Sayı : 429   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Hedef Noktası

Ramazan Kayacık

Deliye mi Hergün Bayram ?

  • 05 Haziran 2018
  • 187 Görüntülenme
  • 426. Sayı / 2018 Haziran



Yıllardır İslam dünyası derin acılar yaşıyor. Bu nedenle bu coğrafyalarda bayramlar hep buruk yaşanıyor. Artık bu coğrafyanın insanları öncelikle kendi nefislerini ıslah etmeden hakiki manada bayramlar yaşayamayacaklarını kabullenmeliler.

 

Sahuruyla, teravihiyle ve mukabelesiyle, evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennem azabından kurtuluş olan bir mübarek Ramazan ayını daha geride bırakmak üzereyiz. Unutmayalım ki, esas bayrama, İslâm'ı bireysel, sosyal ve siyasal hayatımıza hâkim kılarak, Allah'a hakkıyla kulluk sergileyerek kavuşabileceğiz.

 

 

İslam'da ilk kutlanan bayram, Hicrî 2. yılın Ramazan Bayramı'dır. Bayram İslam'ın sembollerindendir, bir ülkeyi temsil eden bayrak gibidir. Bayrak nasıl bir ülkenin bağımsızlığının sembolüyse dini bayramlar da İslam toplumunun sembolüdür ve bu bayrak hiç inmemeli.

Bayram, insanın Cenab-ı Hakk’a takdim etmeye çalıştığı halisane kulluğunun tebrikidir, eş-dost ve akrabanın, kimsesizleri ziyaret edip hâl-hatır sormanın, gönül almanın kardeşliği toplum bazında yaşamanın ilkbaharıdır.

Arapçada Ramazan Bayramı: “Îydu'l-Fıtr”; “fıtrata dönüş” veya başka bir tabirle fabrika ayarlarına dönüş demektir. Zaten ibadetlerin amaçlarından birisi de insanı yaratılış formatının masumiyetini korumaya yöneliktir.

Yıllardır İslam dünyası derin acılar yaşıyor. Bu nedenle bu coğrafyalarda bayramlar hep buruk yaşanıyor. Artık bu coğrafyanın insanları öncelikle kendi nefislerini ıslah etmeden hakiki manada bayramlar yaşayamayacaklarını kabullenmeliler.

Bayram, bağışlanma ödülünün sevinç gösterisidir. Bayramlar müminlerin birbirleriyle kardeşlik sözleşmesini yenileme, fakirlerin yardımına koşma, çocukları sevindirme günleridir. Tanısın tanımasın müminlerin birbirleriyle kucaklaşma, kutlama ve tebrikleşme zamanıdır. Saadet Asrında sahabeler birbirleriyle; “Bârekâllâhü lenâ ve leküm”/ “Allah bizden de, sizden de kabul etsin.” (et-Tergîb ve't-Terhîb Trc. 2:332) diyerek bayramlaşırlardı.

Bayramlar İslâm'ın vakarını, olgunluk ve yüceliğini gösteren oluşumlardır. İslâm, bayramı mabette başlatıp toplumun kılcal damarlarına kadar ulaştırmak ister. Bayramı çılgınca eğlencelerle, günahlarla geçirmeye kalkışmak bayram ruhunu katleder. Müslümanca sevinip eğlenmesini bilemeyenler, sevinçlerinin yarın sonsuz üzüntüye dönüşebileceğini hatırdan çıkarmamalılar. Bayramlar bizi Allah’tan uzaklaştıran değil, yaklaştıran günler olmalıdır. İnsan, Allah’a ne kadar itaat ve ibadetle yaklaşıyorsa o oranda bayramı hak etmiş olur. Rabbimizin:

“Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, eliniz altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez” (Nisâ, 4/36) buyruğu doğrultusunda bayramı yaşamaya çalışmalıyız.Takva, genel anlamıyla sakınmak ve korunmak demektir. Dikenlerle dolu hayat yolunda dikenlerin ayaklarımıza batmaması için sakınarak yürümek, atacağımız her adımı kontrol etmektir.

Ağaç, dallarıyla, yapraklarıyla ve meyvesiyle ağaçtır. İnsan da yaptıkları kazandıkları ve başkalarına sunduklarıyla insandır. Dalsız budaksız, yapraksız ve meyvesiz ağaca kütük denir. İnsan da ibadeti, insanî ilişkilerindeki güzel davranışlarıyla insandır. Yoksa diğer insanlara ne denir ben bilemiyorum.

Bayram, bir bakıma Ramazan hasadının paylaşıldığı bereketli anlardır. Ramazanda kazanılan incelikler, sabır,fedakârlık… gibi güzel özellikleri bayram sonrası da hayat vitrinin güzelliği olarak korumalı, yürekteki iç dinamiklerin ateşleyicisi olarak devam ettirmeli.

İslâm fert için toplumu, toplum için de ferdi feda etmez. Bütün ibadetlerin bir kişisel boyutu, bir de toplumsal boyutu vardır. Bayramlar da böyledir. Ramazanda yardımlaşmayla, fitreyle fakirler, ziyaretleşmeyle akrabalar ve dostlar mutlu edilmiş olur.Böylece her kesimin katılımıyla, tüm toplumun kaynaşması ve dayanışması hedeflenmiş olur.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

426. Sayı Haziran 2018