Ancak Dertli Olanlar Biraraya Gelirler , Abdullah Büyük
Sayı : 516   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Başyazı

Abdullah Büyük

Ancak Dertli Olanlar Biraraya Gelirler

  • 31 Aralık 2025
  • 10 Görüntülenme
  • 517. Sayı / 2026 Ocak



Hizmetlere gönül vermiş Müslümanlar, şu hakikati çok iyi bilmelidirler ki, cemaat zaten bir içtimaî yapıdır, yani son tahlilde bir içtimadır/toplantıdır. Toplantıya ihtiyaç duymayanın cemaatle, cemaate ihtiyaç duymayanın toplantıyla işi olmaz. Şayet bir yerde cemaat varsa, mutlaka orada yürekleri kaynayan, sinelerine binlerin yükünü sığdıran kimseler var demektir.

Yaşamış olduğumuz bu ülkenin olumsuz yönlerini, olumsuz şartlarını biz Müslümanlar hazırlamadık, hazır bulduk. Şikâyet etmek çözüm değil, imtihanı kazanmayı hedeflemeliyiz. Yeryüzünde işlenen tüm kötülüklerin oluşma sebebi üçtür: Haksız kazanç, gerekli yere harcama yapmamak ve gereksiz yere harcama yapmak. Herkes bu suçlara ortak olup olmadığını vicdanlarına sorarak öğrenebilirler.

İnsan, başkalarına ihtiyaç duyan, başkaları tarafından da kendisine ihtiyaç duyulan, iradeli, akıllı, sorumlu, birlikte değer üretebilen varlıktır. Yine aynı insan, başka hiçbir varlıkla kıyaslanamayacak kadar özgün yaratılışa sahiptir. Bu özgünlük şahsiyet kazandığında insan, artık güdülenemez, problemleri fark eden, çözüm için kolları sıvayan ve nesne olmaktan çok uzak, inşanın tam orta yerinde duran, tüm ıslah faaliyetlerinin yegâne öznesi haline gelmektedir.

Yukarıda tasviri yapılan menfilikler karşısında bir şeyler yapmak için yola koyulan, daha fazlasını yapmak için yanına birilerini de aramaya başlayacaktır. Artık âlemdeki konumunu tayin etmiş, kendi vazifesini en açık şekliyle idrak edip kabullenmiş bu insan, belirleyici, yön verici, çığır açıcı, çağ değiştirici, nice güzel inkılâpların mimarı bir kuvvet merkezi olacaktır. Hele bir de istikameti Kur'an ve sünnete muvafık düşmekte, elinde menzile ulaştırıcı doğru bir haritası, yanında sahih ibreli bir pusula bulunmakta ve bu hakikatleri müdrik, bu dertlere aşina yüreklerin bulunduğu bir topluluğun/cemaatin içerisine dâhil olmakta ise; artık yolu da bu uzun yolu kimlerle aşacağı da bellidir.

Her akıllı yolcunun yapacağı ilk iş, kendisine yol arkadaşı aramaktır. Zira "rafik tarikten önce gelir", yani "arkadaş, çok kere yoldan daha ehemmiyetli olabilir" denilmiştir. Bu yola revan olanları öyle yokuşlar beklemektedir ki, dizlerin dermanı kesilecek, hatta kimi zaman ümitler tükenmeye yüz tutacaktır. İşte yol arkadaşları, dermanlarını ve umutlarını paylaşmakta ve paylaştıkça büyüyüp, rahatlamaktadırlar.

Hizmetlere gönül vermiş Müslümanlar, şu hakikati çok iyi bilmelidirler ki, cemaat zaten bir içtimaî yapıdır, yani son tahlilde bir içtimadır/toplantıdır. Toplantıya ihtiyaç duymayanın cemaatle, cemaate ihtiyaç duymayanın toplantıyla işi olmaz. Şayet bir yerde cemaat varsa, mutlaka orada yürekleri kaynayan, sinelerine binlerin yükünü sığdıran kimseler var demektir. Zira her toplantı bir gayeye muhtaçtır. Sinema salonlarında, film seyri zevkinin topladığı, alışveriş merkezlerinde, birtakım ihtiyaçların karşılanması mecburiyetinin birleştirdiği, eğlence mekânlarında anlık sefahatin hazzını tatma isteğinin cem ettiği insanlar toplanmaktadırlar

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

517. Sayı Ocak 2026