Sayı : 453   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

İslam Aleminden

Ahmet Varol

Fitne Stratejisinin Libya’da Çırpınışı

  • 07 Ağustos 2020
  • 75 Görüntülenme
  • 452. Sayı / 2020 Ağustos



Zulüm rejimleri Halife Hafter adındaki bir ihanetçinin liderliğinde oluşturduğu fitne hareketinin ülkede hâkimiyeti ele geçirebilmesi için bütün imkânlarını seferber ettiler. Öncelikle eski rejimin kalıntılarını ihanet örgütünün saflarında toplayabilmek için onlarla irtibata geçmeye çalıştı ve ulaşabildiklerinden ikna edebildiklerini tüm faaliyetlerinin maddi külfetini üzerlerine almayı ve kendilerine belli bir miktar maaş bağlamayı taahhüt ederek Hafter komutasında oluşturulan ihanet hareketine dâhil ettiler.

 

 

          1.  

İhanetçiler ve zulüm güçleri ittifakı karşısında sıkışan ve zorlanmaya başlayan UMH, Türkiye'yle irtibatını güçlendirdi ve Türkiye'nin doğrudan yardım etmesine imkân sağlamak için, uluslararası hukukun belirlediği çerçevede anlaşmalarını yaptı. Türkiye, UMH'ye daha çok askeri malzeme temini ve uzmanlık alanında destek verdi. Cephede savaşanlar yine UMH'nin kendi askeri güçleriydi. Ama bu destek Hafter'in çemberini yarmak ve onun militanlarını kaçmaya zorlamak için yeterli oldu.

 

 

 

Libya'da 17 Şubat 2011 tarihinde dikta rejimine karşı gerçekleştirilen devrimin arkasından ortaya çıkan fitne hareketi ve onunla bağlantılı gelişmeler hakkında Ribat dergisinin Eylül 2016 sayısında "İstikrara Kavuşamayan Libya" başlığıyla bir dosyamız yayınlanmıştı. Orada dile getirdiğimiz hususları burada tekrar etmeyeceğiz. Onun için bu yazımızda ele alacağımız hadisenin gelişme süreci ve arka planı hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlere Ribat dergisinin arşivinden veya kişisel web sitemiz www.vahdet.info.tr'deki arşivimizden bulup okumalarını tavsiye ediyoruz.

Libya'da dikta rejiminin devrilmesinin üzerinden dokuz yıldan fazla zaman geçmesine rağmen bu ülkenin tam bir istikrara kavuşamamasının ve başkentteki yönetimin tüm ülkeye hâkim olamamasının sebebi Arap dünyasındaki dikta rejimleri başta olmak üzere muhtelif zulüm yönetimlerinin desteklediği fitne hareketinin bugün hâlâ bu ülkede varlığını sürdürebilmesidir.

Bu fitne hareketi gücünü Libya halkından değil bu ülkede zulme karşı devrim gerçekleştirmiş olan halkın kazanımlarını geri almak isteyen dikta rejimlerinden ve küresel güçlerden almaktadır. Libya'da halkın iradesini temsil edecek bir yönetimin ülkede siyasi iktidarı ele geçirmesini istemeyen bu dikta rejimleri ve küresel güçler Mısır'da olduğu gibi bu ülkede de totaliter dikta rejiminin geri dönmesini sağlamak ve halkı da ona boyun eğmeye zorlamak amacıyla bu fitne hareketini çıkardı.

Zulüm rejimleri Halife Hafter adındaki bir ihanetçinin liderliğinde oluşturduğu fitne hareketinin ülkede hâkimiyeti ele geçirebilmesi için bütün imkânlarını seferber ettiler. Öncelikle eski rejimin kalıntılarını ihanet örgütünün saflarında toplayabilmek için onlarla irtibata geçmeye çalıştı ve ulaşabildiklerinden ikna edebildiklerini tüm faaliyetlerinin maddi külfetini üzerlerine almayı ve kendilerine belli bir miktar maaş bağlamayı taahhüt ederek Hafter komutasında oluşturulan ihanet hareketine dâhil ettiler.

Ancak bu şekilde toplayabildikleriyle oluşturdukları milis gücünün sayıca çok az olduğunu ve bu kadarlık bir milis güçle planlanan siyasi hâkimiyeti gerçekleştirmenin mümkün olamayacağını gördükleri için Afrika'nın yoksul toplumlarından paralı militanlar topladılar. Afrika'da gelir düzeyi çok düşük olduğu için küçük miktarlarda maaşlarla paralı militan toplamaları mümkün oldu. Bazılarını da iş vaadiyle kandırıp Libya'da cepheye sürdüler.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

452. Sayı Ağustos 2020