Din Ve Para İlişkisi , Kadir Demirlenk
Sayı : 516   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

YaÅŸama(ya) Dair

Kadir Demirlenk

Din Ve Para İlişkisi

  • 31 Aralık 2025
  • 5 Görüntülenme
  • 517. Sayı / 2026 Ocak



Din, dünya hayatı ve dünyalıkları elde etme özelde para konusunda çerçeve belirlemektedir. Kazanılmasından harcanmasına, infak edilmesinden biriktirilmesine helal yollarla hareket edilmesini istemektedir. Ahiret hayatının daha hayırlı olduğuna, elde edilen nimetlerin israf edilmemesine, zekât, sadaka ve infakının yapılması gibi hususları da özellikle farz kılmaktadır. Para ve sahip olunan diğer nimetlerin kulluğun önüne ve ahirette cenneti kazanmaya engel olmamasını istemesi en temel ilkeler arasında kabul edilmektedir.

Din, para ve dünyalıklarla olan ilişkilerin kendi ilkeleri çerçevesinde şekillendirilmesini istemektedir. Para, mal ve dünyalık diğer imkânlardan meşru ölçüler içerisinde makul bir şekilde faydalanmayı meşru görmektedir. Bunların elde edilmesini yasaklamamakta kullanma ölçülerini belirlemekte ve sınırlarını çizmektedir.

Para, mal ve hizmet alımlarında kullanılan bir araç ya da mal ve hizmet karşılığı verilen bir değerdir. Tarih boyunca değişik şekillerde ki uygulamalarıyla günümüze kadar gelmiştir. Malların değiş tokuşuyla başlayan süreç değerli madenlerin kullanımıyla ve banknotlarla devam etmiş günümüzde ise çek, senet, tahvil, kart, dijital uygulamalarla değişik şekillerde kullanılmaktadır.

İnsanlar yaşamları boyunca mal elde etmek ve değişik hizmetleri temin etmek için paraya ihtiyaç duymuşlardır. Hem ihtiyaçlarını gidermek hem de ileriye dönük ihtiyaçlarında kullanmak için para biriktirme gayret ve çabasına da girmişlerdir. Her dönemde para hem rahat yaşam için hem de güç kaynağının ana sebeplerinden sayılmıştır. Bunun için büyük çabalar sarf edilmiş, gayretler ortaya konmuş, telafisi olmayan bedeller ödenmiştir.

Direkt para ismiyle olmasa da -ki bu kısmı vardır- dünya hayatı ve dünyalıklarla ilgili hususlar Kur'an-ı Kerim'in üzerinde durup bize haber verdiği konulardandır. Kur'an-ı Kerim'de bu anlamda daha ziyade dünyalık mallar ve süs eşyaları, hazine, ticaret, altın ve gümüş gibi madenlerin isminin kullanılması ön plana çıkmaktadır. Bu da tarih boyunca altın ve gümüşün para ve değerli eşya olarak kullanıldığına işaret etmektedir

Dünya ve dünyalıklara sahip olma istek ve arzusu insanın fıtratında vardır. "Nefsanî arzulara, (özellikle) kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, sağmal hayvanlara ve ekinlere karşı düşkünlük insanlara çekici kılındı. Bunlar, dünya hayatının geçici menfaatleridir. Hâlbuki varılacak güzel yer, Allah'ın katındadır." (Ali İmran, 3/14) Benzer bir ayette de dünya hayatının geçici ve basit olduğuna, aldatıcı olduğuna, oyun ve eğlence olduğuna dikkat çekilerek dikkatli olunması ahirete öncelik verilmesi istenir. "Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, bir süs, aranızda bir övünme ve daha çok mal ve evlât sahibi olma isteğinden ibarettir. Tıpkı bir yağmur gibidir ki, bitirdiği ziraatçıların hoşuna gider. Sonra kurur da sen onun sapsarı olduğunu görürsün; sonra da çer çöp olur. Ahirette ise çetin bir azap vardır. Yine orada Allah'ın mağfireti ve rızası vardır. Dünya hayatı aldatıcı bir geçimlikten başka bir şey değildir." (Hadid, 57/20)

Dinin dünya hayatına ve dünyalıklara özelde de paraya yaklaşımı ilkeler çerçevesindedir ve tamamen olumsuz değildir. Dini düşünce ve para/dünyalıklar arasında yatay bir ilişkinin olduğu düşünülebilir. Din bu ilişkinin çerçevesini genel prensipler olarak zikrederek, Hz. Peygamber örnekliğini ön plana çıkarır. Yaşanılan zaman ve zemine göre de hareket alanı bırakır.

Din; insanın da sahibi olduğu paranın ve dünyalıkların da sahibinin Allah olduğunu dile getirir. Allah'ın her şeyden müstağni olduğunu ve dünyalıkların tasarrufunda dilediği şekilde tasarruf hakkına sahip olduğunu bildirir. Bu konuda insanın Sünnetullah'a tabi olmasını ister

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

517. Sayı Ocak 2026