Sayı : 447   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Hedef Noktası

Ramazan Kayacık

Allah'tan Kork Kuldan Utan

  • 07 Ocak 2020
  • 230 Görüntülenme
  • 445. Sayı / 2020 Ocak
Yazıyı Dinle
0:00
0:00
Yazarın Diğer Yazıları
Ramazan Kayacık
Tüm Yazı Arşivi



Allah’tan korkan bir mümin aynı zamanda O’nun merhametine sığınır, O’nun emir ve yasaklarına uymaya gayret eder, kimseye kötülük edemez, hak yiyemez, Allah’ın her an kendini görüp gözettiğini düşünerek kontrollü, şuurlu ve kaliteli bir hayat sürer.

Ülkeler kötülükleri, suç işlemeyi önleyebilmek için parlamentolarında kanunlar çıkarıyor, çeşitli polisiye tedbirlere başvuruyorlar, fakat istenilen sonucu elde edemiyorlar. Bundan da anlaşılıyor ki, insanların kalbine Allah’ın her şeyi gördüğü ve bildiği inancını yerleştirmek, gönüllere Allah sevgisini ve korkusunu koymak tek çözüm olarak duruyor.

Allah korkusu; kul olmanın bilinci, hakka hukuka riayet etmenin denetleyicisi ve vicdani frenimizdir. Kalbinde Allah korkusu olmayanlar her türlü fenalığı yapar, toplumun güvenliğini ve huzurunu tehdit eder.

Korku, yerli yerince olduğu zaman kötü bir duygu değildir. İnsana korku duygusu verilmeseydi belki de sonucunu hiç düşünmeden kendisine doğru gelen trene karşı yürür, yılanla-akreple beraber yaşardı. Bizim ele alacağımız korku, vahşi-yırtıcı hayvanlardan ya da düşmandan korkar gibi bir korku değildir. Allah korkusu, oldukça seviyeli-ulvi bir korkudur.

Allah’tan korkan bir mümin aynı zamanda O’nun merhametine sığınır, O’nun emir ve yasaklarına uymaya gayret eder, kimseye kötülük edemez, hak yiyemez, Allah’ın her an kendini görüp gözettiğini düşünerek kontrollü, şuurlu ve kaliteli bir hayat sürer.

Durup dururken insanda Allah korkusu oluşmaz. Allah korkusuna ulaşmanın yolu Allah’ı hakkıyla tanımaktan, mârifetullah bilgisine sahip olmaktan geçer. Rabbimiz;

“Kulları içinden ancak âlimler, Allah'tan gereğince korkar.”(Fatır, 35/28) buyurur. Allah’tan korkmak bilgi ve gayret işidir. Kişinin bilmediği şeyi sevmesi ve ondan korkması mümkün değildir. Allah’ı hakkıyla tanıyan kimse hem O’nu çok sever, hem de çok korkar. Fudayl bin İyaz:

“Kişinin Allah'tan korkması, Allah hakkındaki bilgisi kadardır” der. Efendimiz(sav):

“Hikmetin başı Allah korkusudur.”(Taberani) buyurur.

Hikmet; “faydalı ilim, fen, sanat, manevi ilimler…” gibi anlamlara gelir. Efendimiz (sav)’in bu ifadesinde Allah’ın yasaklarından kaçınanların ve ibadetlerini yerine getirmeye çalışanların, aklını kullanabilenlerin hikmet sahibi kimseler olduğuna işaret edilir.

Bir müminin Allah korkusu, Allah’ın kendisine verdiği sonsuz nimetler karşısında nankörlük, vefasızlık korkusudur. Sevilenden, sevgilinin sevgisinden mahrum kalma endişesinden oluşan bir korkudur. Sevgiden daha büyük korku yoktur, seven insan korkak insandır. Dünyanın en korkak insanları âşıklardır. Onlar daima sevdiklerini üzme ürpertisi yaşarlar. Ebulleys:

“Yüce Allah’tan korkmanın alâmetleri; dilde, kalpte, gözde, midede, elde, ayakta ve ibadetlerde olmak üzere yedi alanda belli olur,” diyerek izah etmektedir.

Allah’ın rahmetine olan güvenimiz, O’nun gazabından emin olma gibi bir hataya düşmemize neden olmamalıdır. Rabbimizin rahmeti nasıl sonsuzsa, azabı da o derecede şiddetlidir. Allah’tan korkmanın göstergesi; O’nun rızasına uygun bir hayat sürmeye çalışmaktır.

İnsan Allah korkusunu hayatının yörüngesine oturtabilirse kimseye zulmedemez, asla haksızlık yapamaz, kamu malını talan edemez, şiddete başvuramaz.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

445. Sayı Ocak 2020