklitten başka bir şey ortaya koyamamıştır. Hakkımız olan ve Kitap ve sünnetle irtibatı kesilmiş bir konuyu konuşmuyoruz. Şu veya bu sebeple baskıcı ve dayatmacı zihniyetin hâkimiyeti altında yaşama mecburiyetinde kalan toplumun hakkı olan değişimlerden bahsediyoruz.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

409. Sayı Ocak 2017