Sayı : 445   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Esma-ül Hüsna

Adem Karataş

El-ADL

  • 07 Ocak 2020
  • 44 Görüntülenme
  • 445. Sayı / 2020 Ocak
Yazıyı Dinle
0:00
0:00
Yazarın Diğer Yazıları
Adem Karataş
Tüm Yazı Arşivi



El-Adl; Adaletli ve insaflı olan, hakla hükmeden, her söylediği, her emir ve yasağı, her yaptığı hak ve doğru olan, asla zalim olmayandır. Yarattığı bütün canlılara her konuda âdil ve eşit davranandır.

 

اَلْعَدْلُ

EL-ADL: “Âdil olmak, insaflı olmak, işi doğru olmak, yoldan sapmak, meyletmek, dönmek, eşit davranmak, düzeltmek, doğrultmak, doğru dürüst olmak, şirk koşmak ve zulmetmek anlamlarındaki “a-d-l” kökünden türeyen “adl”; adâlet, âdil, güvenilir, doğruluk, benzer, eş, nafile ve fidye demektir.” (Esma-i Hüsna, Doç. Dr. İsmail KARAGÖZ, s.249-250)

El-Adl; “Doğru davranmak, hak ve adâletle hükmetmek, eşitlemek, dengelemek demektir.” (Esmâ-i Hüsnâ, Yard. Doç. Dr. Ramazan SÖNMEZ, s.253)

El-Adl; Adaletli ve insaflı olan, hakla hükmeden, her söylediği, her emir ve yasağı, her yaptığı hak ve doğru olan, asla zalim olmayandır.

El-Adl; Yarattığı bütün canlılara her konuda âdil ve eşit davranandır.

İmam Gazâlî (ra) der ki: “Allah, idaresinde, hükmünde ve bütün fiillerinde kendisine itiraz edilmeyecek derecede âdildir. Olan şeyler kulun dileğine uysun veya uymasın bu böyledir. Çünkü Allah’ın bütün fiilleri adâletten ibarettir. Allah her şeyi, nasıl olması gerekiyorsa öyle yapar. Eğer yaptığı bir şeyi yapmamış olsaydı, mutlaka hâsıl olan zarardan daha büyük ve korkunç bir zarar meydana gelirdi.”( İlâhî Ahlâk Esmâü’l-Hüsnâ, İmam Gazâlî, s.205)

El-Adl; Hiçbir şeyde aşırılığa düşmeyen. Her şeyi yerli yerinde yapan. Haklıya hakkını, haksıza cezasını veren, asla zulmetmeyen. Adâletle hükmeden. Adâletin kaynağı.

“Adâlet mastar olarak, her türlü sapmanın ve haksızlığın karşıtı olup, bir şeyi ait olduğu yere koymak, hakkını vermek, eşit ve denk yapmak anlamlarına gelir.” (Esmâü’l-Hüsnâ, Prof. Dr. Ramazan ALTINTAŞ, s.143)

“Adâlet, Allah’ın zâtî sıfatları arasında yer alabileceği gibi, O’nun fiili sıfatları arasında da yer alabilir. Zâtîi sıfat olduğu zaman, selbî (olumsuz) anlamlar da içerir. Buna göre, Allah âdildir. O’nun adâlet sıfatı, haksızlık ve zulmetme sıfatlarını yok eder. Bu yüzden O, haksızlık yapan ve zulmeden değildir. Zâtî bir sıfat olarak adâlet, Allah’ın kulları hakkındaki ezelî hükmüne dayanır. Buna göre adâlet, O’nun bu âdil hükmünden kaynaklanan bir sıfat fiildir. Allah adâlet sahibidir, denildiğinde bu anlam kastedilir.” (Esma-ül Hüsna, Heyet, s.232)

El-Adl; Kur’an-ı Kerim’de isim olarak geçmemekte, sadece fiil olarak geçmektedir:

وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ صِدْقًا وَعَدْلاً لاَ مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِهِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

Meali: “Rabbinin sözü/Kur’an, doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır. O’nun sözlerini değiştirecek kimse yoktur. O işitendir, bilendir.” (En’âm, 6/115)

İmam Kurtubî (ra) bu ayet-i kerime hakkında der ki: “Allah’ın sözleri doğru ve adaletli olduğuna göre, kendisi de mutlak adâlet sahibidir. Çünkü âdil ve doğru sözler, O’nun sözleridir. Allah’ın her fiili, O’nun sözü ile gerçekleşir ve her sözü de doğrudur.” (El-Esnâ fi Şerhi Esmâi’l-llâhi’l-Hüsnâ, İmam Kurtubî, c.1, s.441)

وَنَضَعُ الْمَوَازِينَ الْقِسْطَ لِيَوْمِ الْقِيٰمَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـًٔا وَاِنْ كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ اَتَيْنَا بِهَا وَكَفٰى بِنَا حَاسِبِينَ

“Kıyamet günü için adâlet terazileri kuracağız. Öyle ki hiçbir kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirip ortaya koyacağız. Hesap görücü olarak Biz yeteriz.” (Enbiya, 21/47)

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

445. Sayı Ocak 2020