Sayı : 455   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Hususi Fikirler

Mustafa Çelik

Oruç Müslüman Ferdin, Halife Müslüman Ümmetin Kalkanıdır

  • 08 Haziran 2017
  • 1144 Görüntülenme
  • 414. Sayı / 2017 Haziran



Oruç; Müslüman ferdin, Allah’ın şeriatiyle idare eden halife de Müslüman ümmetin fiili kimlik ibrazıdır. Rasûlüllah'in (sav), imamı "kalkan" olarak tanımlaması imamın varlığının faydaları hakkında bir haberdir. Haber ise bir taleptir. Bu nedenle hadislerde imamın seçilmesine yönelik bir talep söz konusudur.

 

  1. İslam âlemini çok güzel bir ahlakî disipline sokar, şefkat ve merhamet hislerini kabartır, yardım ve dayanışma ruhunu canlandırır. Kötülüklerden azamî derecede uzaklaştırır. Kur’an’ın ilk indiği saadet asrının havasını teneffüs ettirir. İnsanlar, oruç sayesinde bir nevi melekleşmeye kanat çırpar.

 

Orucun koruyucu zırhına bürünen Müslüman ferdlerden meydana gelmiş olan ümmet-i icabetin imandan sonraki ilk vazifesi, kendisini şer’i şerif ile idare edecek olan bir halife nasbetmesi ve kendisine ma’rufa tabi olmasıdır. İslâm ümmeti oruçsuz olmadığı gibi, halifesiz de olmaz. İslâm ümmetinin halifesiz kalması, oruçsuz kalması gibi bir tehlikedir. Halifesiz Müslümanlar; kalkansız, korumasız, klavuzsuz ve savunmasızdırlar.

 

Yeryüzünde Müslüman ferdin, Müslüman ümmetin teslimiyeti Allah’adır; Allah’ın hükmüne, hâkimiyetine, Peygamberinedir. Allah’ın emrine, Allah’ın kitabına, Peygamberin sünnetine teslimiyet, itaat ve inkıyat olmadan Müslümanlık olmaz.

İman kalbimizin Allah’a teslim olması, İslâm bedenimizin Allah’a teslim olması, ihsan ise bu iki teslimiyetimizin kalitesidir.

Oruç; nefse, şehvete, şöhrete, şeytana karşı mü’min insanın kalkanıdır. Oruç kendisini tutanı, kendisine tutunanı, günahlara girmemesi, kötülüklere, haramlara bulaşmaması için tutar. Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav)şöyle buyurmuştur: " Oruç kalkandır..." (Sahih-i Buhari, “Savm”, 2; “Tevhid”, 35; Müslim, “Sıyam”, 162; Ebû Dâvûd, “Savm”, 25; Tirmizi, “Cum'a” 79; “Savm” 54; “İman”, 8; İbn Mace, “Sıyâm”, 1; “Fiten”, 12; “Zühd”, 22; Dârimi, “Savm”, 27, 50; Muvatta, “Sıyam”, 57) Oruç; günahlara, kötülüklere karşı müstakim ve müstahkem bir kaledir. Oruç kalesine giren savunma kalkanına kavuşmuş demektir. Türkçe’de “oruç tutmak” tabirini kullanırız. Aslında tutan biz değiliz, oruçtur. Oruç bizi tutar. Oruç bizi nefsin kötülüklere sevkeden isteklerini zayıflatarak ve hakikati bize hatırlatarak kötülüğe düşmekten tutar. Oruç bizi gıybetten, dedikodudan, çekiştirmekten, yalandan, yalanla amel etmekten ve başkalarına zarar vermekten engelleyerek tutar.

Oruç ibadeti; imanı olanı tutar. Çünkü imanı olan oruç tutar. Kâfir olana oruçtan önce iman teklif edilir. Oruç kalkanına tutunmayan Müslümanları, halife-i müslimin tutar. Onları kötülüklere düşmekten alıkoyar, kötülüklerin ve kötülerin saldırılarına karşı tutar.

Müslümanlar ibadetsiz olamadıkları gibi, hilafetsiz ve halifesiz de olamazlar. Ramazan ayı geldiğinde oruç ibadeti ihya edildiğinde bu gerçek gündeme gelir.

Yine Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: " İmam kalkandır..." (Buharî, “Cihad”, 109; Müslim, “İmâre”, 43; Ebû Dâvûd, “Cihad”, 151; Nesâî, “Bey'at”, 30)

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

414. Sayı Haziran 2017