Sayı : 453   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Hedef Noktası

Ramazan Kayacık

Derdi Dünya Olanın Dünya Kadar Derdi Olur.

  • 07 Ağustos 2020
  • 87 Görüntülenme
  • 452. Sayı / 2020 Ağustos



Gelecek için planlama yapılır, yol haritası çizilir, insan kendisini iyi motive ederse, gelecek kaygısıyla önemli ölçüde baş edebilir. Vücudumuzun protein, karbonhidrat ihtiyacı olduğu gibi insan ruhunun da sevgiye, saygıya ve güvene ihtiyacı vardır. Özellikle kendilerini evlerinde güvende hisseden, kendine değer verildiği, sayılıp-sevildikleri aile ortamında hayata hazırlanan gençler fazla gelecek kaygısı yaşamazlar.

 

 

 

İnsanı korku, panik ve depresyondan uzak tutacak, kalbine şifa olacak şey, O’na sığınmaktır. O’na yakın olmaktır. O’na güvenmekten daha büyük destek olamaz. Bu nedenle gençlik döneminden önce çocuklara imani ve ahlaki değerleri kodlamalı. İslam, ihsan, ihlâs, tevekkül gibi temel değerler zihni seviyelerine uygun olarak benimsetilmelidir.

 

 

Korku ve kaygı duygusu çoğu zaman aynı anlamda ve benzer duyguları tarif etmek için kullanılır. Korku; gerçek bir tehlikeyle karşılaşıldığında verilen evrensel bir tepkiyken, kaygı; henüz gerçekleşmemiş ve geleceğe yönelik endişeleri kapsar. Kaygı, yarının faresinin bugünün peynirini yemesidir.

Hepimiz zaman zaman gelecekten kaygı duyar, bazen boşluğa düşeriz. Bu durumda hayatın güzelliklerine odaklanmalıyız. Çünkü olumsuz bir zihinle olumlu bir gelecek kuramayız.

Geleceğe hazırlık yapmak kaygıyı azaltır. Mesela bir genç yabancı dil öğrenmek, bilgisayar kullanmak… gibi donanımlarla kendini geleceğe hazırlayabilir. Gelecek kaygısının en önemli sebebi Perşembenin geleceğini Çarşambadan görememektir. Yağmur ya da fırtınadan önce ön görüde bulunup hazırlığını yapan insan yağmurdan ve fırtınadan en az etkilenen insandır.

Gelecek için planlama yapılır, yol haritası çizilir, insan kendisini iyi motive ederse, gelecek kaygısıyla önemli ölçüde baş edebilir. Vücudumuzun protein, karbonhidrat ihtiyacı olduğu gibi insan ruhunun da sevgiye, saygıya ve güvene ihtiyacı vardır. Özellikle kendilerini evlerinde güvende hisseden, kendine değer verildiği, sayılıp-sevildikleri aile ortamında hayata hazırlanan gençler fazla gelecek kaygısı yaşamazlar.

Genelde gençler bahane edilir ama her yaş gurubu insan gelecek kaygısı yaşar. Henüz memurluğa yeni başlayan birisi, emeklilik hayalleri kurmaya başlar. Elinde beş parası olmadığı halde geniş-güzel bir evde oturmayı, son model bir arabaya sahip olmayı, ne zaman terfi alacağının, şef ya da müdür olup olamayacağının kaygılarını yaşar durur insanlar.

Öncelikle şunu kabul etmeliyiz; hayatın kontrolü tamamen elimizde değildir. Gelecek kaygısına takılıp kalmakla, moral bozmakla gelecekle ilgi sorunlara müdahale edemeyiz, değiştirmeyiz ve bize hiç faydası olmaz. Karacaoğlan’ın dediği gibi; Bin kaygı bir borç ödemez.” İyi ki kültürümüzde tüm kaygılara meydan okuyan; “Her şeyin hayırlısı” diye bir kavramımız var.

Gelecek kaygısından kurtulmak için önümüze somut hedefler koyarak, gelecek için yola çıkış planı hazırlamalıyız. Diyelim ki çocuğumuz mimar olmak istiyor, o zaman henüz ortaöğretim yıllarında matematik, fizik gibi sayısal derslere daha ağırlık vererek mimarlık yoluna çıkmalı.

Gelecek kaygısı dünyanın bir imtihan arenası olduğuna inananların dengesini bozamaz. Stres ve kaygılara karşı en etkin ilaç, imani ve insani değerleri hayat tarzı haline getirmektir.

Mal, mülk, şöhret, servet insanlara sevdirilmiştir. Ancak insan varlıkla, yoklukla, açlıkla, kıtlıkla, ölümle, korkuyla imtihan edilebilir. Hayatın imtihan olduğuna inanan birisi karşılaştığı olumsuzluklar karşısında ümitsizliğe düşmez bunda da bir hikmet vardır, der. Efendimiz(sav):

“Kimin kaygısı âhiret olursa Allah onun zenginliğini kalbine yerleştirir, iki yakasını bir araya getirir ve dünya zelil bir şekilde ona gelir. Kimin kaygısı da dünya olursa Allah onun fakirliğini iki gözü arasına koyar ve onun iki yakasını bir araya getirmez; kendisine de ancak onun için takdir edilen dünyalık ne ise o gelir.”(Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 30) buyurur.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

452. Sayı Ağustos 2020