Sayı : 446   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Başyazı

Abdullah Büyük

Milletler ve Medeniyetler

  • 05 Temmuz 2017
  • 1021 Görüntülenme
  • 415. Sayı / 2017 Temmuz



Rabbimizin katından Müslüman kullara gönderilen Kur’an, inananların fıtratına ve yaratılışına uygun olan bir hayat tarzıdır. Diğer bir adıyla “İlahi bir iptir, urgandır, halattır.” Bunun zıddı olan yani insanın fıtratına ve yaratılışına aykırı olan, uyum sağlamayan bir başka hayat tarzı, toplumun felaketlere duçar olmasına sebep teşkil eder. Fıtratına ve hilkatine aykırı olan bir hayat mo­deli insanlığı korkunç uçurumun kenarına getir­mekten başka bir işe yaramamıştır.

 

Bugün insanlık ve onlara numune gösterilen ha­yırlı ümmet olan Müslümanlar, Allah’ın ipi etrafın­da ittifakla bir araya gelemezler ise Hz. Musa’nın emirlerine karşı gelen kavim gibi senelerce başıboş ve avare olarak gezip duracaklardır.

 

İster kökten inkâr edilsin, ister pratik hayata tat­bik edilmesi yasaklansın, isterse çağdışı ilan edil­sin, Allah’ın ayetlerine yer vermeyen ve Allah’ın ipine tutunmayan millet, zillete mahkûmdur, meskenet ve zillet damgası başlarının ucun­da beklemektedir.

 

Papa Poul, 2000 yıllarında: “Mekke”yi, güneyden kuşatacağız” açıklamasını yapmıştı. Yani Mekke’yi, Afrika’dan kuşatacağız, diyordu. Afrika’daki 10 milyon gayr-i müslim sayısının, bugün 350 milyona çıktığı acı gerçeğinin, biz Müslümanları derin düşüncelere taşıması gerekiyor.

Nüfusunun büyük bir çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede yaşıyoruz. “Müslüman” demek teslim olan demektir. Allah katından kendisine gönderilen kitaba inanan ve gereklerini yerine getiren insan… Rabbimizin katından Müslüman kullara gönderilen Kur’an, inananların fıtratına ve yaratılışına uygun olan bir hayat tarzıdır. Diğer bir adıyla “İlahi bir iptir, urgandır, halattır.” Bunun zıddı olan yani insanın fıtratına ve yaratılışına aykırı olan, uyum sağlamayan bir başka hayat tarzı, toplumun felaketlere duçar olmasına sebep teşkil eder. Fıtratına ve hilkatine aykırı olan bir hayat mo­deli insanlığı korkunç uçurumun kenarına getir­mekten başka bir işe yaramamıştır.

“Siz bir ateş uçurumunun tam kenarında iken sizi oradan O kurtardı.” (Ali İmran, 3/103)

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

415. Sayı Temmuz 2017